LoadingSonra oku

Kişinin düşünce yapısını ortaya koyan varlıklar kelimelerdir. Bir kelimeye takılıp insanlara hemen etiketini yapıştırmanın yanlış olduğu gibi, kelimeyi dile getiren kişinin hayat standartlarına dikkat etmemek de keza hata olur. İnsanın ıstırabı derecesinde dili yanarmış. Bu dil yanıklığından kastım kelimelere ne kadar anlam yüklenebildiği, telaffuz edilen kelimenin hangi konulara aidiyet hissetmesi, bi de insanın kulağına ne denli samimi bir eda ile misafir olması durumları ile ilgilidir. Konuşmak bir sanattır; yapıtaşı dinlemektir. ‘Çok güzel konuşuyorum’ hissiyatına gark olan kişiler dinleme saygısını yitirmiş olabilirler. ‘Ben’ derler onlar. Bir kişiyi karşınıza oturtun, ona bir kahve yapın/ısmarlayın. ‘Anlat’ ricasında bulunun. Konuşma yöneliminde bulunursa, ondan öğreneceğiniz çok şey vardır isterse bomboş konuşsun. Hangi kelimeleri seçtiğine bakın, anlık seçimlerde bulunarak kullanmış olduğu kelimeleri, hayatın hangi mengenelerinden ürün olarak çıkarılmış olduğuna bakın. Mesela şivesine bakın; havası hangi yöreye ait öğrenirsiniz, bu da kişi hakkında bilgi fısıldar. Bir şekilde dünyaya getirilmiş olan insan konuşmayı öğrenir. İlk aşamada kimse gelip bebeğe gramer öğretmeye kalkmaz tabii ki. İzleyerek ve dinleyerek beyninden diline doğru kelimeler aksetmeye başlar. Kimileri dilini oynatmadan duramaz. Kimileri ise beynindeki düşünceleri oynatmadan duramaz. İki şekilde de o ağızdan o kelimeler çıkar ama ne çıkış: birinin kelimeleri vızıltı gibi gereksiz ve değersiz, birinin kelimeleri inim inim inleyen ‘tecrübe’ olur. Hangisi olacağını kelimeyi söyleyen seçer.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment