Geçmişinden beri hiç sıcaklığı hissetmeyen Corvu, etrafında hep donmuş ağaçlar, çiçekler olan her şeyden etkilenir ve mutsuz olurmuş. Bu durumdan dolayı defalarca kurtulmak istemiş ama hiçbir şekilde soğukluktan kurtulamamış.
Bir gün, buz tutmuş penceresinden, dışarıyı seyrederken, gökyüzünde kayan bir yıldız dikkatini çekmiş. Hemen hazırlanıp dışarı çıkmış, çünkü kayan yıldız bulunduğu gezegene düşmüş. Kayan yıldızın diğer yıldızlardan daha farklı olduğunu, kendi içerisinde bir hissiyat oluştuğunun farkına varmıştı.
Kayan yıldıza doğru yürümüş yürümüş, yaklaştıkça Ay ışığı kadar parladığını fark etmiş, o kadar güzel bir ışık saçıyormuş ki yaklaştıkça içi ısınıyormuş Corvu’nun. Bu, tam da Corvu’nun hayatına anlam katacak, soğukluğu sıcaklığa çevirecekmiş.
Corvu, hayatını anlamlandıracak ve bu soğukluğu ortadan kaldıracak şeyin bu kayan yıldızın olduğu yerde olduğunu biliyormuş. Duraksadığı yerden kayan yıldıza doğru yürümeye devam etmiş. Yaklaştıkça bir şeyin farkına vardı ki kayan yıldızın civarındaki ağaçlar, çiçeklerin buzları erimeye başlamış ve tekrardan rengarenk olmuşlar.
Daha da yaklaştığında kayan yıldızın olduğu yerde bir ay ışığı kadar parlak gülen bir kadın görmüş, içinin ısındığının farkına varmış. Ama, afallamış birden konuşamıyordu Corvu, o kadar hızlı atıyordu ki kalbi, sanki dışarı fırlayacakmış gibi.
Corvu, birden Coyness diye seslenmiş ve kadın ay ışığı gibi gülüşüyle Corvu’ya dönmüş. Corvu tekrardan afallamış, ne yapacağını bilemeden birden Coyness’a sarılmış. Zaman durmuş gibiydi, kuşlar ötmüyordu, sesler duyulmuyordu, rüzgar esmiyordu ama sıcaklık etrafa yayılıyordu, Corvu sıcaktı, mutluydu.
Corvu, avuç içlerini Coyness’un sıcacık yanaklarına değdirdi, mutluluğuna elleriyle ilk dokunuşuydu.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment