Ego olması gereken bir şey mi yoksa olmasa daha mı iyi olur?

Kelime kökeni Latince olan ego, ”ben” kavramını temsil etmektedir. Benliğini ön plana alan ve yaşamını buna göre sürdüren insanoğlu ego kavramına en yakın varlıktır. Zaman akıp giderken, nesiller değişirken, değişmeyen tek bir şey var; insanoğlunun benim kişiliğim, benim isteklerim ve benim hayatım diyerek kendini hep ön plana çıkarmasıdır. Özümüzde olduğu düşünülen ”ben” duygusu ve yaşamı kendi isteklerimiz, hayallerimiz doğrultusunda yaşamak istememiz aslında egonun varoluşunun ne kadar doğal olduğunun göstergesidir. Peki, ego bu kadar doğal ve masumsa biz insanlar neden egodan kötü bir şeymiş gibi bahsediyor ve ego sahibi olduğunu gösteren kişilere ”egolu” diyerek set çekiyoruz? Aslında olay insanların ego sahibi olması değil, egolarını besleyip büyüterek çevrelerine sunmasından kaynaklanmaktadır. Doğuştan egoya sahip olan insan zamanla ailesinin, yetişme tarzının ve arkadaş çevresinin etkisiyle egosunu büyütebilir. Olması gerekenden fazlalaşmış olan ego zamanla hem kişinin kendisine hem çevresine zarar vermeye başlar. Beşeri ilişkilerinin yanı sıra kendi içsel dünyasında sorunlar yaşamaya başlayan insan, egosunun büyüklüğünden sorunun kaynağının aslında kendinde saklı olduğunu anlayamaz ve kabullenemez.

Anlattıklarımızın tam tersi olarak egosundan arınmış ya da en aza indirgemiş insanlar yok diyemeyiz, vardır ama rastlanması zordur. İçsel yolculuğunu tamamlamış, bu işe gönül vermiş, kendini geliştirirken başkalarını eleştirmeyen kişiler aksine her zaman kendini eleştirerek hatalı yönlerini kabullenirler. Hatalarını düzeltmek ya da kendini hatalarıyla kabul etmek egonun büyümesini engellediği gibi ona ”Sen orada bir dur!” demenin yoludur.

Varlığımızın bir parçası olan egomuzu kişiliğimizin önüne geçirmemek için her daim öz eleştiri yapmalı ve kendi yanlışlarımızı düzeltme yolunda içsel bir yolculuğa çıkmalıyız.

Şimdi tekrar soruyorum, siz egonuzu nasıl alırdınız?

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment