Dudaklarım, dudaklarında nefsini körelttiğinden beri soluğunu arıyorum her tökezlememde
Kelimelerim tükendi, gözlerin kaç gecedir rüyalarıma girmediğinden beri yazamıyorum, dile getiremiyorum senli cümlelerimi
Gözlerin kapalı gittiğin bu yol senin son demlerin
Yolun sonu uçurum
Yolun sonunda seni bu yola sürükleyen sırtını dönüp gidiyor
Sen bu yola tek girdin yolun yarısında ancak eşlik ettiler sana, eşlik eden yolun sonunu hazırladı
Sen, ona bakarken uçurumu göremedin ondan kalma ufak tebessümünle bir gece vakti yalnız kaldın
Eskisinden beter bir yalnızlık bu
Ellerini daha önce başka tutan olmamışcasına soğuk
Gözlerine bu denli kimse bakmadı mı gözlerin ömrünün alabildiğince kan toplamış
Her damlası içine düşmüşcesine bir kuruluğu var ya ağlamayı bilmiyosun ya da bir başına bunu bile beceremiyosun
Salıncakta arkandan biri itmeyince rüzgar yüzüne vurmaz ya hani işte sen, hep o salıncaktasın arkanda hep birini arıyosun mutluluk denilen hissi tam anlamıyla tadamayışında bu yüzden
Duvardan sarkıttığın urganı bile bir başına bağlayamamıştın onu beceremeyişin bir kaç sallanıştan sonra ipin kopuşunu seyretmiştim öylece iki kolumu ilkokul misali çiçek yapmışken
Düşüşünü hatırladığımdan beri ufak tebessümlerim kahkalara karışıyo
Gülmeme sebepsin
Gözlerimde gülerken oluşan çizgileri ayna karşısında saymaya çalışıyorum her yılına bir tane desem ya ömrümün yarısını başkası yaşamış ya da bu çizgiler bile insanlar kadar yalan
Ömrümün tamamında sessizliğimi dile getirdiler, içimden kâğıtlara düşenleri bilmeden

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment