LoadingSonra oku

Ozan Can Temiz 1997 yılında doğdu. Küçük yaşlardan itibaren Türk halk müziğine ve edebiyata büyük ilgi duyan Ozan Can Temiz bir çok şiir yarışmalarında derece aldı. 2012 yılında Erdal Erzincan müzik kursuna başlayarak müzik hayatına ilk profesyonel adımını attı. 2016 yılında ise Türk Folklor Kurumu’na üye oldu ve burada Türk folklorü ile yakından çalışmalar yürütmekte olup Sakarya Üniversitesinde okuyor.

Mornota ile nasıl tanıştınız?

Mornota ile tanışmama sosyal medyadaki reklam vesile oldu. Dikkatimi çekmesiyle üye olmam ve devamın da yazar olmam bir oldu.

Mornota hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mornota kendimi huzurlu hissettiriyor. Burada herkes kendi düşüncelerini, hissiyatlarını kolayca dile getirip yazıya döküyor. Bu yönden en çok gençler adına kendilerini geliştirebilecekleri, kendilerini ifade edebilecekleri bir sosyal platform olmuş. Bana da bu hissiyatı uyandırdığı için Mornota ekibine teşekkür etmek isterim.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Sizi yazmaya iten şey ne oldu?

Kendimi bildim bileli hep sanatla özellikle edebiyatla ilgilenmeye çalıştım. Bana kalsa konservatuvar okurdum ancak öyle olmadı, açıkçası bende bunun için çevre şartlarının yeterli olmadığını düşünerek okumak istemedim de diyebilirim. Küçüklüğümden beri evimizde türkü söylenir ve dinlenirdi. Ninni niyetine babam kulağıma türkü fısıldardı. Ben de bu kültürle doğup büyüdüm ve hiç bir zaman da yadırgamadım. Arkadaşlarım pop, rock, rap tarzı müzikler dinlerken ben türkü dinlemeyi tercih ettim. Küçük yaşta halk müziği aşıklık geleneğine büyük ilgi duymaya başladım. İlk olarak bu kültürün şiirlerini okudum. Beni gün geçtikçe içine çekiyordu ve ben o büyük deryada kendimi bulmaya çalışıyordum. İlkokul, lise yıllarımda tüm şiir yarışmalarına katılan öğrenci bendim. Her ulusal bayramda elinde mikrofon şiir okuyan öğrenci bendim. Lisenin ilk yılları ilk kez aşık olmamla birlikte Cemal Süreya, Attila İlhan, Turgut Uyar, Nazım Hikmet gibi aşk şairleriyle tanıştım. Lise 2’ye geldiğimde çok istediğim bağlama kursuna başladım. Benim için hayatımın dönüm noktalarından biri olmuştur. Ben burada ergenliğimi yaşayamadan kocaman bir adam olmuştum. Ben çiğdim burada pişmeye başladım. Müziğe profesyonel adımlarımı burada attım ve burada Anadolu’yu yakından tanımaya başladım.

Kendimi tutamıyordum aşık oluyordum; bir güzel kıza, vatana, Anadolu’ya, toprağa, gökyüzüne, insanlığa… Ben benden taşıyordum artık kağıtlara. Yazdıklarım dize dize, mısra mısra sıralanıp şiir oluyordu ve bense fark etmeden amatör bir şair olup çıkıyordum. Bir an da ilham perilerim geliyor ve bir an da sayfalarca şiir yazıyordum. 

Kısacası beni yazmaya iten şey aşk oldu… 

Bir yazar olarak okuduğunuz ve beğendiğiniz yazarlar kimlerdir?

Öncellikle yurt dışında felsefe derslerinde filozof olarak okutulan ve benim her gün biraz daha anlamaya çalıştığım Aşık Veysel Şatıroğlu demek isterim. Davut Sulari, Pir Sultan Abdal, Aşık Mahzuni Şerif, Ali Ekber Çiçek gibi büyük halk ozanlarını okur ve anlamaya çalışırım çünkü onlar Anadolu’yu, halkı işlerler şiirlerinde, acı yaşanmışlık vardır onların hikaye ve şiirlerinde. Günümüze yakın yazar ve şairlerinden beğendiğim isimleri ise Cemal Süreya, Attila İlhan, Turgut Uyar, Nazım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Veli, Sabahattin Ali diyerek sıralayabilirim.

Hangi kategorilerde yazıyorsunuz? Konularınızı neye göre seçiyorsunuz?

Şu anlık edebiyat alanında şiirler yazıyorum ancak ilerleyen zamanlarda siyasi-ekonomik demeçlerde yazmak istiyorum. Konularımı belirli bir kategori de seçmiyorum sadece içimden gelenler ve kalemimden dökülenler.

Son olarak yazar olmak isteyenlere öneriniz nedir?

İçinizden ne geçiyorsa yazın. Özgür hissedin kendinizi, ruhunuza kelepçe vurmayın. Hala yazabiliyor iken yazın…

Değerli yazarımızın yazılarına ulaşmak için buraya tıklayın.

Kimler Neler Demiş?

Düşünceni yazabilirsin.

wpDiscuz