Çok şiddetli tartışmalar yaşanmasına sebebiyet veren yeni sistem hakkında bende elbette ki bir kaç söz söylemek isterim.Tarih boyunca diktatörlükler kuruldu darbeler yapıldı tek adamlık bir yerlerde var oldu. Demokrasi dünyada yüz yıllardır var olan bir kavram. Antik Yunan, Venedik , Hollanda ülkelerinden giderek dünyaya yayılan bir sistemdir. Jul Sezar Roma’nın tiranı olarak , Adolf Hitler de Almanya’nın diktatörü olarak bütün gücü ellerinde toplayabilmiş liderlerdir. Sonuç olarak baktığımızda da bizi tekelcilikten koruyabilecek bir sistem zaten şu anda mevcut değil. Yıllarca halihazırda tek adamlıkla tehdit altındayken neden isim değişikliği olduğunda bu kadar gürültü çıktığını anlamış değilim açıkçası.

Sistem iyidir kötüdür demek benim haddime değil tabii ki buna karar verecek olan yüce halkımızdır. Sandığa gitmeden önce herkesin kafasında birer soru işareti illa ki olacaktır ve bu gayet tabiidir. Peki başkanlık sistemi ile ne kazanıp ne kaybediyoruz?

Öncelikle başkanlık sistemi yasama,yürütme ve yargının birbirinden tam bağımsız şekilde çalışması sistemidir. Medyada yer alanın aksine başkanının meclisi feshetme yetisi yoktur ve yukarıdaki üç organın birbirini kapatma veya çalışmasını engelleme imkanı da bulunmamaktadır. Başbakan ve cumhurbaşkanının aynı anda bazı yetkilere sahip olması ile ilgili sorunu da çözmüş olacaktır. Bunun yanı sıra halk isterse başkanı farklı meclisin çoğunluğunu ise farklı partiden seçebilecektir ve bu da bana göre demokrasinin zirve noktası denilebilir. Tabii ki bu sistemin uzun vadeye dönük zararları olamaz anlamına da gelmiyor bu. İktidar hırsıyla yanan bir siyasetçinin başkan olması ve yasamayla yürütmeye dışarıdan müdahale etmeyi denemesi sistemin yararlarını tamamı ile indirgeyebilir ve dirayetsiz bir siyasetçinin başkanlık koltuğuna oturması halinde bazı kriz evreleri yaşanabilir. Fakat son saydığımız özellikler bütün yönetim şekillerinde olan risklerdir ve bu ihtimallerin her vakit gerçekleşmesi mümkündür.

Sözün özüne gelecek olursak; Mete Han’dan cesareti, Kürşat’dan bağımsızlığı, Mustafa Kemal’den kararlılığı, Fatih Sultan Mehmet’den tutkuyu, Fethi Sekin’den şehadeti, Ömer Halis Demir’den vatan sevgisini öğrenebiliriz ama onlar asla kalkıp bizi kurtarmaya gelmeyecekler. O yüzden de Mete biz olmak zorundayız Kürşat biz olmak zorundayız çünkü bizi ancak biz kurtarabiliriz. Ümitvarım çünkü milletimin doğru seçim yapacağını biliyorum en azından zorbalığa karşı dik duracağını biliyorum işte bu yüzden de başkanlığı denetleyecek esas faktör bizim kahraman milletimizdir vesselam.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment