LoadingSonra oku

Uluslararası ilişkilerin tanımını yapmak zordur. Fakat yine de bir tanım yapmak gerekirse  “politika biliminin, ulusal düzeydeki politik birimler arasındaki i1işkilerle ilgilenen ve özellikle dış politikalar, dış politika ile ilgili hükümet organlarının organizasyonu ve işleyişi ile dış politikaları belirleyen coğrafya ve ekonomi gibi faktörlerle uğraşan dalı” olarak tanımlanabilir.  Fakat burada yapılan tanımda da 3 açık vardır.

Bunlardan ilki; Bu tanıma göre Uluslararası Af Örgütü hangi kategoriye sokulabilir? Ya da çokuluslu şirketler veya IRA hangi bağlamda ele alınabilir? Bunların hiçbirisi “ulusal politik birimler” veya “hükümetler” olmadığı gibi, hükümetlerce de temsil edilemezler. Göründüğü kadarıyla sözlüğün tanımlamasının dışında bırakılmışlar, fakat uluslararasındaki ilişkilerle alakasız oldukları da söylenemez.

İkinci sorun, “dış” politika kararlarını “iç” politika kararlarından ayırt etmenin, sözlük tanımının ima ettiği kadar kolay olup olmadığıdır. Düşünsel düzeyde, bu sorunun devletlerin sınırları içinde yapılan politikanın devletlerarasındaki ilişkilerden niteliksel olarak farklı olup olmadığı konusunda düğümlendiği görülüyor. Eğer politikanın, temel olarak, hükümetlerle alakalı olduğunu ve otorite için yasal bir yapılanma gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman uluslararası ilişkiler de tek tek devletlerin ötesinde meydana gelen farklı bir takım şeylerden oluşuyor demektir. Bu nedenle, uluslararası ilişkileri sadece politikanın biraz farklı bir uzantısı, farklı bir mekânda kendine yer bulan bir alt- dalı olarak görenler gücün elde edilmesi, pazarlık veya gücün kullanılması gibi politik faaliyetlerin her iki alanda da benzer olan yönlerini vurgularlar.

Fakat uluslararası ilişkiler dünyadaki sosyal grupların en büyüğü olan uluslararası toplum ile ilgilenir ve diğer sosyal gruplardan farklı olarak, bu toplumu yöneten nihai bir otorite yoktur. Bir dünya devleti kurmak için yapılan pek çok girişim sonuçsuz kaldığından, hâlâ dünyada kurallar koyup yasalar yapacak, sonra da bunları uygulayacak merkezi bir güç yoktur. Bu nedenle, ayrı bir uluslararası ilişkiler disiplini fikrini savunanlar, devlet sınırları içerisindeki politikanın yasalarla yönetilen otoriter doğasından farklı olarak, uluslararası sistemin anarşik doğasını vurgularlar.

Bu çerçevede, uluslararası toplum ile ilgili çalışmalar da, anarşik bir toplumdaki insan davranışlarını inceledikleri ölçüde, politik çalışmalardan ayrılırlar. Uluslararası ilişkiler çalışmalarının önemli bir ikileminin de başlangıcını oluşturur. Çünkü uluslararası ilişkiler, çoğunlukla egemenliğin aynı anda varlığı ve yokluğu paradoks u ile uğraşmak zorunda kalır. Devletlerin içindeki ilişkilere uygulandığında, egemenlik toplumda mutlak ve nihai bir otoritenin varlığı inancını içerir. Devletlerarası ilişkilere uygulandığında ise, bu inancın antitezini ortaya koyar.

Uluslararası ilişkilerin  tanımının bir üçüncü bir sorunu olarak sınır problemi olarak adlandırılabilir. Sınır problemi sözlüğün uluslararası ilişkileri “politika biliminin bir dalı” olarak tanımlamasına rağmen alanın disiplinler arası bir çerçevede sadece politik değil, aynı zamanda, ekonomik ve diğer insani ilişkileri de kapsar durumda olması problemine getiriyor. Bu sorunları giderdikten sonra tanıma ek olarak şöyle söyleyebiliriz: “uluslararası ilişkiler, tek tek devletlerin etki alanlarının ötesindeki bütün insani ilişkiler ve etkileşimler ile bunları belirleyen faktörleri anlama çabasıdır.”

Kimler Neler Demiş?

Düşünceni yazabilirsin.

wpDiscuz