LoadingSonra oku

Albay’ım rüzgar bu aralar bir garip değil mi sanki? Bir sıcak esiyor, bir soğuk. Sanki ne yapacağını bilmiyor gibi. Sıcak esse güneşi mi seçmiş olucak sanki? Seçti diyelim hadi güneşi. Bizi yakmayacak mı kavurmayacak mı sanki? Ama güneşi de seçmedi ki. Ondan uzaklaşmaya çalışıyor ama yapamıyor Albay’ım. Rüzgarı rüzgar yapan güneş değil midir Albay’ım?

Ah, yağmur ah! Şu hayatta tek sen iyi olsaydın keşke. Görüyorsun ya Albay’ım rüzgar ağlıyor ama haber bile vermiyor.

      Ağlatıyorlar bulutları Albay’ım. Üzüyor insanlar onları.

Bir keresinde bir bulutla tanışmıştım Albay’ım. Ona ayı ve yıldızları sevdiğimi söylemiştim. O da bana ” Bence bulutları da sevebilirsin” demişti ve kaybolup gitmişti. Arkasında sadece bahar kokuları kalmıştı. Bu sayede sevmeye başladım bulutları. Farkettim ki ay ile bulutlar beraber olunca bir başka izlenilesi geliyor.

Nerden geldik bu konuya Albay’ım. En sor rüzgardan, yağmurdan bahsediyordum size. Hani bazen ağladıktan sonra güler ya ben hiç anlayamam Albay’ım? Sen hiç ağladıktan sonra güldün mü? Bu ne saçma şey Albay’ım. Yağmurdan sonra gökkuşağı mı olurmuş hiç…

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

wpDiscuz