Mitoloji efsane bilimi olarak Türkçeleşir tam anlamını da çevirisi içermektedir. Mitlerin ilk ortaya çıkışı insanların açıklayamadığı doğa olaylarına anlam kazandırma çabasından doğmuştur. Şöyle ki şimşek çakmasının günümüz bilimiyle anlamını henüz bilemeyen insanlar tanrıların ona kızdığı için şimşekler çakıp yıldırımlar düşürdüğü tezini ortaya atmışlardır. O dönemde mantıklı bir açıklamaydı. Aynı zamanda mitoloji ortaya çıktığı zamanlar insanlar cezalardan sakınarak toplumsal düzeni sağlamışlardır. Günümüz de mitolojinin etkisi ise yaşadığımız aşkı efsanelere benzetmeye çalışmamızdır. Nasıl oluyor da gerçek olmayan bir şeyin(mitler) gerçek olana(hayat) etkisi oluyor. Gerçek olmayan bir şey nasıl var olup kendinden söz ettirebiliyor. O zaman ki insanlara Zeus’un gerçek olmadığını anlatmak ne kadar zorsa şuan bize de bu soruya cevap vermek o kadar zor.
En çok mitleştirdiğimiz şeylerden biri de memleketlerimizdir. Dağını, taşını, insanlarını, yemeklerini öyle bir anlatırız ki sanırsın Olimpos. Türk annelerini terlik fırlatması da pek meşhurdur. Çocukların annenin istemediği bir davranışı sergilendiğinde sinirler ve öyle bir terlik fırlatır ki tam isabet. Yunan mitolojisinde ki Zeus da öyle insanlara sinirlendiğinde o da terlik yerine yıldırım atıyordu tam da Türk annesi gibi.
Moda anlayışımıza bakalım; en modadan anlamayanı bile sandalet ayakkabının içine çorap giyilmeyeceğini ya da abiyenin altına terlik giyilmeyeceğini düşünür. Bunlar bile mit yahut efsanedir. Siz abiyenin altına terlik giydiniz diye toplumdan dışlanmaz ya da fizyolojik bir şeye maruz kalıp ayağınız kopmaz. Bize öğretilmiş kalıplara uymuyoruz diye başımıza bir şey gelmez.
Ne kadar aydınlanma çağında mitolojinin etkisi azalsa da mitoloji hala devam eden bir bilimdir. İnsana benzeyen ceza ve ödülle işleyen tanrılar yok olsa da bilimin eşliğinde mitoloji halen devam eder. Söz anlamı efsane olan mitoloji görüldüğü üzere farkında olmadan bile yaşantımızdadır. Mitoloji tam da mübalağa sanatıdır.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment