Bu yazıda Alexandre Dumas Fils ve onun kaleme aldığı Kamelyalı Kadın romanı hakkında yaptığım araştırmalardan elde ettiğim bulguları bir araya getirdim.

Ünlü Fransız yazar 27 Temmuz 1824’te Paris’te doğdu. Babası ile aynı ismi taşıdığı için Fransız halkı ona, Fransızcada oğul anlamına gelen “Fils” lakabını koydu.Esmer teni yüzünden aşağılanmalara maruz kaldı ve okulu bırakıp kendini yazmaya verdi. 1844 yılında eşinden ayrılan babasıyla yaşamak için Saint-Germain’e taşındı. Fransız Akademisi üyeliğine seçilen Dumas Fils, faydalı tiyatronun öncülüğünü yaptı. Çağdaş töreleri de yansıtan oyunlarında önyargılara şiddetle saldırdı. Birçok makale ve tiyatro eleştirileri yazdı.Eserleri, Halit Ziya Uşaklıgil, Memduh Şevket Paşa ve Ahmet Mithat Efendi gibi yazarlar tarafından Türkçeye çevrildi. Saint-Germain’de yaşadığı zamanlarda zengin bir erkekle beraber olan Maria Duplessis ile tanıştı. Bu kadın Alexandre Dumas Fils’in baş yapıt olacak Kamelyalı Kadın romanına ilham kaynağı oldu.

Kamelyalı Kadın 19.yüzyılda romantizm etkisiyle yazılmıştır. Alexandre Dumas Fils’in hayatından kesitler taşıyan bu romanı bizzat yaşadığı olaylardan esinlenerek 24 yaşında yazmıştır.Romanın kadın kahramanı olan Marguerite Gautier, Alexandre Dumas Fils’in gerçek hayattaki sevgilisi Marie Duplessis’in ta kendisidir.

Kamelyalı Kadın ilk zamanlarda pek bir ilgi toplayamamıştı. Bu roman 1852’de tiyatroya Diane De Lys adıyla uyarlandı ve 1853’te temsil edilerek büyük bir başarı kazandı. Daha sonra birçok kez filme aktarılmış, tiyatro, bale ve opera olarak da sahnelenmiştir.

Türk edebiyatındaki ilk edebi roman olan İntibah’ın yazarı Namık Kemal, İntibah romanını Kamelyalı Kadın’ın etkisinde kalarak yazmıştır.

Namık Kemal İntibah’ın kadın karakteri olan Mahpeyker’i anlatırken ondan tek taraflı bahsetmiştir, onu tamamen kötü bir karakter olarak görmüş ve göstermiştir. Onun hakkında sürekli kötü şekilde konuşmuş ve okuyucunun da böyle düşünmesini istemiştir. Fakat Mahpeyker iyi biri olma ve eski yaşantısından kurtulma yolunda gayret etmektedir ve sadece Ali Bey’e bağlanmak istemektedir. Sonuç olarak Mahpeyker romanda kötü kalacak ve romanın sonuna doğru kötü olmasının hakkını verecektir.

İntibah’taki Mahpeyker ile Kamelyalı Kadın’daki Marguerite Gautier, benzer özelliklere sahiptir. Nasıl Mahpeyker eski ilişkilerini bitirip Ali Bey’e bağlanmak istiyorsa Marguerite Gautier de aşık olduğu gençle birlikte olmak için önceki hayatını, zevk ve sefa alemlerini bırakır. İki karakterin de bu davranışı anlatıcıların pozisyonu ve müdahilliği dolayısıyla iki romanda farklı etkide olur ve okuyucuda aynı duyguları uyandırmaz. Kamelyalı Kadın’daki kadın karakter yüceltilir. Anlatıcı onu dışlamaz ve ötekileştirmez.

—”Ben bir günah havarisi değilim. Ama her nerede işitirsem, gerçek bir felaketin yankısı olacağım.”

—”Marguerite’nin öyküsü bir istisna. Ama genel kuraldan ayrılmasaydı,onu kaleme almaya değmezdi zaten.”

Bu satırlardan da anlaşıldığı üzere Kamelyalı Kadın’ın anlatıcısı onu diğer kadınlardan farklı göstermiştir.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment