Dersu Uzala

Okuma Süresi: 3 dk

Yaşam, insanın  deneyimine  dayanan  bilgi, düşünce  ve  kültür  birlikteliğidir.Bu  birlikteliği  insan  varlığıyla  yaratır.Yaşadığı  coğrafyayı  iyi  tanıyan, doğayla  uyumlu  yaşayan  her  insan  bilgisi, zekası  ve  duyarlı  kimliği ile  yaşama  değer  katar.İfade  ettiğim  bu  düşüncelerin  yansımasını  bir  filmde  tüm  çıplaklığıyla  görebiliriz.Gerçeklikten  söz  ettiğimiz  ve  yaşamın  olağan  akışı  içerisinde  hissettiğimiz  bazı  değer  kavramlarını  doğaya  olan  saygı  sorumluluğumuz  bazen  beyaz  perdelerde  aktarılan  sahnelerle  bir  kez  daha  hatırlayabiliyoruz.

Yakın  zaman  içerisinde  izlediğim  Dersu  Uzala  filmi  bana  bu  durumları  açıklayan  bir  örnek  olarak  karşıma  çıktı.Dersu  Uzala  filmi de  çoğu  filmler  gibi  bir kitaptan  uyarlanarak  beyaz  perdeye  aktarılmıştır.Dersu  Uzala  kitabını  bilen  ünlü  Japon  yönetmen  Akira  Kurosava  aynı  adla  yaptığı  filmle  dünya  çapında  tanınır  olmuştur.Zor  koşullar  altında  çekimi  iki  yıl  süren  filmin  en  iyi  yabancı  film  Oscar’ını  kazanması  bu  tanınmada  etkili  olmuştur.Akiro  Kurosawa’nın  1975’te  çevirdiği  film  en  tanınmışı  olmakla  birlikte  ondan daha  önce  1961  yapımı  Ermeni  Yönetmen  Agasi  Babayan  tarafından  yönetilen  yine  aynı  adlı  bir  sinema  filmi daha  vardır.

Ayrıca  Rusya  Coğrafya  Derneği’nin  desteğiyle  Alexander  Sveshniko  tarafından  çekilen  2011  yapımı  “Vladimir Arsenyev / Captain Taiga”  adlı  bir  belgesel  filminde de  Dersu, Dersu  Ramil  Farzutdinov  adıyla görülmektedir.Dersu  Uzala, Rus gezgin  ve  yazar  Viladimir  Arsenyev’in  kitabıyla  tanıttığı  Nani  halkından  gezgin ve  avcıdır.Rus  asker (yüzbaşı)  Arsenyev’in  ekibiyle  Rusya’nın uzak doğu  kesimlerine  yönelik  araştırma  ve  keşif gezisi  sırasında  Ussuri  bölgesinde  karşılaştığı  Dersu  Uzala  o  sıralar  53  yaşında  ancak  dinç  ve  attığını  vuran bir  avcıdır.Arsenyev’in  teklifiyle  ekibe  gezileri  sırasında  rehberlik  eder.Gezilerinin  bir  noktasında  ayrılırlar  ve  yedi yıl  sonra  tekrar  bir  araya  geldiklerinde  Uzala’nın  gözlerinin  iyi  görmemesi  sebebiyle  Arsenyev’in  davetiyle  onun evinde  kalmaya  başlar.Ancak  avlanmaya  ve  doğada  yaşamaya  özlem  duyan  Uzala, Arsenyev’in  kendisine hediye   ettiği  tüfekle  tekrar  geldiği  topraklara  döner.Cinayete  kurban  giden  Uzala’nın, Arsenyev’in  kendisine hediye  ettiği  tüfeği  gasp  edilirken  öldürüldüğü  sanılmaktadır.Bu  bilgiler  ışığında  bir de  Dersu  Uzala  hakkında  diğer  gerçekleri de  belirtmekte  yarar  vardır.Dersu  Uzala, Arsenyev’in  günlüklerinde  geçen  gerçek  bir  kişi olmasına  rağmen  Dersu  Uzala  ve  Ussuri  bölgesi  hakkında  kitapta  küçük  kurgusal  değişiklikler yapılmıştır. Ayrıca  Arsenyev’in  1921’de  yayınladığı  “According to the Ussuri region”  ve  1923’teki  “Dersu Uzala”  kitapları  Sovyet  döneminde  yayınlanması  reddedilmiş  ancak  bazı  çıkartmalar  ve  sansürle  yayımlanması sağlanabilmiştir.Avrupa’da  ün  kazanan  “In the wilds of the Ussuri region”  kitabı  da  aynı  şekilde  üzerinde değişiklikler  yapılarak  yayımlanabilmiştir.

Bazı  filmler  vardır.İzlerken  etkilenip  filmin  içerisinden  kendinize  özgü  çıkarımlar  yapma  ihtiyacı  duyarsınız.Filmin  içeriğindeki  ögeler  ve  iyi  kurgulanmış  sahnelerle  adeta  bir  baş  yapıt  olduğuna  karar  verirsiniz.Ben de  Dersu  Uzala  filmini  izlerken  bu  düşünceler içerisinde  oldum.1975  yılında  çekilmiş  bir  film  olmasına  rağmen  o  dönemin  teknolojisine  göre  gayet  başarılı  bir  film  olduğunu  söylemek  sanırım  yanıltıcı  olmaz.Türkiye’de  1978  yılında  gösterime  giren  bu  filmi  eski  kuşak  daha  iyi  hatırlayacaktır.Bende  kişisel  bir  tercih  olarak  çok  eski  yapımlı  filmler  izlemeyi  seviyorum.Bugünün  film  teknolojisine  rağmen  klasik  veya  kült  diyebileceğimiz  filmler  benim  en çok  tercih  ettiğim  bir  kategori  olarak  yerini  almıştır.Bu  filmlerin  hala  izleniyor  olmasının  en  büyük  etkeni  çok  başarılı  ve  ünlü  yönetmenler  tarafından  yapılıyor  olmasıdır.

Dersu  Uzala’yı  izleyenler  şunu  çok  iyi  görmüşlerdir.Dersu  Uzala, ormanda  yaşayan  bir  avcı  olmasının  yanında  geniş  bir  doğa  bilgisi, çok  iyi  bir  iz  sürücüsü  ve  iyi  kalpli  bir  bilgedir.Doğadaki  hayvanlarla  hatta  kamp  ateşi  ile  bile  konuşan  Uzala  doğanın  ruhuyla  bir  bağ  kuruyor  gibidir.Aynı  zamanda  attığı  vuran  bir  atıcı  da  olan Uzala, Arsenyev’i  mutlak  ölüm  durumlarından  da  kurtaracak  kadar  pratik  bir  zekaya da  sahiptir.Bu  zekası  sayesinde  doğada  hayatta  kalmanın  ne  kadar  önemli  olduğunu  açıkça  gösterir.Hiç  tanımadığı  ve  göremeyeceği  insanlar, doğadaki  canlılar  için  bile  yüreği  iyilikle  doludur.Filmi  izlerken  günümüz  değer  yargılarından  çok  uzakta  olan  temel  ve  insani  durumlarla  karşılaşacaksınız.Dersu  Uzala  için  ev  dört  duvar  arası  bir  kutu  değildir.Onun  için  ev  bir  ormandır.Doğada yaşamaktır.Suyun  değerini  bilen, ihtiyacı  kadar  avlanan, doğayla  barışık  bir karakter  ve  ruha  sahiptir.Onun  için  para  samur  ve  geyiktir.Filmi  izlerken  bazı  sahnelerde  tebessüm  edeceğinizden  eminim.Doğallığın  bir  yansıması  olarak  Dersu  Uzala  başka  bir  dünyanın  eşsiz  bir  varlığıdır.Modern  insan  kavramının  tam  karşıtı  sayılabilecek  Dersu  Uzala  doğanın  ayrılmaz  bir  parçası  gibidir.Kimi  insanların  hayal  olarak  ifade  ettiği  o  yaşamı  Dersu  Uzala  bizaat  yaşamıştır.

Rapor et

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın