LoadingSonra oku

Kaybolmak istiyorum. “Menekşe’ye Mektuplar”

Biliyorum, sende sarılmak isteyeceksin bir gün. Fakat korkuyorum, ya ben ortada olmazsam. Olsam bile bu nazın aşkımı usandırırsa; kaybolmuş olursam. Ondan sonra neyin önemi var ki? Gelip geçen günler bir gün beni de değiştirirse ya da seni o zaman ne olur ki? Neyin önemi kalır?
Bak yalnızım şimdi. Kimse duymaz sessiz çığlıklarımı. Bu sessizliğin sebebini sorulmayacağını bilmez kimse. Yok, yook; yok! Görüyorum artık her şeyi. Olumsuz düşündüğümü sandığın her düşüncem benim için olumsuzluğa o kadar uzak ki…
Artık bahanelere pek inanmak gerekmiyor. Duygularımında dilinde, dibinde kimse yok. Bu duygu karışımında kaybolup; yıllar sonra kaybolmak istiyorum. Seninle, sizinle konuşurken yeni bir lisana başvuruyorum. Sizin lisanınız gibi konuşmak istiyorum ama duygularım, yetilerim izin vermiyor. Vermesin de zaten! Duygularım, davranışlarım yalan olmasın. Mesele değil yalnız kalırım. Elbet bir gün buna da alışacağım. Kötü bir olaya bile alışmayı sende öğrendim. Ben acıyı sevdiğimi; gözlerine bakarken yüreğimin eridiğinde anladım.
Merak etme, bir gün bende olmayacağım. Senden çok uzaklardayım demek bile hafif kalacak. Çünkü her şeyi kesip, yıllar sonra şayet olursa başka birinin ellerini tutacak yüreğim. O zaman, işte o zaman asla ulaşamayacaksın yüreğime. Belki kalıntılarını bile bulamayacaksın. Bulma da zaten. Çünkü sana olan kalıntılarımı görürsen pişman olacaksın; verdiğin kesin kararlara. O zaman geldiğinde sana olan bu merhamet dolu yüreğim hiç olmamış gibi olacak. İşte o an ne olduğunu şaşıracaksın.
Yıllar sonra belki de yine hiç kimsesiz olurum. Belki yatacak yerim olmaz. Bu ülkenin şartlarında işsiz kalırım belki. Belki bir gün seni görürüm. O zaman da sahiplenebilir miyim seni? Menekşem diyebilir miyim? O hali düşünsene; yoksul, yoksun, çaresiz, boşvermiş üstelik üstü yırtık pırtık, saçları sakallarına kavuşmuş. Ne düşünürsün o an? Kaçar mısın, yoksa kararlarına bir kez daha sahip çıkar mısın?
Bu halimle ve ilerleyen bu pis değişimimle kimi yanıma isteyeceğim? Asıl soru şu: Kimin yanına yakışabileceğim?
Benim kaderimi yazan kalem; ayrı bir lisana başvurmuş olmalı. Çünkü bu gittiğim yol, gitmem gereken yol değil. Diyorum işte; zamanı gelsin, kaybolacağım…

Evren Sarı
"Kafamın içinde dönen, bir türlü kimselere anlatamadığım dünyayı anlatmak için yazıyorum." 18 yaşında kendini geliştirmekte olan bir genç yazar. Asıl amacı; kilometrelerce uzaktaki insanların yüreğine, ruhuna dokunabilmektir. Varoluşçuluğu benimsemiş yazara edebiyat camiasında "Düşünen Adam, Bohem, Ölüm Yazarı" gibi lakaplar takılmıştır. "Düşünen Adam, Bir Şair Adamın 118 Günlük Öyküsü ve Çaresiz Adamdan Uzak Diyarlara Mektuplar" kitaplarını yazmıştır. Ona sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment