demonio de la depresion

Uzak tarafa atılmış kağıt, fırçalar, kuruyor bir kaç gün açık kalan boyalar, renkler ve pencereden dışarıda inanılmaz güzel peyzaj. Asıl facia her şey var, ressam istemiyor bakmak, umut vermiyor güneş içini titretmiyor deniz, dalgalar, bulutlu gökyüzü, karğalar ve sarı tarlalar, gökkuşağı, yeşil ormanlar, ilk defa yağan kar. O saatlerce anlatıcak güzelliyinden dünyanın. onun çizimlerinden soğuk duvarlara geliyor hayat. O çiziyor doğulduğu gibi gönderiyor tüm hisleri. Hızlı zaman içinde bu çizimler ebediyeti anımsatıyor. Ressamın gözlerinde yaş, titriyor yorgun parmaklar. Sonuncu çizimler peyzaj değil, önemli olan portreyi anlamak. Zor, karışık renkleri ve sanki artık beceremiyor. Odaya esiyor sonbahar rüzgarı. Kendisiyle bir kaç sarı kuru yaprak getirmiş, bir kaç göz yaşı ve ayrılık getirmiş şu son bahar. Ve ressam bunları beyaz kağıta aktarıyor. Onun çizimleri gizletiyor içinde anlamını ve bu derinliyi anlaya biliyor sadece Tanrı.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment