LoadingSonra oku

Müslüman mısınız ?

Bir öğrenciye göre fazla olan bir evde yaşıyorum, diğer üç arkadaşımla birlikte. Geçen sene kaldığımız aparttan çıktık. Şans eseri sıfır bir daire bulup soktuk başımızı. Sene başından beri gerçekten kullanışlı bir evde yaşadık. Hala da yaşıyoruz.Ve bu evi sevmemin en büyük sebeplerinden birisi bu eve girip çıkan insanlara ailem kadar düşkün oluşum. Çünkü ben hayatımın en zor zamanlarını onlarla atlattım. Ayağım taşa takılsa taşı un ufak edenlerdi onlar. Hasta olduğumda başımda sabahlayacak kadar sevdiler beni, ben de onları. Geçen bir tanesinin okulda midesine kramplar girmiş , evden nasıl çıktığımı bilemedim. Abartılacak bir şey yok evet ama ben söz konusu onlar olduğunda hassasım. Bu, benim yaşadığım en kötü olayın hayatıma yansıma şekli sadece. Kaybetmeyi en acı şekilde yaşamışlardan biri olarak artık kaybetmeye tahammülüm yok. Yanımdayken sevdiğim birinin bir anlık yüzü düşse ben sorunu çözmek için elimden geleni yapacak kadar takıntılıyım bu duruma. Mutsuzum çünkü dostlar ve sayın seyirciler! Mutsuz insana da tahammülüm yok , katlanamıyorum. Çünkü ben surat astığım her şey için bir mutlu anımı kaybettim. Ve bunu anladığımda elimde beni hayata bağlayacak mutlu tek bir an kalmamıştı. Tutundum. Hem de boğazıma yapışıp beni en dibe çeken ne varsa ona tutundum. Kalbimi kıran bir arkadaşa, bana yalan söyleyene, gidenlere… Baktım mutlu an kovalamakla olmuyor , tuttum acılarımın ensesinden çıktım tepelerine. Şimdi onları sırtımda taşımak yerine onların sırtında devam ediyorum hayatıma. Yani acılarımı geride bırakmayı düşünmedim hiç. Çünkü öyle bir şey yok dostlar ve sayın seyirciler! Aksine bana rehber olmaları için terbiye ettim her birini. Günlerce tuzlayıp ateşlerde beklettim. Öyle güzel izleri kaldı ki bende, büyüdüm. Hani küçükken dizini kanattığın her olaydan sonra bir daha öyle düşmemeyi öğrenirsin ya, o hesap işte.

Asıl mevzu ise şu ; eve erkek alıyormuşuz dostlar ve sayın seyirciler. Apartman sakinleri imza toplayıp ev sahibine şikayet etmişler ve gerekirse emniyete başvuracaklarmış. Küfrettim tabi ki. Açıkçası düşündükleri gibi yaşıyor olsak bu evde bu duruma bu kadar canım sıkılmazdı. Evet zaten öyle yapıyoruz derdim. Ama öyle değil işte. Zaten sana ne ? Ya da size ne ? Ne kadar kolay böyle nasıl yaşadıklarını bilmediğin halde istediğin gibi atıp tutmak, iftira atıp Müslüman geçinmek.

Ben 22 yaşındayım ve babamla her gece telefonda görüşüyoruz. Bunu büyük bir gururla söylüyorum ki babam bu eve giren her erkeği biliyor ve evladı gibi seviyor. Çünkü bizzat ben tanıştırdım her biriyle. Baba ben bu insanlara güveniyorum sen de güvenebilirsin diyebilmek için tanıştırdım.Çünkü babam bana hep güvenir. Ve ben onun güvenini sarsacak ufacık bir olay bile yaşatmadım ona. Başını öne eğdirmedim. Bu sebepten zaten size ne ? Ailem bana güvenmeseydi ülkenin bir ucundan buraya gönderir miydi acaba ?

Velhasıl kelam, ev sahibi evden çıkmamızı söyledi. Sağolsun(!) okul bitince çıkın dedi de şu final zamanı dara düşmedik. Ama apartmandaki her dairenin kapısına kadar gidip ‘’Müslüman mısınız ?’’ demek istiyorum. Çünkü biz bu evde çok aç kaldık dostlar ve sayın seyirciler. Bu namus bekçileri o zaman kapımıza gelip ‘’Kızım iyi misiniz, bir ihtiyacınız var mı?’’ diye sormadılar. Bütün apartman benim ağlama sesimle yankılanırken annemi bir trafik kazasında kaybettiğimde ‘’Bu kızlara bir şey mi oldu acaba?’’ diye merak edip yine kapımıza gelen olmadı.

Anlamıyorum arkadaşlar !

Nedir bu kız öğrenci alerjisi ?

Tedavisi nedir ?

Hangi bölümün işidir bu ?

Hangi uzmana gidilmeli ?

Tedaviye nereden başlanmalı ?

Çünkü bu çok cinsiyetçi, çirkin ve kavga sebebi. Şahsen bu kadar kötü niyetli bir toplumken buraya, bu ülkeye, bu dünyaya nasıl çocuk getireceğimi düşünüyorum artık.

ŞŞŞT! Alo!? Siz neyin kafasını yaşıyorsunuz sevgili apartman sahipleri !?

Ev sahibinin suratına ‘’Allah çoluğunuzdan çocuğunuzdan çıkartsın’’deyip kapattım telefonu. Ne yapalım toparlanırız, gideriz. Elbet gideceğiz zaten de. Bu bizi namussuzlukla suçlayan apartman sakinleri kapı otomatı için evimize soktukları elektrikçi bizi taciz ederken gülmüşlerdi. Yöneticiyle birlikte gelen o elektrikçi ”Ne kadar güzel komşularınız varmış” derken yöneticimiz gurur duyar gibi sırıtıyordu. Sonrada asansörün önünde karşılaştığımız zaman suratımıza bakmadan önümüzden geçip gitmişti. Tabi ne olacak ki değil mi ? Kesin biz pas vermişizdir. Kesin evin içinde olduğumuz için yönetici ve elektrikçinin geleceğini bildiğimiz halde açık saçık giyinmişizdir. Tamam o bizim suçumuzdu evet.

Fakat şuan biz nasıl rahat edemiyorsak ailemizin olmadığı bir şehirde okurken, sizin çocuklarınızda rahat etmeyecek. Ve bu olayı ilk kim başlattıysa bütün soyunun kuruması dileğiyle. O iğrenç kafalarınızla evlerinizde büyüttüğünüz çocukları dahi zehirliyorsunuz eminim.  Fakat çocuklarınız sizin gibi kötü niyetli insanların yaftalarından o kadar temiz çıkamayabilir. Geçenlerde birinizin ilkokula giden kızını erkek arkadaşıyla elele gördüm çünkü. Masum olduklarını elbette biliyorum. Zaten bir ilkokul öğrencisi ne kadar kötü niyetli olabilir ki? Fakat sizin ona yasakladıklarınızı da tahmin edebiliyorum. Yani şunu unutmayın , bir çocuğa neyi yasak ederseniz onu yapmaktan hoşlanır. Zira Adem’in derdi de buydu. Hepimiz Allah’ın çocukları değil miyiz zaten? O üflemedi mi bize ruhlarımızı?

Her neyse, ata olduğunuz halde evlatlarınızın çekeceği günahlar işlemeyin sevgili apartman sakinleri. Çünkü ata yapar evlat çeker.

Bu arada hala Müslüman olduğunuza emin misiniz ? Biraz karnım aç da.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment