Sahip olduğumuz değerleri göz önüne getirirsek,bizdeki anlamını sorgularsak ortaya çıkacak fikir bize herşeyin bir faturasının olduğunu hatırlatır. Bir zamanlar faturanın karşılık geldiği değer”hatır” iken şimdilerde ise “para”dır.

Para“nın zaman içerisinde bizimle beraber farklı anlamlara büründüğü aşikar.Bilincimizin 10 yıl önceki halindeki para, satın alma konusu içerisinde değerlenirken zamanla kendisini hayat tarzına bırakmıştır. Türkiye gibi düşük bütçeli ailelerin çoğunlukta olduğu ülkelerde aile,toplum,sosyalleşme gibi kavramlar, kendi içerisindeki değerleri günden güne kaybetmekte. Kendi saygınlığımızdan da öte başkalarının bizde uyandırdığı saygınlık bir kağıt parçasının etrafında dönüp duruyor.

Maddiyata yönelik bu yaşamımızda bizde bir faturasını bulundurmayan değerlerimiz, para ile birlikte yok olup gidiyor. Yapılan bir iyiliğin parasal değerini görseydik, vitrinde çok istediğimiz bir eşya kadar değeri olmaz mıydı bizde? O yüzdendir ki birbirimize sırt çevirişimiz. Ucunda aradığımız para her geçen gün biz bizden,ailemizden , çevremizden koparıyor.

Altından gümüşe,gümüşten demire, demirden dijitale….Paranın gerçek evrimi böyledir, peki ya hayatımızdaki evrimi böyle midir?