Ana sayfa Konular Hayat

Konu: hayat

Bize dokunmayan yılan bin mi yaşamalı?

İnsanlığımızın en büyük ayıplarından biri belki de, kendi hanemiz dışında olan bitene karşı takındığımız umursamaz tavır. “Ayıp” diye adlandırıyorum bu tavrımızı, bu kadar keskin,...

Tıkanıp kaldığında hayat

Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde, yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini...

Sevgili dost’a

Sevgili Dost Artık dost diye değil, "Sevgili dost" diye sesleneceğim sana. Uzunca düşündüm: "Sayın dost" mu, "Sevgili dost" mu? Saygı mı yoksa sevgi mi? Sevgide...

Eskişehir kadar soğuk, Eskişehir kadar güzel

Bugün Şubat... Ay on iki, saat sabah on buçuk. Sabah da güzelsin dost. Her an olduğu gibi soğuk ve güzel. Bu şehir gibi, Eskişehir...

Kendine gel!

"Okuyun, okutun! Anladığıma göre yüce Türk Milleti bu ve benzeri olayları bilmedikleri için hala aynı şekilde yaşamlarını sürdürüyor. Yoksa atalarından kalan ''yüce'' sıfatını...

İstiklal Marşı anlam ve yorum bakımından incelenmesi

Kurtuluş mücadelesinde düşmana karşı kendini siper edip kanını dökenleri, zaferleriyle tarih yazanları her kelimesiyle ruhumuza ilmek ilmek işleyen İstiklâl Marşı 97 yaşında… Korkma, sönmez bu...

Bilirsin sen ey kalp

Ne utanırsın ki, Gerilebilirsin, Endişelenebilirsin, Gevşeyebilirsin, Gamlardan gamlara düşüp, Sevinçten havalara uçabilirsin, Korkabilirsin, Çekinebilirsin, Cesaretten dünyaya meydan okuyabilirsin, Bağırabilirsin, Çağırabilirsin, Azarlayabilirsin, Birinin hayatına umut olabilirsin, Ağlayabilirsin, Surat asabilirsin, Gülücüklerle hayatı aydınlatabilirsin, Rezil olabilirsin, Komik olabilirsin, Şapşallaşabilirsin, Hayran da olunabilirsin, Yanılabilirsin, Güvenebilirsin, Aldanabilirsin, Doğruluk deryasında kaybolabilirsin, Aşağılanabilirsin, Eleştirilebilirsin, Anlaşılmayabilirsin, Umursanmayabilirsin, Yalnız yürümeyi öğrenebilirsin, Bunalabilirsin, Bıkabilirsin, Tükenebilirsin, Eğlenmeyi...

En güzel yanım’a…

Denizde kaybolan bir gemi Köhne, yalnız yahut sessiz Belki de hep kalabalık Ama her zaman pek kimsesiz... Yolunu bulamayan bir kaptan İri ama işte, çelimsizce... Gençce. Yok olmuş, Kaybolmuş ufukta, Görünmez artık ufukta... Denizin...

Yazıyorum işte

Yazmak bir vazife sayılır olmuş... Sığınılacak bir liman olmadığında, Gidecek tek yer olmuş ağacın mucizesi, Okumak ilaç olmuş; tedavisi ruhadır.. Onca kalabalık arasında hayatın tek mühimliği, Bir demet sarısından...

Hasret duvarları

Özlemle sadakatin hududundayım Elimde sazım Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide cambazım Hasret derlermiş adına Yokluk ile varlığın ufkundayım Yalnızlığın yolundayım. Öyle geceyle baş başa olduğum saatlerde İçimdeki efkârım     ...

Bu bir acizliğin öyküsü

Durulmayan kafaya sahip bir babanın son mektubu. Bu mektup son olsun. Biliyorum, üniversitedeyken ki gibi umutlu ve heyecanlı olmayacak anlamsızlığı ve gidişi. Telefondan haberi aldığın an...

Yağmur, yalnızların gözyaşı zikridir

Sana seni anlatabilmek için değil de kendi kendimi yatıştırmak için başlamıştım bu hikayeye. Biraz egoistçe farkındayım ancak bir süre sonra baktım ki egom ayağımın...

Başaramadık. ‘Son.’

Her şeyim, bitanem. Susacak kadar konuşuyorum artık, hayal edemeyeceğin kadar çok uzaklardayım. Ne olur üzülüyorum diye kızma bana. Bizi oldum olası istemiştim. Ne kadar...

Çamur ve su

Yağmuru sever misin? Ben  sevmem  neden biliyor musun? O havanın kapalılığı, atıştıran yağmur sesleri, yağmurdan kaçan insanlar durağa sığınan ya da bir manava sığınan...

Ben artık yaşamak istiyorum

Saat 01.30, kulaklıktan haberin yok ölüyorum şarkısı geliyor. Yatağımda yatmış bu satırları yazıyorum. Hangi derdimi anlatsam bilemiyorum. Kafam o kadar dolu ki, hiçbir şeye...

‘Çaresiz Bir Adam’ uzak diyarlarda…

Çaresiz bir adam ve yanında dokuz kişi... O dokuz kişinin ellerinde geleceği yansıtan eşyalar ve gözlerinin ardında bolca hüzün vardı. Çaresiz adamın hiç aklına bile...

Pencereden bak

  Pencereden bak. Ağaca yaslanan bir park. Gölgesinde yaprakların çocukların neşesi var. Saatini kaybet ya da sakla cebine. Kurtul üzerine yapışan her şeyden. Yerden...

Altın bilezik

Sokağın başındayım, karşımda tüm yıllanmışlığıyla hala ayakta olan ev duruyor. yavaş yavaş yaklaştım, ahh nasılda kir tutmuş girişteki tahta kapı pencere önlerindeki demir korkuluklar...