Bazı filmler vardır, daha doğrusu film replikleri; o kadar etkiler ki sizi, bir köşeye not alır sonra da onları açar açar okursunuz. İşte aşağıda derlediğim bu replikler de beni şaşırtan, etkileyen, duygusallaştıran o repliklerden bazıları. Dikkat! Spoil içerir!

Schindler’s List(Schindler’in Listesi):

Schindler, beni en çok etkileyen film karakteri diyebilirim. Yahudi soykırımı sırasında onca Yahudi’nin hayatını kurtardıktan sonra kendisine veda için toplanmış insanlara bakarak:

✓Fazladan bir insanı kurtarabilirdim ama yapmadım,

dedi ve ağlamaya başladı, ben de beraberinde tabii…

Orada toplanan Yahudiler çam sakızı çoban armağanı olarak yaptırdıkları özel yüzüğün içine Musevilerin şeriat kitabından olan beğendiğim şu cümleyi yazdırmışlardı:

✓”Kim bir hayat kurtarırsa, bütün dünyayı kurtarmış sayılacaktır.”

Schindler, Yahudilerin istihdamı için mermi fabrikası açmıştı ancak ne hikmetse bu fabrikadan tek bir mermi çıkmıyordu. Schindler’in adını hatırlayamadığım sağ kolu olan adam bunu farkedince aralarında şu diyalog geçti:

-Bir ton para kaybedeceksiniz
+… gerçekten ateşlenebilecek bir mermi üretirse üzülürüm.

Ve Schindler’e hayranlığım bir on kat daha arttı.

✓…oradan geçmekte olan bir kadını vurdu. Kadın bir heybe taşıyordu, boğazından vurdu onu. Diğerlerinden ne şişman ne de zayıftı. Ne suç işlediğini bir türlü anlayamadım.

Rastgele vurulan bir Yahudi’nin ölümüne şahit olan karakterimizin bu cümleleri, savaşlardaki insan ölümlerinin ne derece sıradanlaştığını  yüzümüze vuran etkileyici tesbitlerdendi.

✓Güç demek, insanın elinde her türlü haklı gerekçe olduğu hâlde öldürmemesi demektir.

dedi Schindler, Teğmen Amon’a ve onu bile düşündürmeyi başardı 👏🏼

Yahudiler’in arasında geçen, gayet haklı bir diyalog:

-Duvarların ardında yaşıyorsun.
+Duvarlarla baş edebilirim. Beni bıktıran, hayatıma getirilen kısıtlamalar.

Amelie:

✓Hayat çok garip. Çocukken zaman bir türlü geçmek bilmez. Sonra bir bakmışsın 50 yaşındasın. Sanırım kendim küçük bir kutuya girmeden önce onları ziyaret etsem iyi olacak.

Amelie, en’im olma konusunda Schindler’le yarışıyor diyebilirim. İnsanların hayatına dokunma kararı almış, ilk denemesi başarılı olursa buna devam edeceğine kendi kendine söz vermişti. Hayatına dokunduğu ilk kişinin yukarıdaki cümleleri Amelie’nin miladı olmuştu. Bence hepimiz birer Amelie olabiliriz 😇

✓Senin kemiklerin camdan değil. Hayattan darbe alabilirsin. Ama bu şansı kaçırırsan senin kalbin benim iskeletim kadar kuru ve kırılgan hâle gelecek.

dedi cam kemik hastalığı olan amcamız, kavuştu sevdiceğine Amelie, biz çıktık kerevetine.

Söylemeden geçemeyeceğim film müziği hâlâ kulağımda. Hatırladıkça bana bir hayat enerjisi geliyor 💃

3 Idiots(3 Aptal):

Eğitim sisteminin sıkı bir eleştirisi olan 3 Idiots…

✓Makinenin tanımını isteyen hocaya verilen pratik cevabın kabul edilmemesi, kitaptan ezberlenen cümleninse takdir edilmesi üzerine çok beğendiğim Aamir Khan’ın, rolünü üstlendiği Rancho, itiraz eder, sınıftan atılır. Çok geçmeden geri döner ve aralarında ibretlik diyalog geçer:

Ranço: Bir şey unutmuşum efendim.

Öğretmen: Ne unuttun?

Ranço: Görsel ya da dokunsal yollarla; aydınlanma, anlama, bilgiyi artırma, beynin eğitilmesi amacıyla yapılmış olan; resimli, resimsiz, kauçuk kapak, kâğıt kaplama, jelatinli, jelatinsiz türleri olup; içerisinde önsöz, tanıtım, fihrist bulunan; bilgileri kaydeden, analiz eden, özetleyen, organize eden aletlerdir.

Öğretmen: Bu da ne demek?

Ranço: Kitap, efendim. Kitaplarımı unutmuşum, alabilir miyim?

Öğretmen: Neden daha basitçe söylemedin?

Ranço: Az önce denemiştim, efendim. Ama basitçesi işe yaramadı.

(Diyaloğu tam olarak hatırlayamadığım için vikisözden yararlandım.)

Bir diğer eleştiri niteliğindeki konuşması da takdire şayandır:

✓Burada yeni fikirler ya da yeni icatlar konuşulmuyor. Notlar konuşuluyor, meslekler, Amerika’ya yerleşme. Nasıl iyi not alınacağı öğretiliyor, mühendislik değil.

Ayrıca 3 Idiots sadece bir eğitim eleştirisi değil, iyi bir motivasyon ve umut kaynağı. (Süpürgeyle bebek doğurtma sahnesi ve ‘all is well’ repliği hiç aklımdan çıkmaz.)

Black:

Engelli başrolümüz hocasıyla verdikleri onca emeğe rağmen bildiklerini kağıda dökememiş, sınavı geçememiş ve hocasının ona gayet mantıklı cevabı:

✓Hayır. Yanıtları bilmek yeterli değil. Onları kağıda da dökmelisin, anladın mı?

olmuştu. Ardından kutlama yapmışlardı:

✓İnsanlar başarıyı kutlarlar, ama biz başarısızlığı kutladık.

✓Bir keresinde iyilik yapmak için çok az fırsatımız olur demiştiniz.

Gerçek bir iyilik yapmak için elimize her zaman fırsat geçmez değil mi? Peki biz o fırsatları değerlendiriyor muyuz?

Goodfellas(Sıkı Dostlar):

✓Bize göre başka türlü yaşamak salaklıktı. Bize göre boktan işlerde çalışıp maaşa talim eden, metroya binip faturalar için endişelenen örnek vatandaşlar yaşamıyorlardı. Onlar salaktı. Korkaklardı.

Sorgulatmıyor değil 🤔

Fight Club(Dövüş Kulübü):

O kadar filmden bahsedip de Dövüş Kulübü’nden bahsetmemek olmaz. Her ne kadar Tyler Durden, Tyler Durden’ı silkeliyormuş gibi dursa da asıl silkelenen, sarsılan bendim. (Beni silkeleyen, bana cesaret veren bir diğer film de Matrix) İzlemediyseniz de bundan sonra merak edin de izlemeden duramayın.

✓Dinleyin sürüngenler; sizler özel değilsiniz, sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz. Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz.

✓Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir amacımız yada yerimiz yok. Ne büyük savaş yaşadık ne de büyük buhranı. Bizim en büyük buhranımız, hayatlarımız.

✓Her gün işe gidiyorsun, akşamları erken yatıyorsun ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı.

Yok yok kesin sorgulatıyor 🤔😱🤔

Harry Potter and Sorcerer’s Stone(Harry Potter ve Felsefe Taşı):

Bol macera sonrası Dumbledore’un Harry’e filmin sonunda söylediği, benimse hayatımızda hep var olduğunu düşündüğüm seçimle ilgili sözleri:

✓Önümüzde zor ve karanlık günler var. Hepimiz yakında doğru ile kolay olan arasında bir seçim yapmak durumunda kalacağız.

Django:

İzlemesi zevkli, bol aksiyonlu, aşkının peşinden giden Django’nun hikayesinin girişinde sunulan şarkının, umut vadeden sözleri:

✓Havada bulut varken ve kül rengiyken gökler
Hüzünlenebilirsin ama unutma aşk geçer gider

✓Güneş yağmur sonrasında parlayacak gökte.

Akıl Oyunları

Bir şizofrenin, onu asla bırakmayan hayat arkadaşıyla öyküsü…

✓Mantıklı nedenler sadece aşkın gizemli denklemlerinde bulunur.

✓Sana birilerine bağlanmanın tehlikeli olduğunu söylemiştim.

Evlenme teklifini emin olmayarak yaptığı ve bu emin olmama hâlini bir sorun hâline getirmesinin ardından başrolün kız arkadaşı, aralarında:

-Pekala evrenin büyüklüğü ne kadar?
+Sonsuz.
-Neden?
+Çünkü bütün veriler öyle gösteriyor.
-‎Ama daha kanıtlanmadı. Kendin görmedin nasıl emin olabiliyorsun?
+Emin değilim sadece inanıyorum.

diyaloğunun geçmesini sağlayarak kendi cevabını kendin verdin bakışı atmıştı, çok da güzel olmuştu.

Aşağıdaki replikler de bir şizofreninin hislerini anlamama yeten iki replik olmuştu:

✓Şizofrenin kâbusu neyin doğru olduğunu bilmemektir.

✓Düşünsenize hayatınızdaki en önemli kişilerin, yerlerin ve anıların yok olmadığını, ölmediğini, aslında hiç var olmadığını birdenbire öğrenseydiniz ne olurdu?

Memento:

Hafızasını kaybeden, unutmak için farklı yollar üreten Memento başrolünün beğendiğim sözleri:

✓Yani insanların durumunuzdan yararlanmaya çalışma egilimleri var.

Hafıza bir odanın şeklini, bir arabanın rengini değiştirebilir. Anılar saptırtabilir.

✓Seni unutmam gerektiğini unutuyorum.

“1Kitap 1Alıntı” pek yakında!

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment