LoadingSonra oku

Seni sevmek umuttu Menekşe. “Menekşe’ye Mektuplar”

Seni sevmek ne kadar da büyüttü beni. Aslında büyüdüğümü anladığım an seni hep sevdiğimi anlamak beni olabildiğince şaşırttı. İnsan büyüyünce yalnız kalır derlerdi, inanmazdım. Çok yalnız kaldım. Keşke sadece yalnız kalabilseydim. Bedenimi, ruhumu, bugünü; yarını bir yoksunluk sardı habersizce. Haberim olsaydı güçlü kalırdım galiba bu halime karşı. Malum gözlerinde hep güçlüydüm ya. Bak dillerim çözülür yine benim. Sahi seni sevmek, seni özlemek; geleceğini değil geleceğimizi; olmayacak bir kavuşmayı beklemek ne kadar da büyütürmüş insanı. Benim veya senin adın kavuşmak değil, bizim adımız kavuşmak olsun.

Bir kapı gıcırtısında dahi bizi bekliyorum. Sırtıma bir nefes yaklaştığında sen sanıyorum ve dönüyorum; şaşırmadan sen olmadığını farkediyorum. Sırtımı hapishane duvarlarında yasladığımda elimde olan yasaklı mereti içerken; sessizce. Bir dilek dilerdim. Bir istek bu göğü, her şeyi yaratan yarandan. “Bir gün sırtımı Menekşe’nin nefesiyle ısıtayım.” Bu dilekten sonra imkansızlığı düşünüp bana ayrılan -bir mahkuma ayrılan- odaya yavaş yavaş yürürdüm. Daha sonra buz gibi yatağa uzandığımda yüreğimde, aklımda sen olunca tüm karamsarlığıma bir tekme vururdum. Çünkü seni sevmek böyle bir şeydi. Seni sevmek umuttu Menekşe.

Ne kadar da büyümüşüm ben. İçimde bir mutluluk, bir kıpırtı var. Sanki bir kaç dakika önce sana sarılmış gibiyim. Sebebini elbet biliyorum. Çünkü sende büyümüşsün Menekşe. Sende sevmişsin bizi hemde gelemeyecek olan bizi.

Şimdi okurken yüreğin bu satırları -şu an benim yaptığım gibi- gökyüzüne bak! Çünkü bizim sevdamız orda saklı. Bu büyük sevdayı ancak oraya sığdırabilirdik. Öyle bir bak ki gökyüzüne yanından geçen herkes deli sansın seni. Sorsunlar sana: “Neye bakıyorsun?” Onlara sessizce: “Anlayamazsınız.” de. Çünkü kimse bizim sevdamızı anlayamaz Menekşe.

Evren Sarı
"Kafamın içinde dönen, bir türlü kimselere anlatamadığım dünyayı anlatmak için yazıyorum." 18 yaşında kendini geliştirmekte olan bir genç yazar. Asıl amacı; kilometrelerce uzaktaki insanların yüreğine, ruhuna dokunabilmektir. Varoluşçuluğu benimsemiş yazara edebiyat camiasında "Düşünen Adam, Bohem, Ölüm Yazarı" gibi lakaplar takılmıştır. "Düşünen Adam, Bir Şair Adamın 118 Günlük Öyküsü ve Çaresiz Adamdan Uzak Diyarlara Mektuplar" kitaplarını yazmıştır. Ona sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment