Ana sayfa Konular Sevgi

Konu: sevgi

Şükür

Senden sonra işim huzur ve mutluluğu aramak oldu. Buldum, uzun uğraşlardan sonra. Cami’nin saflarında, yaşlı amcaların yanında buldum. Biliyor musun, onlar da çok zor...

Bilirsin sen ey kalp

Ne utanırsın ki, Gerilebilirsin, Endişelenebilirsin, Gevşeyebilirsin, Gamlardan gamlara düşüp, Sevinçten havalara uçabilirsin, Korkabilirsin, Çekinebilirsin, Cesaretten dünyaya meydan okuyabilirsin, Bağırabilirsin, Çağırabilirsin, Azarlayabilirsin, Birinin hayatına umut olabilirsin, Ağlayabilirsin, Surat asabilirsin, Gülücüklerle hayatı aydınlatabilirsin, Rezil olabilirsin, Komik olabilirsin, Şapşallaşabilirsin, Hayran da olunabilirsin, Yanılabilirsin, Güvenebilirsin, Aldanabilirsin, Doğruluk deryasında kaybolabilirsin, Aşağılanabilirsin, Eleştirilebilirsin, Anlaşılmayabilirsin, Umursanmayabilirsin, Yalnız yürümeyi öğrenebilirsin, Bunalabilirsin, Bıkabilirsin, Tükenebilirsin, Eğlenmeyi...

Menekşe’ye mektuplar -2

Seni sevmek umuttu Menekşe. “Menekşe’ye Mektuplar” Seni sevmek ne kadar da büyüttü beni. Aslında büyüdüğümü anladığım an seni hep sevdiğimi anlamak beni olabildiğince şaşırttı. İnsan...

Çok sevin olur mu?

Sevin...Çok sevin..... Varlığı bile yetsin mutlu olmanıza,hayatın gerçekten yaşamaya değer olduğunu hissettirsin size... Karşılık beklemeden hemde, sırf o diye sevin.. Sırf o diye işte.. yani ne kilosu ne...

En güzel yanım’a…

Denizde kaybolan bir gemi Köhne, yalnız yahut sessiz Belki de hep kalabalık Ama her zaman pek kimsesiz... Yolunu bulamayan bir kaptan İri ama işte, çelimsizce... Gençce. Yok olmuş, Kaybolmuş ufukta, Görünmez artık ufukta... Denizin...

Yakarış

Sen gülümseyene kadar karanlık dünya sanki. Sanki seninle var oldu her şey. Seninle uçmayı öğrendi kuşlar. Çocuklar seninle doğdu. Gel hadi.   Bir gelincik tarlasını seyredebiliriz seninle hiç konuşmadan. Sadece göğe bakarak sevişebiliriz. Öpüşerek...

Yağmur, yalnızların gözyaşı zikridir

Sana seni anlatabilmek için değil de kendi kendimi yatıştırmak için başlamıştım bu hikayeye. Biraz egoistçe farkındayım ancak bir süre sonra baktım ki egom ayağımın...

‘Çaresiz Bir Adam’ uzak diyarlarda…

Çaresiz bir adam ve yanında dokuz kişi... O dokuz kişinin ellerinde geleceği yansıtan eşyalar ve gözlerinin ardında bolca hüzün vardı. Çaresiz adamın hiç aklına bile...

Dokun 25’ine…

Kocaman kız oldun... Kocaman kız oldun , ne de az kaldı 25'ine girmene.. "İyi ki doğdum gördün mü 25 oldum"   demene. A bir dakika sahi nasıldı o...

Gece

Koltuklara oturmak yerine geniş salonun ortasındaki sehpaya dayanmış, yerde oturuyorduk. Dizlerimi kendime doğru çekip sol kolumu etrafına sardım. Sağ elime bardağımı aldım ve bir...

Tutku

Sevgili okurlar Uzun zamandır ne yazacağımı düşünüyorum. Hatta çok şeyi karalayıp sildim ve en sonunda sadece içimden geldiği gibi yazmaya karar verdim. Önemli olan bu...

Taş ağrısı

Avazımız çıktığı kadar bağırmak arzusunda ama klavyeden çıkan harflerle yetinmek durumundayız. Bizi böylesi bağırmaya iten sebep mi ne? Yetmiş bin liralık pırlanta bir takı...

Peki bu sevgi hiç bitmeyecek mi?

Sen farkında bile değildin ve öylesine bir sabahtı. Öylesine yağmaya başladı yağmur. Şimdi düşününce sanki biliyordum böyle olacağını ama o an hiçbir fikrim yoktu....

Yazdığımı neden çöpe attım?

Ömrümüz boyunca öyle ya da böyle hep bir mücadele içindeyiz. Var olma mücadelesi. İçinde var olduğumuz çevreyi tanırken, nasıl var olacağımıza karar verirken, kararlarımızı...

12

Diane der ki, "hiçkimse derisinden kurtulup başka biri haline gelemez." Eski zaman koşulları toplumda siyah beyaz bir küskünlük yaratmış. Zaten hep o 'zamanın' koşulları...

Bunların peşinden koşmak

Yok, ellerini uzağa koy. Masa üstünde yeterince birikti kirli tabak çatal. Aman, zili çalma ve uzaklaş bir saniye tereddüt etmeden. Eksildim olası gelişlerini beklemek için göz kapaklarımı...

Ve umut bir kuşun kanadında çırpınır.

"Umudum kalmadı artık" bahanesidir bir şeylerin. Sıkılırsın; umudum kalmadı dersin, aşkın biter; umudum kalmadı dersin, dersin durursun bahanen bitmez de umudunu böyle tüketirsin işte...

Bir insan bir insana elbet yeterdi.

Hepimiz sandalye tepesinde, masa başında, çok bağlayıcı sandığımız muhabbet içinde sıkıntımızı belli etmeden saatlerce durduk. Dizlerini kırıp betona oturdun. Böyle bir şey senden beklenirdi,...