Bilimi bilim tarihine göre tanımlayacak olursam bilgi olarak bilim; bilimin bir bilgi yığını olduğunu belirtirken, etkinlik olarak bilim; bilimsel yöntemle elde edilen bilgi ve son olarak kurum olarak bilim ise sistemleştirilmiş pozitif bilgi olarak tanımlanmakta. Toparlamak gerekirse bilim; evrenin ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgidir.

Bir diğer bakış açısıyla da bilim insanın doğaya egemen olma çabasından ortayya çıkan bilme isteğidir. İnsan doğaya egemen olmak ister. Çünkü insan bilinmeyenden korkar. İlk insanları düşün, ilk çağ insanlarını. Yağmur, fırtına, sel ,yangın nedir bilmiyordu. Ve bilinmeyen her şeye düşmandı. Bu onları hem bir meraka-bilme isteğine- hem de korku -korkuyu yenme- isteğine sürekledi.  Yani insanlığın ortak mirası olan bilim, dünyaya egemen olma isteğiyle başlayıp uzun tarihsel süreçler sonunda günümüzdeki seviyesine ve sistematik düzene ulaşmıştır.

BİLİMİN DOĞUŞU

Verdiğim tanımda doğaya egemen olma çabasından bahsettim. Pek çok kişi de aynı şekilde bilimin 2 temel ihtiyaçtan doğduğunu savunur. Biri  yaşamı güvenilir ve rahat kılma diğeriyse dünyayı anlama ihtiyacından kaynaklıdır. Bununla birlikte bilimin doğuşuna insanın toplumsal ve yerleşik hayattan kaynaklanan ihtiyaçları, karşılaşılan zorluklar ve teknik bilgiye duyulan ihtiyaç ve saf araştırma merakı eklenebilir.

BİLİMİN ÖZELLİKLERİ

-Bilimsel ve dolayısıyla sistemli bir bilgi

-Zamanla artarak gelişebilme özelliğine sahip (birikimsel gelişme)

-Birikimsel gelişmenin yanı sıra bilimde devrimsel gelişme denilen bir özellik vardır. Şöyle ki bilim tarihinde değişen aralıklarla aşağı yukarı aynı olguyu açıklamak için birden fazla teorinin ortaya atıldığına şahidizdir. Bu gibi teoriler bilgi birikimi oluşturmaktan çok aynı olguyla ilgili bir öncekini yıkma veye değiştirme eğilimindedirler.

-Bilimsel bilginin denetlenebilirliği. Bu aynı zamanda bilimsel bilginin hem doğrulanabilirliği hem de yanlışlanabilirliği anlamına gelmektedir.

-Nedensellik ilkesi devamlılığın ve düzenliliğin temel şartı olup sorgulanamaz bir dogma konumundadır.

-Objektiflik ilkesi bilimsel iddiaların doğruluğu konusunda tüm insanların üzerinde uzlaşabileceği geçerliliği kabul eder.

-Kurumsallık; kuram belirli konuyu açıklamak için tasarlanan soyut şema olup insan zihninin ürünü olan kuramlar bilimin asıl özünü oluşturur. bir kuram ilkel terimler, tanımlar, aksiyomlar ve teoremler kavramsal bir bütündür. Aksiyomlar ispatlanamamış önermeler iken teorem ispatlanmış önermelerdir. Bütün kuramlar tümdengelimsellik, tutarlılık,ve tamlığı kapsamak zorundadır.

BİLİMİN AMACI VE YÖNTEMİ

Bilimin asıl uğraş alanı doğa olup doğa olaylarının kapsamlı bir şekilde ele alınması amacını taşır. Diğer bir deyişle sadece fizikse olaylar ve olgular değil aynı zamanda ekonomik, sosyolojik, psikolojik, kültürel alanların hepsinde bilgi sahibi olmaktır bilimin amacı.

Bilimsel yöntem ise amaca ulaşmada izlenen yol olup gözlem, deney ve hipotez olmazsa olmazıdır. Bilimsel yöntemin aşamaları ise şunlardır :

-Problem  -Gözlem   -Varsayım   -Deney   -Teori   -Kanun

BİLİMİN ALANLARI

-Doğa Bilimleri : Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi…

-İnsan Bilimleri : Sosyoloji, Psikoloji, Tarih, Filoloji, Güzel Sanatlar…

-Formel Bilimler : Matematik, Mantık, Aritmetik…

BİLİMİN DEĞERİ

-Pratik Değer : Teknolojiyle sağladığı yarardır. Toplumsal yaşamı nitelik ve manevi yönden geliştiren toplumun itici gücüdür.

-Entelektüel Değer : İnsanların bilme isteğini tatmin etmedir.

-Ahlaki Değer : Bilim insanlara ve toplumlara belirli bir dünya görüşü oluşturma, düşünme ve sorgulama olanağı verir.

BİLİMİN GÜCÜ VE İDEOLOJİSİ

İdeoloji içermeyen hiçbir etkinlik düşünülemeyeceği bilim de ideolojisiz düşünülemez. Materyalist gerçekçilik, pozitivist ilerleme, bilimsel kesinlik, objektiflik ve bilimsel zorunluluk modern bilimin olmazsa olmaz ideolojileridir.

Bilim; gücünü ise çeşitlilik, süreklilik, yenilik ve ayıklanmadan alır. Çeşitlilik ile bilim, herkese ve her konuya açıktır ve bu sınırlandırılamaz. Süreklilik ile bilim, bilgi üretimi çağlar boyunca durmamış ve durmayacaktır. Yenilik ile bilim, yeni alanların açılmasına açıktır ve açık olacaktır. Ayıklanma ile bilim, ise eleştiriye açık olmayı vurgular. Kısaca bilim sınırlandırılamaz olandır.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment