in

Dönemeçler , yanılsamalar üzerine bir kitap : Nietzsche Ağladığında

blogger image 721516591

Tam olarak üç kez üst üste okumakla yetinemediğim üzerine filmini izlediğim şaheser. Irvin Yalom’dan gerçek kişilerden bahseden kurgusal kitap. Filmi vasat. Tavsiye edilmez.
Gerçekte Dr. Breuer ile Prof. Nietzsche’nin yolları hiç kesişmese de I. Yalom bunu ustalıkla kurgular. Bir yanda henüz çok genç olan Sigmund Freud ve orta yaşlarındaki Dr. Breuer’in psikoterapinin temellerini attığı 1800lü yıllar. Ve Dr. Breuer’in histeri hastası aynı zamanda aşık olduğu kadın Bertha -takma adıyla Anna O.- Ve tıp tarihinde ilk defa baca temizleme yöntemi kullanılması. Diğer yanda çağının çok fazla ötesinde olan ve birkaç yüzyıl önce dünyaya geldiğini düşünen filozof ve profosör Nietzsche. ” Belki iki binli yıllara doğru insanlar kitaplarımı okumaya cesaret edebilir. ” Ve aşık olduğu özgür ruhlu, umutsuz aşkı Lou Salome.
Kitap Lou Salome’in Viyana’nın ünlü doktoru Breuer’in kapısını çalması ve Nietzsche’yi iyileştirmesini istemesiyle gelişir. Fakat iyileştirmesini istediği şey Nietzsche’nin fiziksel semptomları değil -şiddetli migren krizleri veya buna bağlı görme bozuklukları- Avrupanın gelecekteki büyük filozofunun ruh sağlığı ve onu ölüme sürükleyen umutsuzluğudur. Fakat bu o kadar da kolay değildir. Nietzsche bu umutsuzluğu reddeder. Gururludur. İnzivayı seviyordur, Tanrıyı öldürmüştür. Üstün insan ideası anlayışının savunucusudur. Saplantılı aşkı onu yalnızlaştırır. Onun da dediği gibi. ” Dans eden bir yıldız doğurmak isteyen, kendi içinde büyük farkındalıklar ve kaos yaşamak zorundadır. ” Umutsuz. ”Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz ? ” der.
Breuer : ” Sık sık yolumu şaşırdığımı düşünüyorum. Eski hedefler artık işe yaramıyor ve yenilerini bulacak halde de değilim. Hayatımın nasıl aktığını düşününce kendimi ihanete uğramış veya oyuna gelmiş gibi hissediyorum. Sanki göklerdeki biri bana oyun oynuyor, sanki bütün hayatım boyunca yanlış melodiyle dans edip durmuşum. ” (syf 231)
Nietzsche : ” Bazen yaşamın o kadar için görebilliyorum ki birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum. ” (syf 280)
Nietzsche gidendir, kaybolandır. Breuer dönendir ; evi ,karısı ,çocukları, sorumlulukları vardır. Breuer ‘Bertha hakkındaki yanılsamasını’ Nietzsche’nin gözünde kendi aynalama yöntemiyle Nietzsche sayesinde görür. Nietzsche ‘Lou Salome saplantısını’ Breuer’in tuttuğu aynayla Breuer sayesinde görür.Sonuç artık iki dostturlar ve yanılsamaları geride bırakmışlardır.

Nietzsche’den mükemmel deyişlerle yalnız bırakmak isterim.
Nietzsche : ” Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür. Bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: Bu köprüyü geçip bana gelir misin ? İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin ;sorumu tekrarlasam öylece susar kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar örülüverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde ,sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde;yutkunur ve şaşar kalırsın. ” (syf 110)
Nietzsche :” Biriyle tam bir ilişki kurabilmen için önce kendinle ilişki kurabilmelisin. ”
Nietzsche : ”Kutsal olan hakikat değil, kişinin kendi hakikati için çıktığı arayıştır. ” (syf 89)

Peki ya senin dönemeçlerin, yanılsamaların ? Senin zorlu yolunda kıracağın prangalar neler ? İnsanlığın her şeyden önce kendi özüne dönmesi dileğiyle.

What do you think?

0 Beğeni
Upvote Downvote
Kırmızı Yazar

Written by mortaldance

Anadolu Üniversitesi, 1994

Yıllık üye

Bir cevap yazın