(Bu yazının tamamı www.akademikkaynak.com’da 30.01.2019 tarihinde yayınlanmıştır.)

Şu 2 karar Türk Anayasa Hukuku için çok önemli bir yere sahiptir:

  • 367 Krizi

2007 yılında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresinin dolmasının ardından yeni cumhurbaşkanının kim olacağı tartışılıyordu. AK Parti’nin aday gösterdiği Abdullah Gül TBMM’de 357 oy alınca CHP, anayasada belirtilen cumhurbaşkanlığı için 367 oy şartının sadece karar yeter sayısı değil, aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğunu savundu ve Gül’ün seçildiği oturumda TBMM Genel Kurulu’nda bu kadar milletvekili bulunmadığı görüşünü dile getirdi.
Anayasa Mahkemesi “367 iddiasını” yerinde görerek iptal kararı aldı.Bu karar Anayasal temelden uzak olmakla birlikte siyasi güdülerle alınmış bir karar olarak tarihe geçti.İptal kararının ardından AK Parti erken seçim kararı aldı ve %46.58 oy aldı. Genel seçimlerin ardından 21 Ekim 2007’de Anayasa Değişikliği halkın onayına sunulmuş ve %70’e varan evet oyuyla kabul edilmiştir.Bu değişikliklerle “cumhurbaşkanının halk tarafından 5 yıllığına seçilmesi ve ikinci bir dönem için yeniden seçilebilme imkanı” getirilmiştir.(Ayrıca her koşulda toplantı yeter sayısı üye tamsayısının 1/3 üne tekabül eden 184 sayısıyla sabit tutulmuştur.) Böylece Parlamenter Sistemden ilk büyük uzaklaşma yaşanmış ve Cumhurbaşkanlığı Hukümet Sistemine zemin hazırlanmıştır.

  • “Ohal KHK’larını İnceleme Yetkim Yok” Kararı

“Anayasa’nın 121. maddesi uyarınca çıkarılan dava konusu KHK hükümlerinin, Anayasa’nın 148. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “… olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.” hükmü karşısında, esasa geçilerek yargısal denetiminin yapılması mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kurallara yönelik iptal taleplerinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.”

Türkiye 15 Temmuz 2016 yılında tarihinde görülmemiş bir ihanete maruz kalmış, askeriye içinde yuvalanmış hain FETÖ/PDY’li teröristlerce darbe yapılmak istenmiştir.

Dönemin devlet büyükleri, halkımız ve kalbi vatan millet aşkıyla atan vatansever asker ve polislerin destansı mücadelesi ile hainler gayelerine ulaşamamıştır. Ülkemizde yaşanan darbe girişiminden sonra 20 Temmuz 2016 tarihinde OHAL ilan edilmiş ve yaklaşık 2 yıl boyunca OHAL devam etmiştir.

OHAL boyunca hükümet muhtelif KHK’lar yayımlamış ve bu KHK’larda OHAL’e ilişkin çeşitli tedbirler öngörülmüştür. Bu tedbirlerden mağduriyete uğradığını iddia edenler yargı yoluna başvurmak istemiştir. Anayasa Mahkemesi uzun yıllar Anayasa’da yasaklanmasına rağmen Ohal ve Sıkıyönetim KHK’larını isme bağlı kalmaksızın incelemiş ve iptal kararları vermiştir.Yukarıda belirtilen kararla AYM yetkisiz olduğunu ve OHAL KHK’larına bakamayacağını ifade etmiş ve uzun yıllardır sürdüğü içtihatından dönmüştür.
Kanaatimizce verilen karar doğrudur.Zira Anayasa açıkça OHAL KHK’larının incelenemeyeceğini ifade etmişken AYM bu hükmü yıllarca görmezden gelerek Anayasaya aykırı davranmıştır.

AYM OHAL KHK’larını anayasanın bu açık hükmü karşısında denetlemesi mümkün değildir.
Kanaatimizce anayasada OHAL KHK’larının yargısal denetimden bağışık tutulması da doğru değildir.Yargısal denetim mümkün hale getirilmeli ve getirilene kadar AYM bu tarz normları denetleyememelidir.

Yeni sistemde artık KHK rejimi olamasa da benzer durum OHAL’de çıkarılacak Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri için de geçerlidir.

Şu şartlarda Ohal’de çıkarılacak Cumhurbaşkanlığı Kararnamaleri de denetime kapalıdır.AYM son içtihatından dönmemeli ve bu normları denetleme yetkisi olmadığını unutmamalıdır.Ancak diğer bir açıdan bu normların denetimini mümkün kılacak anayasal değişimlerin de hayata geçirilmesi 2000’lerde başlayan Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkısı çok olumlu yönde olacaktır.

Yamaç Doğan
Yamaç Doğan ülkesi için yorulmayı iş edinmiş,idealist bir genç. Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakultesi'nde ve Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünde öğrenim görmekte. İlgi alanları Toplum, Toplumsal İlişkiler, Siyasetin İncelenmesi, Anayasa Hukuku Meseleleri,Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan Yetkisi, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi Özelinde Hükumet Sistemleri, Türk İdare Teşkilatı,Türk Kamu Görevlileri Hukuku,Devlet Teorisi, Hukuk Tarihi, Suçluların İadesine İlişkin Düzenlemeler, Türk Ceza Hukuku gibi konulardır. Ayrıca Akademik Kaynak, Akademik Haberler sitelerinde ve Hukukça Bakış dergisinde yazıları yayınlanmaktadır. "Ne yaparsan yap,en iyisini yap.Yapamazsan bile denemiş olursun :) "

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment