LoadingSonra oku

Bu çalışmada ilk olarak Max Weber’in hayatı hakkında kısaca bilgi aktarımı yapılacak, daha sonra Weber’in düşünce sisteminde rasyonellik kavramı ve çeşitleri üzerinde durulacak, en sonunda da Protestan asketik ahlakı ve modern kapitalizme giden yollardan bahsedilerek çalışma nihayete erdirilecektir.

A.    MAX WEBER’İN KISACA HAYATI

21 Nisan 1864’te Erfurt Thuringia’da girişimci, güçlü kadınların egemen olduğu, siyasetin aktif biçimde hissedilip yaşandığı bir ortamda dünyaya gelen Max Weber kitapları oyuncaklara ve dışardaki oyun dünyasına tercih eden bir karaktere sahipti.

13 yaşında tarih denemeleri yazmaya başlayan Weber, 1869 yıllarında babasının siyasette boy göstermeye başlaması ile birlikte bürokratlarla yakından tanışma ve onları inceleme fırsatı bulmuştu. Max Weber, Heidelberg, Berlin ve Gottingen üniversitelerinde hukuk, iktisat tarihi ve felsefe eğitimi aldı. Daha genç yaşında Humboldt Üniversitesi ticaret kürsüsüne atandı. İlerleyen yıllarda Freiburg’da ekonomi ve maliye alanında bir kürsü aldı. Weber çalışma sahasını daha çok İktisat ve Hukuk Tarihinin kesiştiği alanlar olarak belirledi ve bu minvalde doktora tezini Orta Çağ’daki ticari şirketlerin tarihi üzerine yazdı.

1904 yılında Amerika gezisine çıkan Max Weber, burada kendisine yabancı fakat yeni bir toplumla ve yeni bir dünya düzeni ile karşılaştı. Burada tanık olduğu düzen ve toplum Weber’in iç dünyasında değişikliklere yol açtı ve işçi sorunları, göç olayları, belediye siyaseti gibi konularda da çalışmalar yapmaya başladı.

1918 yılında Viyana Üniversitesinde konferans veren Max Weber, “dünya dinleri ve siyasetleri” üstüne sosyolojik görüşlerini açıkladı. Açıkladığı bu görüşleri çok ses getirmiştir ancak çalışmalarını daha sürdüremeden Weber Haziran 1920’de zatürreye yenik düşerek hayatını kaybetti.

B.    WEBER’İN DÜŞÜNCE SİSTEMİNDE RASYONELLİK

Rasyonellik özellikle günümüz modern siyasetinin ve ekonomik gelişmelerin yorumlanmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Bu durumu anlamamıza yardımcı olan olgu yapılan ekonomik analizlerde üreticilerin ve tüketicilerin rasyonel davranışlarda bulunulduğu varsayımıdır. Ayrıca siyasette, hukukta, toplumsal ilişkilerde de bu kavramın etkilerini görmek mümkündür. Bu gibi etkenlerden dolayı modern kapitalist ekonomiyi ve modern toplumu anlamak için rasyonelliği gerek kavram olarak gerekse çeşitleri olarak bilmekte fayda vardır.

Max Weber rasyonellik kavramının hem çeşit hem de tanım bakımından oldukça zengin bir içeriğe sahip olduğunu düşünmüştür. Fakat bizim burada üzerine yoğunlaşacağımız kısmı “belli bir amacın en uygun araçlarla temin edilmesi” şeklindeki tanımı olacaktır. Weber’in burada vurguladığı en önemli nokta dini ve dini aklı dışarda bırakmadan dini aklında rasyonel araçlar sayesinde amacı ulaştırabildiğidir.

Jurgen Habermas’a göre Weber, rasyonelliği; – özsel – rasyonellik, – amaç – rasyonellik, – değer – rasyonellik, – pratik – rasyonellik şeklinde 4’e ayırmıştır fakat bunlardan amaç rasyonellik ve pratik rasyonellik üzerinde yoğunlaşmıştır.

Amaç rasyonellik; öznenin kendini ön planda tuttuğu rasyonellik çeşididir. Bu rasyonellik çeşidine verilebilecek en güzel örnek minimum gaz sarfiyatıyla maksimum Yahudi yakma örneğidir. Moral rasyonellik ise; amaç rasyonelliğin tersine bir anlayış içinde bulunmakta ve amaçların çıkara göre değil değer yargılarına göre belirlendiği durumu ifade eder. Pratik rasyonellik Weber’in üzerinde durduğu rasyonellik çeşitlerindendir. Max Weber bu kavramı “amaç kurma, o amacı gerçekleştirmek için araç istihdam etme ve değerlere yönelme” perspektiflerini dikkate alarak inceler. Pratik rasyonellikte, hem amaç rasyonellik hem de moral rasyonellik dikkate alınmaktadır. Yani ekonomik, hukuki ve siyasal yapı dinden ve ahlaktan bağımsız olamaz.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment