LoadingSonra oku

Yazımızda Türiye’nin yeni sistemini giriş formunda bir yazı ile tartışacağız.

Ek bölümünde ise 04.07.2018 tarihli 698 sayılı KHK ile getirilen değişiklik1lere değineceğiz.

Yazımız 6 (altı) başlıktan oluşmaktadır.

  • Genel Olarak
  • Genel Hatlarıyla Hükumet Sistemleri
  • Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine Giden Yol
  • İsimlendirme Meselesi
  • Tasniflendirme Meselesi
  • EK

1.Genel Olarak

Hükumet sistemleri bir ülkenin hükumet etme sürecindeki yol haritasını belirleyen yegane yoldur.Her devlet sistemini seçmekte özgürdür.

Hükumet Sistemleri üzerinde çokça düşünülerek ortaya konmalıdır.Sistemin topluma uygunluğu,dünyadaki iyi ve kötü örnekleri beraber incelenerek halkın huzuruna çıkarılmalıdır.

Bir sistem bir yerde çok iyi işliyor olabilir.Ancak bu durum her ülkede ilgili sistemin çok doğru sonuçlar üreteceği anlamına gelmemelidir.Örneğin Parlamenter Sistem İngiltere’de sorunsuz işlerken, Türkiye’de çok da verimli bir görünüme sahip olduğu söylenemez.Keza Başkanlık Sistemi ABD’de başarılı sonuçlar vermekle birlikte diğer bazı ülkelerde sıkıntının kaynağıdır.Kemal Gözler’in de belirttiği gibi her sistemin olumlu ve olumsuz yanları vardır.Her sistemden her ülkede aynı reaksiyonu beklemek pek de akla uygun düşmemektedir. Önemli olan topluma uygun olan sistemi ortaya koymaktır.

Türkiye’nin yeni sistemi sui generis yapıdadır.Yani kendine özgüdür.Hem Başkanlık Sisteminden hem de Parlamenter Sistemden etkiler barındırmaktadır.

Türkiye’deki hukumet sistemi tartışmaları 11 Ekim 2016 tarihinde Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile alevlenmiştir.AK Parti’nin başkanlık sistemiyle ilgili teklifini Meclis’e getirmesini isteyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu konuda Meclis’in ve Türk milletinin kararını saygıyla karşılayacaklarını söyleyerek yeşil ışık yakmıştır.Bu gelişmelerin ardından AK Parti ile MHP arasında bir komisyon kurulmuş ve çalışmaların ardından paket önce mecliste görüşülmüş ardında da halkın huzuruna çıkarılmıştır. 16 Nisan 2017 günü gerçekleşen referandumda %51.4 evet oyuyla Anayasa değişikliği kabul görmüştür.

24 Haziran 2018 günü Türkiye yeni sisteminin ilk seçimini gerçekleştirdi.Yeni sistemde milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimi aynı anda farklı oy pusulaları aynı zarf ve aynı sandık esasına göre yapılmaktadır.Bu seçimler sonucunda halkımız mevcut Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı görevine getirmiştir.

2.Genel Hatlarıyla Hükumet Sistemleri

Hükumet Sistemleri genel itibariyle ikiye ayrılmaktadır:

Kuvvetler ayrılığına sahip hükumet sistemleri ve kuvvetler birliğine sahip hükumet sistemleri.

A-)Kuvvetler Birliğinin Olduğu Sistemler

  • Meclis Hükumeti Sistemi

Bu sistem ülkemizde 1920-1923 yılları arasındaki “geçiş döneminde” uygulanmıştır.Meclis Hükumeti Sistemine göre yürütme ve yasama yetkileri mecliste toplanmıştır.Meclis milletin tek temsilcisidir.Fransa’da da uygulanmıştır.

  • Diktatörlük

Yasama ve yürütme kuvvetinin krala,başkana verildiği bir sistemdir. Bu sistemlerde insan hakları yerler altındadır. Toplumda değerli tek unsur kral veya başkandır.Darbe dönemlerinde de diktatörlük gözlenir.
Kanaatimce diktatörlük bir kişinin her istediğini yaptırabilmesi, suçsuzu suçlu; suçluyu suçsuz yapabilmesidir.
12 Eylül darbesi sonucu Kenan Evren Türkiye’de diktatörlüğün temsilcisi olmuştur.

  • Monarşi

Monarşinin mutlak monarşi şekli demokrasiye insan haklarına aykırı bir düzendir.Suudi Arabistan bunun tipik bir örneğidir.Geçtiğimiz günlerde alınan karar neticesinde Suudi Arabistan’da Barcelona forması giyenlerin hapis cezasına çarptırılacağı duyurulmuştur.

B-)Kuvvetler Ayrılığının Olduğu Sistemler

  • Başkanlık sistemi ve parlamenter sistem incelemesi

Parlamenter Sistemin babası İngiltere,Başkanlık Sisteminin babası ABD, Yarı-başkanlık sisteminin babası Fransadır. Bu başlıkta İngiltere Parlamenter sistemi, ABD Başkanlık sistemi anlatılacaktır.
İki sistem de demokratiktir. Uygulanış sahalarında başarılı ve başarısız yönleri vardır.
Parlamenter sistem uygulanıp sistemleştirilmiştir. Başkanlık Sistemi ise masa başında planlanmıştır. Parlamenter sistemde yürütme iki başlı iken Başkanlık sisteminde yürütme tek başlıdır.
Parlamenter sistem yumuşak kuvvetler ayrılığına dayanır. Yürütme yasamanın içinden çıkar.Karşılıklı birbirlerinin görevlerine son verebilir. Yasama güven oyu vermezse yürütmenin birinci kanadı olan Bakanlar Kurulu düşer. Yürütme bazı durumlarda yasamayı feshedebilir. Başkanlık Sistemi sert kuvvetler ayrılığına dayanır. Yasama başkanı,Başkan yasamayı görevden alamaz.Farklı seçimler ile belirlenirler.
Parlamenter sistemde aynı kişi hem mecliste hem de hükümette olabilir iken Başkanlık Sisteminde bu mümkün değildir.
Koalisyon ihtimali Başkanlık Sisteminde mümkün değildir.

  • Yarı-Başkanlık Sistemi

Fransa bu sistemin babasıdır.Parlamenter sisteme çok yakın bir sistemdir.Ancak başkanlık sisteminin adını kullanmıştır.Yarı başkanlık sisteminde de parlamenter sistemde de yürütme düalist(iki başlı) yapıdadır. Yürütmenin birinci kanadı bakanlar kuruludur.(Başbakan ve bakanlar)Yürütmenin ikinci kanadı Cumhurbaşkanıdır. Parlamenter sistemden farkı, yarı başkanlık sisteminde Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir.Bu sistemde Cumhurbaşkanı daha etkin ve yetkilidir.
Yarı Başkanlık sisteminde parlamenter sistemde olduğu gibi Hükümet yasama organından çıkar.Yani bu iki sistemde de seçimlerde bakanlar değil, milletvekilleri belirlenir.
Bazı Anayasa Hukuku hocaları Türkiye’de bir dönem fiili yarı başkanlık sisteminin varlığını iddia etmişlerdir.

3.Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine Giden Yol

Peki Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişe sebebiyet veren asıl gelişme nedir?

Hiçbir sistem veya gelişme bir anda ortaya çıkamaz.Mutlaka bu gelişmelerin ortaya çıkmasında bir takım etkenler rol oynayacaktır. Kanaatimce Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine zemin hazırlayan gelişme “367 krizi”dir.

2007 yılında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresinin dolmasının ardından yeni cumhurbaşkanının kim olacağı tartışılıyordu. AK Parti’nin aday gösterdiği Abdullah Gül TBMM’de 357 oy alınca CHP Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. CHP, anayasada belirtilen cumhurbaşkanlığı için 367 oy şartının sadece karar yeter sayısı değil, aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğunu savundu ve Gül’ün seçildiği oturumda TBMM Genel Kurulu’nda bu kadar milletvekili bulunmadığı görüşünü dile getirdi.Anayasa Mahkemesi “367 iddiasını” yerinde görerek iptal kararı aldı.Bu karar Anayasal temelden uzak olmakla birlikte siyasi güdülerle alınmış bir karar olarak tarihe geçti.İptal kararının ardından AK Parti erken seçim kararı aldı ve %46.58 oy ile güç tazeledi.Genel seçimlerin ardından 21 Ekim 2007’de Anayasa Değişikliği halkın onayına sunulmuş ve %70’e varan evet oyuyla kabul edilmiştir.Bu değişikliklerle “cumhurbaşkanının halk tarafından 5 yıllığına seçilmesi ve ikinci bir dönem için yeniden seçilebilme imkanı” getirilmiştir.(Ayrıca her koşulda toplantı yeter sayısı üye tamsayısının 1/3 üne tekabül eden 184 sayısıyla sabit tutulmuştur.)Böylece Parlamenter Sistemden ilk büyük uzaklaşma yaşanmış ve Cumhurbaşkanlığı Hukümet Sistemine zemin hazırlanmıştır.

Ülkemizde 2007 Anayasa Değişikliği ile Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kabul edilmiştir. Ancak değişikliklerde yürütmenin yapısı değişmediği için başkanlık sistemi kurulmuştur diyemeyiz.Bazı Anayasa Hukukçularının savunduğu görüş, ülkemizde bu değişikliğin yarı başkanlık sistemine yol açtığıdır. 28 Ağustos 2014’te hükümet sistemimiz değişmiştir. Çünkü bu tarihte ülkemizde ilk defa bir cumhurbaşkanı halk tarafından seçilip göreve başlamıştır.Bu tarihten itibaren yarı-başkanlık sistemine yakın bir sistem göze çarpmaktadır.

Bilindiği üzere 16 Nisan 2017’de Anayasa Değişikliğine ilişkin referandum yapıldı.
%51,41 EVET
%48,59 HAYIR

 

 

Bu sonuçlar neticesinde Anayasa Değişikliği Paketinin bazı maddeleri yürürlüğe girdi. Bunlardan biri partili Cumhurbaşkanlığına ilişkindir. Anayasa Değişikliği Paketi bütün maddeleriyle Temmuz 2018’de(yemin töreninden sonra) yürürlüğe girecektir. Bu tarihten sonra Türkiye Cumhuriyetinin Hükumet Sistemi “Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi” olacaktır.

4.İsimlendirme Meselesi

Hukümet Sistemleri sadece var olan hukümet sistemlerinden ibaret değildir.Mevcut hukümet sistemleri tercih edilebileceği gibi ufak değişikliklerle farklı bir isim tercihinde de bulunulabilir.İsim üzerinde konsensusun sağlanması sistemin benimsemesine katkı sağlayacağı için siyasi karar mekanizmaları bunu göz ününe almalıdır.

İsimlendirmelerde sistemin etkin makamına göre bir isimlendirme tercih edilmektedir. Örneğin Parlamenter Sistemde parlamento, başkanlık sisteminde başkan, Cumhurbaşkanlığı Sisteminde ise Cumhurbaşkanı etkindir.

Mevcut sistemin Başkanlık Sistemine uymayan yönlerinin varlığı(uymak zorunda değil) ve ilgili teklifin sahiplerinin değerlendirmeleri incelendiğinde bu sistemin Cumhurbaşkanlığı Hukümet Sistemi olarak isimlendirilmesi kanısındayım.

5.Tasniflendirme Meselesi

Sistemlerin tasnifinde aşağıdaki tabloyu kullanmaktayız.

Şimdi bu tablodan yola çıkarak Cumhurbaşkanlığı Hukümet Sistemini tasniflendireceğiz.

  • Cumhurbaşkanlığı Hukumet Sistemi kuvvetler birliğine mi yoksa kuvvetler ayrılığına mı dayalıdır?

Cumhurbaşkanlığı Hukümet Sistemi kuvvetler ayrılığına dayalı bir hukumet sistemidir. Kuvvetler Yasama,Yürütme,Yargı olup, hepsi birbirinden ayrı olarak kurulmuştur.

  • Cumhurbaşkanlığı Hukumet Sistemi sert kuvvetler ayrılığına mı yoksa yumuşak kuvvetler ayrılığına mı dayalıdır?

Kanaatimce hem sert kuvvetler ayrılığına hem de yumuşak kuvvetler ayrılığına benzeyen yanları mevcuttur.

i-Cumhurbaşkanlığı Hukumet Sisteminin sert kuvvetler ayrılığına benzeyen yanları; Sistemde Yasama ve Yürütme arasında şekli ayrım yapılmıştır.Yani Yasamada görev alan biri Yürütmede, Yürütmede görev alan biri ise Yasamada görev alamaz.Ayrıca eskiden Cumhurbaşkanına TBMM Başkanı vekalet ederken artık Cumhurbaşkanı Yardımcıları vekalet edecektir.

ii-Cumhurbaşkanlığı Hukumet Sisteminin yumuşak kuvvetler ayrılığına benzeyen yanları; ABD Başkanlık Sisteminin tersine bu sistemde Cumhurbaşkanı Parti Genel Başkanı olabilecektir.Ülkemizdeki parti disiplini de değerlendirildiğinde bu husus sert kuvvetler ayrılığı ile uyuşmamaktadır.

Sonuç olarak Cumhurbaşkanlığı Hukumet Sistemi kuvvetler ayrılığına dayalı olup sert ile yumuşak kuvvetler ayrılığının karması şeklinde kurgulanmıştır.

EK

04.07.2018 tarihli 698 sayılı “477 SAYILI KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME” Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçiş için kanunlarda yapılan “Bakanlar Kurulu/Başbakan/Başbakanlık atıflarını Cumhurbaşkanı/Cumhurbaşkanlığı” olarak değiştirmiştir.

Yani yetkiler sistemin yapısı gereği Cumhurbaşkanına devredilmiştir.Bu durumu eleştirmek Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemini tam olarak anlamamakla ilişkilidir.

1.Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sisteminde yasama tek başlıdır.” Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.(Anayasa 7)”Yeni sisteme göre yetkileri;

  • Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak;
  • Bütçe ve kesinhesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek;
  • Para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek;
  • Milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak,
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek
  • Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.

Ayrıca;

meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanır.

2.Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sisteminde yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.(madde 9)

3.Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sisteminde yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.(Madde 8)

Yukarıda yasama yürütme ve yargının görev tanımlarını verdik.İddia edildiği gibi yetki tecavüzü yoktur.Yapılan işlem hukuka,yeni sisteme uygundur.

Bu açıklamalardan yola çıkarak ifade edebiliriz ki “698 sayılı KHK’yı eleştirmek akla uygun değildir.” Sıtmanın imhası gibi hususların Cumhurbaşkanlığı denetimine verilmesi nasıl ki önceden yetki  Bakanlar Kuruluna ait iken eleştirilmiyor ise şimdi de Cumhurbaşkanına ait olması garipsenmemelidir.( 4/1/1960 tarihli ve 7402 sayılı Sıtmanın İmhası Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.) Yani yapılan işlem olmazsa olmazdır.(Sine qua non)

Yeni sistemin şartlarına uymak için(tempori servire) 698 sayılı kanun hükmünde kararname zaruridir.

698 sayılı KHK geçici 2.maddesi hariç diğer maddeleri ile 24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte yürürlüğe girecektir.

698 sayılı KHK  7142 sayılı yetki kanununa dayanıyor.(Bu Kanunun amacı, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yapılan değişikliklere uyum sağlamak üzere; yapılan değişiklikleri kapsıyor.)

698 sayılı KHK’ya göre ; “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanun Hükmünde Kararname ile değişiklik yapılan kanunların ilgili maddeleri gereğince yürürlüğe konulmuş olan tüzükler, nizamnameler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür.”

Son olarak şu hususu da paylaşalım;

Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçiş için 3 KHK planlanıyor.(Sonuncusu artık KHK değil Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi olacak)

1.Aşama: 698 sayılı KHK ile bazı kanunlardaki Bakanlar Kurulu/Başbakan/Başbakanlık atıflarının Cumhurbaşkanı/Cumhurbaşkanlığı olarak değiştirilmesi

 

2.Aşama: Bakanlıklara ilişkin teşkilat kanunlarının mülgası

 

 

 

3.Aşama: Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bakanlıkların ihdası (Bu aşama Cumhurbaşkanı yemin ettikten sonra gerçekleşecek)

 

 

 

 

 

 

 

Yeni sistem ülkemize hayırlı olsun.

Yamaç Doğan

Yamaç Doğan
Yamaç Doğan ülkesi için yorulmayı iş edinmiş,idealist bir genç. Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakultesi'nde ve Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünde öğrenim görmekte. İlgi alanları Toplum,Toplumsal İlişkiler,Siyasetin İncelenmesi,Anayasa Hukuku Meseleleri, Devlet Teorisi,Hukuk Tarihi gibi konulardır. Ayrıca Hukukhane Dergisinde ve okuduğu fakultenin dergisinde yazıları yayınlanmaktadır. "Ne yaparsan yap,en iyisini yap.Yapamazsan bile denemiş olursun :) "

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment