Bu yazı hem motivasyon yazısı hem de dizi önerisidir.

Gerçek olaylardan ya da gerçek bir kişiden esinlenilmiş veya çok iyi bir senaristin kaleminden çıkmış dizi ve filmlerin hayatımızda sanıldığından çok daha fazla etkisi olduğunu düşünüyorum.İşte bende şimdi hayatımda etkili olan bir diziden bahsedeceğim.

Dizinin ayrıntıları hakkında bilgi vermeden önce kısa bir açıklama yapmak istiyorum.

Liseden itibaren sayısal bir bölüm olan bilgisayar bölümünü okumama rağmen matematikte pek de başarılı değildim. Üniversite sınavına hazırlanırken matematik soruları çözmekten oldukça sıkılıyordum.Çözemediğim her soruda matematiğe olan nefretim daha da artıyordu.Sonra bilgisayar bölümünde başarılı olabilmem için öncelikle matematikte başarılı olmam gerektiğini anladım. Bir konuda başarılı olmak için de önce o konuya karşı bir ilginiz olmalı.Yani o konuyu sevmelisiniz.Matematiği ve bilimi sevmem de ise dizi ve filmlerin etkisi olduğunu fark ettim.

İşte bu dizilerden biri de Scorpion.

Diziye ilham olan gerçek Walter O’Brine ‘dan kısaca bahsetmek istiyorum.

Kendisi 1975 İrlanda doğumlu. 13 yaşında dahi olduğu keşfediliyor.197 IQ’su ile Albert Einstein’dan daha yüksek IQ’ya sahip.18 yaşında dünyanın en hızlı 6. Programcısı unvanını alıyor.Birleşik Krallık Sussex Üniversitesi’nden onur derecesiyle Bilgisayar Bilimleri ve Yapay Zeka Bilim lisans derecesi alıyor.Scorpion Computer Servise adlı yazılım şirketinin kurucusu ve ABD ordusu için geliştirdiği yapay zeka programları var.

Dizinin konusu şu şekilde:Scorpion isimli ekipte 4 dahi bulunmakta.Ana karakter Walter O’Brine yazılım alanında uzman bir dahi ve ekibin kurucusu.Yan karakterler Happy Quine mekanik alanında,Toby Curtis psikoloji alanında ve Sylvester Dodd matematik(istatistik) alanında uzman dahiler. Diğer karakterlerden Cabe Gallo ekip ile Amerikan Hükümet’i arasında aracı olan bir federal ajan.Paige Dineen hem ekibin kendi içerisindeki iletişimini hem de ekiptekilerin dahi olmayan insanlarla arasındaki iletişimi sağlayan ekibin önemli bir parçası.Son olarak ekibin en küçük ve en zeki üyesi olan Paige’in oğlu Ralph.Her bölümde ekip karşılaştıkları büyük sorunlar karşısında kendi uzmanlıklarını konuşturarak hem bireysel hem de bir ekip çalışması ile matematiği ve bilimi kullanarak sorunları çözüyor.

Genel itibariyle zaten farklı bir konusu olan bu dizinin bir de gerçeklikten beslendiğini düşününce diziye hayran kalmamak elde değil.İşte ben bu gerçeklikten bir güç almaya başladığımı fark ettim.Her bölümde birçok sorun o kadar inanılmaz yöntemlerle çözülmekte ki önceleri sadece hayran bir şekilde izlerken bir süre sonra sanki o ekibin içinde olmak istediğinizi düşünüyorsunuz.Bu düşünce bende bir motivasyon şekli oluşturdu.Çözemediğim her matematik sorusunda sanki o ekibin içerisinde bir olayı çözüyormuşçasına tekrar uğraşmaya başladım.Bu da matematik sorularında her seferinde yanlış yapsam bile pes etmeden tekrar tekrar uğraşmama neden oldu ve bir süre sonra gerçekten başarılı olmaya başladım ve şimdi Walter O’Brine’nın da okumuş olduğu Bilgisayar Bilimleri bölümünde okumaktayım.Başta da söylediğim gibi eğer bir konuda gerçekten başarılı olmak istiyorsanız önce o konuyu sevmelisiniz.Eğer matematikte veya başka bir konuda hiç bilginiz yok ve gerçekten öğrenmek istiyorsanız öncelikle onu sevebilecek bir yol bulun.Sizi motive edebilecek bir yol bulun.Bu belki gerçek bir kişi veya bir olay olabilir belki de hayal ürünü bir dizi veya film.Belki de her ikisi.

Hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle…

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment