En son ne zaman dinlemiştim sesinden kendimi inan hatırlamıyorum…

Bu aralar ruhum bedenime sığmıyor ve sanırım bedenim çoktan ruhumu aforoz etti. Gözümü her kapadığımda başım bir karavanın penceresinde ve kulağımda bir ses ”yol nereye giderse”.. .
Yolları seçmemişim de takip etmişim ve bazen koşmuşum. Belki bir tabelada bulmuşum seni belki gece ışıl ışıl parlayan o yol üstü çay bahçesinde. Uzun zamandır çıkmamışım bir yolculuğa, son yolculuğumdan epey geçmiş gibi. İçimin kırıklarında dolanırken kesmişim ayağımı ve yol sana gidiyormuş . Zamansız yolculukları sevdiğimden olurdu hep bu denli şeyler,anlam yükleyemeyebilirim.Boşver sen bak dinle ne anlatacağım ,
İşlerim bir parça bitmiş
Saçlarım henüz kurumamış
Ama seni göresim gelmiş
Arasam açmayacak demiş içim
Yine de telefona koşmuşum
Belki aynı sahil kavuşturur bizi diye
Belki bir uyku
Belki bir şarkı
Belki bir akşamüstü kahvesi
Ya tekrar gidişini izlersem
Ya tekrarı olmayan bir sarılmaysa bu,
Ya …
Canım biraz yazı yazmak istemiş
Ve; Kalemi oynatacak kelimem kalmamış sana dair
Çünkü ne zaman seni yazsam
Mürekkep kurumadan gitmişsin…
Ve sonra ;

Bir bardak çay doldurdum yalnızlığıma. Şöyle keyifli bir pazartesi yaratmak istedim kendime . Birkaç cümle bahane sıraladım hemen kalbime. Nasıl söylerdim gittiğini ? Nasıl anlatabilirdim aklımın almadığını. Oysa kalmış olsan ve ; bir yolculuğa çıkmış olsaydık cam kenarından sıyrılır seyirim olurdun. Ya da bisikletle sahili geziyor olsaydık, dalga seslerini saçlarıma taç yapardın belki. Bak yine bir sürü belki, sayısız keşke ve ben artık bahanesiz yazıyorum seni.

Nazlıcan Aslan
98 yılının en soğuk günlerinden biriymiş, Ekimin 24.gününde gelmişim dünyaya. Babam memur olmasa da bi o şehir bi bu şehir derken sonunda Ankarada buldum kendimi. Hacettepe Üniversitesinde sosyolog olma yolunda ilerliyorum, güvenemiyorum olamayadabilirim. Bkz: Toplumu inceleyeyim derken kalan aklımı da kaybedebilirim . O yüzden güneşli ve aydınlık günlerde buluşmak umuduyla...

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment