Zaman dediğimiz şey aslında bizim coğrafi kurallara göre uydurduğumuz, herhangi bir anlam ifade etmeyen bir kavram mı? Zaman aslında tanım olarak yaşlanmayı, çürümeyi, gelişmeyi veya körelmeyi ve buna benzer binlerce değişimi karşılayan bir kavramdır.

Ruh, berzah aleminde Allah’ın kudretiyle meydana gelmiştir. Berzah aleminde bizim dünya hayatında geçireceğimiz zaman dilimi aynen yer alır. Ruhun ilk oluşumu ruhun ”Şu anının” yaratılması ile meydana gelir. Takdir edersiniz ki hiçbir varlığın şu anı olmadan geleceği ya da geçmişi olmaz. Önce içinde bulunduğu şu an oluşur sonra gelecek ve sonra ise geçmiş oluşur. Berzah aleminde ise ilk olarak o anımız oluştu (Kalu Bela). Sonra ise tüm bir geleceğimiz meydana geldi (Dünya hayatında geçireceğimiz zaman) ve bu gelecek bize berzah aleminde aynen gösterildi ve biz de bunu kabullenerek dünyaya geldik.

Aşağıda anlatılanları boş bir kağıda çizerek deneyin:

Şimdi ruhunuzu berzah aleminde oluşan bir nokta olarak ele alın, bu nokta aynı zamanda sizin şu anınız. Berzah aleminin tamamını ise x uzunluğunda bir çizgi olarak düşünün. (bu çizginin uzunluğu dünya hayatındaki ömrümüze denk) Bu çizgiyi yatay hale getirin ve noktayla birleştirin yani şu anınızla. (noktanın kağıt üzerinde size göre tarafı ile) Sonra çizginin nokta olmayan kısmının ucuna bir alttan ve bir de üstten eşit uzunlukta (berzah çizgisinin uzunluğunun yarısı kadar her ikisi de) dikme indirin. İndirdiğiniz bu dikmeler bizim sınırımızı ifade eden gayb çizgileridir. Şimdi de ruhumuzun bulunduğu yerin (noktanın) berzah çizgisi olmayan tarafına bir boşluk bırakalım ve boşluktan sonra bir nokta da oraya koyalım. Bu nokta da ölümü ifade ediyor olsun. (Yani bu nokta bizim için bir kapı niteliğinde) Sonra bu noktanın berzah çizgisi olmayan tarafına noktayla bitişik şekilde (noktanın size göre sol tarafı) ve berzah çizgisiyle aynı uzunlukta yatay bir çizgi çizelim (Ahiret çizgisi). Bu çizginin sonuna gayb çizgilerini çizmeyip bulunan o alana sonsuzluk işareti koyalım. Şimdi son olarak gayb çizgilerini berzah çizgisinin ve ahiret çizisinin alt ve üst kısımlarına yatay olarak dikey gayb çizgilerinin bittiği noktadan başlayarak çizelim. İşte bu durum bizim dünyaya henüz gelmeden önceki varlığımızın en iyi özetidir. Ruhumuz var olduğu andan itibaren berzah aleminde tüm bir dünya hayatında başına gelecekleri gördü. Aslında berzahla ahiret çizgisi arasındaki boşluğu (araf) kaldırıp iki çizgiyi birleştirirsek tüm bir gideceğimiz düz bir yoldur. Bu düz yol yani birleştirdiğimiz yatay çizgiler ilahi yoldur.

Şimdi de ruhun dünyaya gelişini inceleyelim. Berzah aleminden çıkıp fani dünyaya adımımızı atmamızı az önce çizdiğimiz şekil üzerinden şöyle gösterebiliriz:

Önce berzah çizgisiyle çakışık bir çizgi daha olduğunu düşünerek saat yönünün tersi şeklinde harekete başladığını farz edelim. Bu çizgi bizim gelecek çizgimizdir. Berzah aleminde şu anımız ve geleceğimiz oluşmuştu. (Geleceğimiz bize gösterildi.) Şu anımız berzah çizgisinden dışarı çıkarak fani yaşam alanı içerisine girdi (Anne karnı) ve beraberinde geleceğini de bu alana taşıdı. (Her varlığın bir geleceği yani kaderi vardır.) Gelecek çizgisi berzah çizgisiyle çakışıkken aynı zamanda gayb çizgisine dik ve teğetti; fakat berzah çizgisinden ayrılıp hareketine başladığı (berzah çizgisinin üstünden) ilk andan itibaren gayb çizgisinden ayrılır. Hareketi boyunca da giderek kısalır ve kendi kısaldıkça kendinin tam simetriğinde(ahiret çizgisinin üstünde) bir çizgi uzamaya başlar. Gelecek çizgisi hareketi boyunca kısalır ve kendi ne kadar kısalırsa bahsettiğimiz bu diğer çizgi de uzamaya başlar, bu çizgi geçmiş çizgisidir. Yani çok basit bir mantıkla gelecekten alıp geçmişe koyarız ve böylece geçmiş çizgisi uzamaya devam eder. Bu arada giderek kısalan gelecek çizgisi üst gayb çizgilerine değer. Bunun anlamı da şudur, artık belli bir yaşı aşmışız demektir ve bizim için artık gelecek çok önemlidir, geçmiş ise o kadar büyük bir öneme sahip değildir. (Çünkü gayb çizgisine henüz ulaşamadı geçmiş çizgisi) Gerçekten de bakıldığında yirmili yaşlardaki insanlar için öncelik gelecektir. Geçmiş çok büyük bir önem arz etmez, zaten geçmişte çok da bir yaşanılmışlık yoktur.

Bu arada insanlar zaman zaman rüyalar aracılığıyla berzah alemindeki yansımaları görebilir. Zaten rüyalar üç nedenden görülebilir bunlar: Şeytanın korkutmak için verdiği vesvese rüyaları, bilinç dışı rüyaları ve en önemlisi ve en nadir olanı (peygamberlerin 46 özelliğinden biri) ilahi rüyalardır. İlahi rüyalar içerisinde berzahdan rüyalar aracılığıyla alınan bilgiler de sayılabilir. Gelecek çizgimiz berzah çizgimizden yeni ayrıldığında henüz bu çizgiye yakın olduğundan rüyalar ile berzaha gitmek ve geleceği rüyalarda görmek kolaydır bu nedenledir ki çocukların duru görüleri daha güçlü olur ve rüyalarında gelecekle ilgili şeyleri daha çok görürler ve bunların çıkma olasılığı da azımsanmayacak derecede olabilir. Yaşlı insanlar için ise durum tam tersidir, çünkü onların gelecek çizgileri berzah çizgisinden iyice uzaklaşıp ahiret çizgisine yaklaşmıştır ve buna paralel olarak da geçmiş çizgisi berzah çizgisine yaklaşmıştır. Bu da demek oluyor ki artık berzah alemine uyku anında gittiğinde kendine yakın olan çizgiyi (geçmişi) rüyalarında görecektir. Gerçekten de çocuklar rüyalarında daha çok geleceği görürken yaşlılar ise daha çok geçmişi görür. Burada yaşantının rüyalara etkisinden ziyade rüyaların yaşantıya etkisinden bahsetmek mümkündür, çünkü geçmişi ile ilgi hatırlamadığı herhangi bir şeyi rüyasında görüp bunu günlük ruh haline yansıtan yaşlılarımız azımsanmayacak kadar çoktur.

Aslında günlük rutin yaşantımızda denk geldiğimiz bir suratı ilk defa görüyor olmamıza rağmen sanki daha önceden görmüş gibi hissetmemizin altında yatan da bu olabilir. Neticede berzah aleminde tüm bir geleceğimiz gösterilmiş olup dünya hayatında tanışacağımız kişiler de bize tanıtılmıştır. Lakin bu iddia çok güçlü bir kanıt isteyebilir. Nihayetinde bazen bazı insanlara ilk görüşte kin duyuşumuz ya da sevgi duyuşumuz tamamen berzahtan kalan bir iz olamayabileceği gibi tamamen bizim önyargılarımız da olabilir. De ja vu olayını da aynı konu üzerine ele almak mümkündür lakin o da diğer her şey gibi bir kesinlik belirtmemektedir. De ja vu aslında bizim daha önceden yaşadığımız veya rüyasını gördüğümüz bir şeye veya olaya bir başka zaman tekrar denk gelişimizi ifade eder.

Konuya dönecek olursak eğer, gelecek çizgimiz üst gayb çizgisine teğet şekliyle hareketine kişinin tam ömrünün ortasına kadar devam eder. Kişinin ömrünün tam ortasında gelecek çizgisi gayb çizgisiyle teğet halini son kez yaşar ve ilk defa kişinin ömrünün tam ortasında hem geçmiş çizgisi hem de gelecek çizgisi alt ve üst gayb çizgilerine teğet olur ve birbirinin uzunluklarına eşit olur. Bu noktada artık hem geçmişin önemi hem de geleceğin önemi eşit olur. Bu noktada artık bütün çizgilerin birbirine uzaklıkları eşit olur. Bu noktada artık gelecek çizgisi ile geçmiş çizgisi birleşerek (Arada sadece şu an noktası var) gayb çizgilerine dik açı oluşturur. Bu da demek oluyor ki zaman en hızlı şeklini ömrümüzün ortasında alır. Bunu daha iyi anlamak için bahsettiğimiz bu gelecek ve geçmiş çizgisinden faydalanarak o alanda bir kum saati çizin. Göreceksiniz ki kum saatinin üst kısmı geleceği, alt kısmı geçmişi, tam ortası yani kumun gelecekten geçmişe aktığı nokta şimdiyi gösteriyor olacak ve kum saati doksan derecelik bir açıyla duruyor olacak. Kum saatindeki kumlar en hızlı doksan derecelik açı ile akar. Gerçekten de insanlar orta yaşların çok hızlı geçmesinden şikayetçidir. Kum saati başta yatay şekildeydi. Bu sonsuzluğu ifade ediyordu. Zaten sonsuz işaretinin yatay sekiz olması da bana göre yan yatmış bir kum saatini simgelediği için oradan geliyor. Ömrümüzün tam ortasına gelmeden önce de kum saati doksana yakın bir açı oluşturuyordu ve orta yaşlardan hemen sonra da bu açıya yakın olacak, sonrasında ise yavaş yavaş yatay konumuna yaklaşıp kumlar daha yavaş akıyor olacak. Yani yaşlılar ve çocuklar için zaman yavaş akarken gençler ve orta yaşlılar için zaman çok hızlı akıyor. Yirmili ve otuzlu yaşlarda zaman bir kelebeğin kanatlarındadır.

Gelecek çizgisi orta yaşlardan sonra harekete devam ederek gayb çizgisinden temelli ayrılmaya başlar. Orta yaşla birlikte ilk defa gayb çizgisine değen geçmiş çizgisi ise gelecek çizgisi kısaldıkça, uzayacağı için gayb çizgisinde hareketine devam edecek. Bu da demek oluyor ki yukarıda gelecek çizgisinin berzah çizgisinden yeni ayrıldığında üst gayb çizgisine değmesi ile geleceğin önemli bir hal alması gibi geçmiş çizgisinin de orta yaşlardan sonra alt gayb çizgisine değerek geçmişi o yaşlardaki insanlar için daha önemli kılıyor. Gerçekten de gençler için gelecek daha önemliyken belirli bir yaştan sonra ikisi de önemli olmaya ve nihayet geçmiş daha önemli olmaya başlar. Gelecek çizgisi kısalarak hareketine devam ettikçe ahiret çizgisine yaklaşacak, bu durumda da geçmiş çizgisi uzayarak berzah çizgisine yaklaşacak. Sonunda ise gelecek çizgisi tükenecek yani yaşanacak bir geçmiş kalmayacak ve sadece şu anımız kalacak. Şu anımız (noktamız) ise yazının yukarısında oluşturduğumuz ahiret çizgisinin başındaki noktaya (ölüm/kapı) denk gelecek, yani o an ölüyor olacağız. Daha sonrası ise ahiret hayatı… Aslında dikkatli bakarsanız yine başladığımız yere geldik, dikkat edin yazının başında düz yatay iki ilahi çizgi vardı ve geleceğimiz ile berzah çakışıktı. Şimdi ise yine düz iki yatay ilahi çizgi var ve bu kez geçmişimiz ile berzah çakışık. Aslında başladığımız yere geri döndük, tek fark gelecek ve geçmiş yer değiştirdi. Çünkü gelecek ahirete doğru giderken geçmiş de berzaha (rüya alemine) gidiyordu. Berzah çizgisinin başında ruhun oluşum noktası, gelecek çizgisinin başında ”şu an” noktası, ahiret çizgisinin başında ise ölüm noktası mevcuttu, çünkü hepsine bir geçiş vardı. Lakin bir tek geçmiş çizgisinin başında nokta yoktu çünkü geçmişe dönüş olmayacaktı.(Çark tekrar hareketine devam eder mi ya da tersine bir şekilde yeni bir harekete başlar mı Allah bilir yalnızca) İlk olarak ruhumuz yaratıldı, onunla birlikte şu anımız oluştu. Şu anımız ruhun yaratıldığı yerden ayrıldı ve direkt gidebilecekken uzun bir maraton sonrası ahirete geçiş yaptı (sırat köprüsü benzetmesi uygun olabilir belki). Şu anımız ölüme denk geldiğinde geçmişimiz de berzahtaki geleceğimizin uzunluğu ile aynı boya gelip berzah çizgisi ile çakıştı ve aradaki araf kalkarak tüm yaptıklarımız bir bir önümüze geldi. Berzahta, yaşayacağımız hayat gösterilirken ahirette yaşadığımız hayat gösterildi. Tüm bir geçmişin berzaha(rüya alemine) oturması (berzahla çakışması) ahirette tüm bir dünya hayatımızın bir rüya gibi geleceğinin göstergesi ve açık bir delilidir. Kur’an’da da bahsettiği gibi tüm bir yaşanan o koca hayat ahirette göz kapayıp açıncaya kadar geçmiş kısacık bir zaman dilimi, bir rüya anı gibi gelecek.

Muhammet Bora Candan
Kendisi 1993 Samsun Çarşamba doğumludur. Uludağ Üniversitesi Uluslararası ilişkiler, Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümlerinden mezundur. Şu ana dek iki adet kitap bastırmıştır (Körün Rüyası ve Sonsuzluktan Bir Adım Öncesi).

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment