içinde

Bir Zamanlar Buluttu

istanbul

Bir zamanlar buluttu bu vatan!

O bulut ki beyazdı; temizdi, kimsesizlerin kimsesi, düşenin dostu, yaralının ilacı, gurbetin mektubu, yolcunun sırdaşı, ezilenin umudu olurdu.

Bir zamanlar umuttu; yağmurlu havada beklenen güneş, yalnızlara eş, muhtaçlara aş, göremeyenlere gözdü, gözümüz idi. Yıkılan şehirlerin altında beliren barış tohumu, büyüdükçe büyüyen bir çınar ağacıydı…

Bir zamanlar kocaman bir ağaçtı; dallarında sakaların, kargaların, güvercinlerin, papağanların, serçelerin eşsiz bir orkestra misali farklı seslerle oluşturduğu tek bir sesti. Dallardaki farklılıkları herkes bilir, birbirine bakar gülümserdi. O ağaç dört mevsim yapraklarını hiç dökmez, ucu bucağı görünmezdi.

Bir zamanlar çocuktu; yere düştüğünde kirlenen ellerine aldırmadan oyuna devam ederdi. Sevgiden başka bir şey düşünmezdi, o büyük ağacın dallarına barış eli uzatırdı kimi zaman…

Şimdilerde o beyaz bulut kara bir bulut oldu.Kirli elleriyle dokunmaya çalıştıkları beyaz bulut kirlendi. Tepemizde duran bizim sevdiğimiz beyaz bulut değil artık. Dünya gibi o da kirlendi. Akarsularına kan karıştı, şanlı bayrağımızın rengindeki gibi hem de.Bunu yapanların hesap etmedikleri tek nokta ise bizim tarihi o al kanla yazmamız. Yine olursa yine ölürüz, yine imkan varsa yeniden yazarız bu iğrenç tarihin üstüne şanlı tarihimizi!

İSTANBUL, Işıklar içinde uyuyun… (10 Aralık 2016)

 

İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : «Buyur…» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur :
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?”

Nazım Hikmet Ran

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın