LoadingSonra oku

Yarın 8 Mart.

Dünya emekçi kadınlar günü. İnsanlar paylaşım yapmaya şimdiden başlamış. Sosyal medya profillerinden son derece duyarlı mesajlar paylaşıyorlar. Kadının çok kıymetli olduğundan, onlara emanet olduğundan, kadına asla el kalkmayacağından bahsediyorlar. Bunların hepsi bir gün sürecek, bakın sadece 24 saatten bahsediyorum tam olarak 9 Mart’ta son bulacak aşırı duyarlı insan halleri. Büyük şirketler reklamlarında kadınları oynatacak, kadınların ekonomide, eğitimde, sanatta yer almasının gerekliliği anlatılacak. İnsanlar son derece duyarlı tarafları ile duygulanarak izleyecek reklamları ve bütün bunlar ertesi gün son bulacak.

ÜZGÜNÜM.

Ülkemizde kimse bir günden fazla duyarlı olamıyor çünkü. Kadınlar her gün şiddet görüyor, her gün mobinge uğruyor,her gün çeşitli sebeplerle eleştirilip ötelenmeye, yok sayılmaya devam ediliyor. Kimse kimsenin hayatına karışamaz oluyor,söz konusu dayak yiyen bir kadın olduğunda,kocasıdır,babasıdır döver de sever de deyip kenara çekiliyor çok duyarlı sevgili halkım! Bir kadın boşandığında sonuna kadar açtıkları ağızları,kadının dayak yediğini gördüklerinde kapanıveriyor aniden.Her gün bir kadının daha katledildiğini öğrendiğimiz şu günlerde insanların saçma sapan duyarlı halleri midemi bulandırıyor.

Ülkemde kadın olmak, köpek balıkları ile dolu bir denizde yüzmeye çalışmaktan farksız geliyor bana.Mesajlarıma cevap vermedi,bana evet demedi,yemeği soğuk getirdi,erkek çocuk doğuramadı,eve geç geldi gibi kısa, anlamsız cümleler ile açıklıyorlar bir kadına kıymalarının sebebini.Koca olmayı,baba olmayı,ağabey olmayı yaptıkları ve yapacakları her şeye sebep olarak gösteriyor ve kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar. HAKLI DEĞİLSİNİZ!

Uzun yollardan geçiyoruz. Anlatamasak da, farklı şekillerde şiddet görüyor kimi zaman tacize uğruyor ve kendimizden utanıyoruz. Taktığımız türban, takmadığımız türban, mini eteğimiz, kırmızı saçımız, dövmemiz, inancımız, aşkımız, cinsel tercihimiz dert oluyor herkese ve en çokta elaleme! Kendimizi tanımaya başladığımız çocukluk yıllarımızda, pembe elbiselere, oyuncak bebeklere mecbur bırakılıyoruz, bir süper kahramanı sevme hakkı tanınmıyor bize, örümcek adam değilde pamuk prenses olmamız bekleniyor sebepsizce. Biraz büyüyoruz regl oluyoruz, kendi kanımızdan utanıyor, siyah poşetlerde satın alıyoruz pedleri. Üniversiteyi kazanıyoruz, yurdumuzun önüne kadar takip ediyor adamın biri,geceleri,gündüzleri dar ediyor bize çünkü bizi seven herkesi sevmek zorundayız. Okul bitiyor ve iş hayatı başlıyor sırf kadın olduğumuz için öteleniyor, yıpranıyoruz. Evlilik şart olduğundan evleniyoruz birde. O da ne ? Çok sevgili saygıdeğer kocamız; kendine hak görerek her şeyi, hayatımıza burnunu sokmaya, saçma sapan görüşlerini paylaşmaya başlıyor. İşi bırak diyor,çocuk doğur diyor,yemek yapmayı beceremiyorsun diyor.( Ne yapalım ağzı olan konuşuyor)

Canım kadınlar!

Narin değil güçlüyüz. Sadece pembe değil bütün renkleriz. Şu dünyada var olan bütün engelleri aşar, bütün duvarları yıkarız.Gerekirse tek taşımızı kendimiz alır tek başımıza kendimiz takarız. Boynumuza inci kolyeler değil altın madalyalar takar tüm dünyaya kafa tutarız. İyi ki varız.

Sıradaki şarkı hepimize gelsin!

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment