Doğru bir şeyler yapayı hep deneriz ama yaptığımız eylemlerin kaçı yüzde yüz oranla doğru olabilir ki? Aslında baktığımızda en doğru yaptımız eylemlerin bile yanlış bir yönü yok mu sizce de? Örneğin; 80’li yıllardaki komünist partizanların banka soyması. Banka soymak dönemim kanunlarına göre bir suçtur ve J.J.Rousseau’ya göre toplum sözleşmesine aykırı bir harekettir. Bu sözleşmenin özü can ve mal güvenliği sınırsız özgürlüklerinden feragat ederek yasalara boyun eğmek ve yasal düzene göre yaşamaktır, fakat aslında bu partizanların yaptıklarına yanlış diyemeyiz çünkü komünist sisteme göre devlet haricinde bankaya para koyacak kimse yoktur o yüzden de tek banka devlet bankasıdır. Peki az önce söylediğim olgu komünist ahlak çerçevesinde hareket eden herkese banka soyma meşruiyetini verir mi? Zaten amaçları toplum sözleşmesini yeniden yazmak olan bu grubun bu sözleşmeye ihanet etmiş olmaları her şeyin daha iyi olacağı düşüncesinden olduğu için affedilebilir mi, yoksa yaptıkları ihanet ettikleri ve ihlal ettikleri toplum sözleşmesine ve düzenine göre cezalandırılmalı mı? İşte hırsızlık gibi basit ve ispatı halinde ne amaçla olursa olsun cezai işleme maruz kalınan bir suçta dahi o kadar çok çatışan doğru var ki…

Bazen keyfi olarak bazen tek yolumuz olduğu için bilerek bilmeyerek suçlar işliyoruz, mecburi olarak yapılan suçlar en nihayetinde suç olsa da geçerli bir sebebi olması halinde cezai işlemi hafifletilmek suretiyle uygulanır. Bu da suçu meşru kılmanın aksine bireylerin haklarının gözetiminin sonucunda oluşan bir karardır. Ve nasıl ki iyi yaptığınız şeylerin hiç beklemediğiniz şekilde kötü sonuçlar doğurması mümkünse niyetlendiğiniz fesat işler de iyi sonuçlar doğUrabilir. Bu hal tarzı şunu bizlere gösterir ki Ying Yang gibi her kötünün içinde biraz iti her iyinin içinde biraz kötü vardır görmesini bilene vesselam.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment