LoadingSonra oku

Artık seni konuşmayacağım. Seni övdüğüm de, arkandan sövdüğüm de yeter. Sen yoksun. Bugün eski hayatımın ilk günü. Seninle yeni bir hayata başladığıma inandığım için artık eski hayatıma devam edeceğim.

Bugün benim beyaz sayfam var önümde, tek başıma yazıp çizeceğim. Tek başıma söyleyip oynayacağım. Ve belki de günün birinde tek taşımı kendim alıp tek başıma kendim takacağım. Kendimden yeni bir ben var ettim, artık ağlamayacağım. Kaybettiğim tüm kahkahaları toplayıp, yemediğim yemekleri yiyip uyumadığım uykularda sefa süreceğim. Ama bir daha asla senin olmayacağım. Çünkü sana açık bıraktığım kapıları kapatıp sürgüledim, seni içeri almayacağım. Kalbime güvenmesem de kendime güveniyorum, seni sevmeyeceğim. Geçmişe laf söyleyemem, belki de en güzel günlerim seninle geçti ama ben yeni hikayelere yelken açacağım. Bir de kağıttan uçaklar yapıp kaçacağım. Seni görmekten korktuğum için değil, seni sana bırakmak için gideceğim. Sonunda sana istediklerini vereceğim. Ve galiba bir daha İbrahim Tatlıses dinlemeyeceğim. Yazının bu kısmına gelince fark ettim ki senden vazgeçmeyeceğim. Vazgeçmek korkaklara göre olduğundan ben cesur davranıp seni sen varken unutacağım. Ben her baktığın yerde olacağım ama bir daha asla yanında olmayacağım. Ağlasam da zırlasam da inadına tekrar seveceğim ve bu sen olmayacaksın.

Bu dediklerime nerdeyse bir an ben de inanacaktım… Ama sensiz söylediğim şarkıdaki hangi nota doğru olur ki sevgilim? Beraber uyumadığımız uykular nasıl haram olmaz bana? Hayatımdaki en temiz en saf ve beyaz duygu sana duyduğum sevgi iken nasıl yok sayarım o aydınlığı? Ne kadar istesem de kopamıyorum be senden annesine muhtaç bir bebek, suya hasret bir çiçek gibi sadığım sana. İçine çektiğin oksijen olmak istiyorum sevgilim, baktığın o gökyüzü, konuştuğun tüm insanlar ben olayım istiyorum.

Hayır… Kendime gelip istikrarlı olacağım. Söylesene beni terk edip gidişini nasıl unutacağım? Ben ne haldeyken senin gülüp eğlenmeni, gününü gün etmeni nasıl sindireceğim? Azgın yangınlarda yanan can evimi, ciğerimi bu ‘su’suzlukta nasıl söndüreceğim? Yeni aldığım güneş gözlüklerimi gidişinle batan, bir daha doğmayan güneşte mi takacağım? Varsın odalarıma doğmayan güneş utansın hatırlat da bir daha Bülent Ersoy dinlemeyeceğim. Yeni şeyler öğreneceğim ve yemekler yapıp ziyafetler vereceğim. Rakı masalarında dertlerime dert ortağı olacağım bıraktığım hayatıma en başından, yeniden başlayacağım.

Daha çok hayır, hayır, katiyen hayır… Tabi ki de her gün senin sevdiğin yemekleri yapıp o güzel gülüşünün olduğu fotoğrafı tam karşıma koyup yiyeceğim. Kimseler anlamasın diye seni kendime saklayacağım. Kalan kokunu parfüm yapıp bileklerime süreceğim. Sesini beste yapıp sabah akşam dinleyeceğim Bu gidişle seni çok özleyeceğim…

Ama senden kalan her şeyi atacağım; kalbimden sevgini, aklımdan anıları, üzerimde bıraktığın etkiyi… Ne bestesi sesini sabah alarmım yapıp küfürler ederek uyanacağım. Sana benzeyen herkesi hayatımdan, her yerde yedekleri olsa da galerimden fotoğraflarını sileceğim.

Tüm bu dengesizlikte dengeyi yine sende sağlayacağım. Hava ne kadar soğuk olursa olsun benim için bir ölüden farkı kalmayan o buz kollarına koşmayacağım ama seni her zaman kalbimde sıcak tutacağım. Sen gözümün önüne geldikçe gözümü kapatacağım biraz da rüyalarımda seni yaşatacağım. Seni ne kadar özlesem de sana yazmayacağım ama her yazımın konusunu sen yapmaya devam edeceğim. Seni çok seviyorum sevgilim deyip seni sevmediğim masallara inanacağım. Artık seni konuşmayacağım…

Kimler Neler Demiş?

Düşünceni yazabilirsin.

wpDiscuz