Ana sayfa Konular Gerçek

Konu: gerçek

Ayıp Yalnızlık

Doğmuşum hastanenin bir köşesinde. Problemlerden habersizce gülmüş gözleri anne-babamın. Halbuki şehvetten türemiş bir hikayenin acı bir başlangıcıdıydım ben. Yaratıcı ile kavgalarım hiç düşünülmemiş, tek başına...

Sporun birleştirici yüzü: Poşetten forma yapan Bayram

Sporda yıllardır yüzümüz ülke olarak gülmese de güzel olaylar da olmuyor değil. Balona hiçbir kaygı gütmeden rövaşata atan çocuk da bi aralar dikkatimizi çekmişti....

Türkiye’de kadın olmak

İlk önce kadın kelimesinin anlamına bakalım. Kadın; erişkin dişi insan. Bu anlam dünyaca kabul edilir. Peki Türkiye'de kadının anlamı nedir? Kadın; çalışmamalı, evde oturup...

Sevgili dost’a

Sevgili Dost Artık dost diye değil, "Sevgili dost" diye sesleneceğim sana. Uzunca düşündüm: "Sayın dost" mu, "Sevgili dost" mu? Saygı mı yoksa sevgi mi? Sevgide...

Eskişehir kadar soğuk, Eskişehir kadar güzel

Bugün Şubat... Ay on iki, saat sabah on buçuk. Sabah da güzelsin dost. Her an olduğu gibi soğuk ve güzel. Bu şehir gibi, Eskişehir...

Kendine gel!

"Okuyun, okutun! Anladığıma göre yüce Türk Milleti bu ve benzeri olayları bilmedikleri için hala aynı şekilde yaşamlarını sürdürüyor. Yoksa atalarından kalan ''yüce'' sıfatını...

Menekşe’ye mektuplar -6

Günlerdir gölge de uzunca kalmış bir kağıt gibiyim. Sana hasret kaldığım kadar bir de güneşe hasret kaldım bitanem. Ruhum bir direnişte adeta; aklım sende,...

İstiklal Marşı anlam ve yorum bakımından incelenmesi

Kurtuluş mücadelesinde düşmana karşı kendini siper edip kanını dökenleri, zaferleriyle tarih yazanları her kelimesiyle ruhumuza ilmek ilmek işleyen İstiklâl Marşı 97 yaşında… Korkma, sönmez bu...

Menekşe’ye mektuplar -5

Kaybolmak istiyorum. “Menekşe’ye Mektuplar” Biliyorum, sende sarılmak isteyeceksin bir gün. Fakat korkuyorum, ya ben ortada olmazsam. Olsam bile bu nazın aşkımı usandırırsa; kaybolmuş olursam. Ondan...

Bilirsin sen ey kalp

Ne utanırsın ki, Gerilebilirsin, Endişelenebilirsin, Gevşeyebilirsin, Gamlardan gamlara düşüp, Sevinçten havalara uçabilirsin, Korkabilirsin, Çekinebilirsin, Cesaretten dünyaya meydan okuyabilirsin, Bağırabilirsin, Çağırabilirsin, Azarlayabilirsin, Birinin hayatına umut olabilirsin, Ağlayabilirsin, Surat asabilirsin, Gülücüklerle hayatı aydınlatabilirsin, Rezil olabilirsin, Komik olabilirsin, Şapşallaşabilirsin, Hayran da olunabilirsin, Yanılabilirsin, Güvenebilirsin, Aldanabilirsin, Doğruluk deryasında kaybolabilirsin, Aşağılanabilirsin, Eleştirilebilirsin, Anlaşılmayabilirsin, Umursanmayabilirsin, Yalnız yürümeyi öğrenebilirsin, Bunalabilirsin, Bıkabilirsin, Tükenebilirsin, Eğlenmeyi...

Teşekkür ederim Maria

Saat bilmem kaç ki? Saatin kaç olduğu kimin umurunda? Bir yanımı huzur kocaman sararken, bir yandan parçası olduğumun gülümsemesi olduktan sonra neyin önemi var...

Bu bir acizliğin öyküsü

Durulmayan kafaya sahip bir babanın son mektubu. Bu mektup son olsun. Biliyorum, üniversitedeyken ki gibi umutlu ve heyecanlı olmayacak anlamsızlığı ve gidişi. Telefondan haberi aldığın an...

Yağmur, yalnızların gözyaşı zikridir

Sana seni anlatabilmek için değil de kendi kendimi yatıştırmak için başlamıştım bu hikayeye. Biraz egoistçe farkındayım ancak bir süre sonra baktım ki egom ayağımın...

Altın bilezik

Sokağın başındayım, karşımda tüm yıllanmışlığıyla hala ayakta olan ev duruyor. yavaş yavaş yaklaştım, ahh nasılda kir tutmuş girişteki tahta kapı pencere önlerindeki demir korkuluklar...

Yeni hayat

Hunharca düşünüyorum pervasızca düşerken dünlerimden. Saçlarım darmadağın, gözlerim nemli, ellerim yara bere içinde. "Kimim ben?" diye soruyorum kendi kendimi savururken. Yeni hayat, sağ olsun...

Menekşe kokusu

Yine o amansız bekleyiş, gözlerin birbirinden kaçışı, kalbin ritmini bulamadığı tükenmek bilmeyen saniyeler. Ellerin bir birine kenetlendiği, yüreğin hissizleştiği. Derya hanımın fuları ilişiyor gözüme...

İsyan mıymış neymiş

aşkının ilanı boğazı ağlatmalıymış, alyans da ne, beş on taşlı parmaklarını donatmalıymış, penguen dansı olmazsa asla gelin olamazmış ah anladım evcilik oynuyorsun sen..! iki göz oda neymiş güzelim, samanlık ancak...

Karanfil ve tarçın kokulu hemşire

Gözlerinin içi gülerdi daima. İnsanı rahatlatan yumuşak ılık rüzgar gibi okşayan tatlı bir sesi vardı;  bir de karanfil ve tarçın kokulu saçları… Yumak yumak emekten...