Yılmaz Güney

Okuma Süresi: 2 dk

Her  insan  yaşamında   kendine  örnek  aldığı  bir  sanatçı  bir  yazar  veya  bir  kahraman vardır.Benimde  örnek  aldığım  sanatçı  Yılmaz  Güneydir.Yılmaz  Güneyi  örnek  aldığım  dönem  lise  yıllarıma  dayanır.Kültürel  kimliğin  ilk oluşum  evrelerine  denk  gelen  lise  yılları  her  genç  için  bir  arayış  evresidir.Kendinizi  bir  akıma, düşünceye  veya  bir  kültürel  dokuya  ait  hissetmek  istersiniz.Sürekli  bir  arayış  içerisinde  olursunuz.

Yaşadığınız  çevre  içerisinde  sizi  etkileyen  değerler, inançlar  ve  gerçeklik  döngüsü  hayatınıza  yön  verir.Hayalleriniz, hedefleriniz  ve  yaşamdan  beklentileriniz  buna  bağlı  olarak  gerçekleşir.Kimi  zaman  başardığınız  için  gurur  duyup   yaşamdan  zevk  alırsınız.Kimi  zaman da  şartlarınız  oluşmayıp  başarısız  olursunuz.Her  iki  durumda  da  örnek  aldığınız  karakter  veya  kişilik  değişmez.Çünkü; bilirsiniz ki  örnek  aldığınız  insanda  tıpkı  sizin  yaşadığınız  zorluklara  benzer  süreçler  yaşayıp   mücadelesinden  vazgeçmemiştir.Böyle  bir  duyguyla  hareket  ettiğiniz  zaman  yaşamınız   daha  anlamlı  olmaya  başlar.Zaman  içerisinde   fikirleriniz, değer  yargılarınız  evrimleşip  başka  bir  boyuta  uzansa da  örnek  aldığınız  insan  hiç  değişmez.Onu  yüreğinizde  veya  aklınızın  bir  köşesinde  değerli  bir  hazine  gibi  saklarsınız.Yolunuzu  kaybettiğiniz   anda  sakladığınız  hazine  ortaya  çıkıp  bir  kutup  yıldızı  gibi  kaybettiğiniz  yolu  bulmanıza   yardımcı  olur.Benim  içinde  Yılmaz  Güney,  bir  kutup  yıldızıdır.Ne  zaman  yolumu  kaybetsem  onun  aydınlığına  ihtiyaç  duyarım.Düşünceleri, fikirleri  bana  her  zaman  ilham  kaynağı  oldu.

Öykü  yazarı, senarist, yönetmen  ve  aktör  olan  Yılmaz  Güney,  oynadığı  ve  yönettiği  filmlerle  ülke  sinemasında  bir  çığır  açmıştır.İlk  zamanlarda  oynadığı  filmlerle  Çirkin  Kral  lakabını  alarak  bir  dönemi  yaşamıştır.O  dönemden  sonra  Yılmaz  Güney  senaristliğini  ve  yönetmenliğini  yapacağı  filmler  ile  Türk  sinemasına  yeniliğin,gerçekliğin  görsel  somutlarını   taşıyacaktır.Yılmaz  Güney’in  sanatsal  olarak  dikkat  çeken  en  önemli  özelliği  filmlerdeki  abartısız  ve  yalın  oyunculuk  anlayışıydı.Çektiği  ve  oynadığı  ilk  filmler  genellikle  macera  filmleriydi.Daha  sonra  ezilen, hor görülen  Anadolu  insanının  sorunlarını  filmlerine  aktarmıştır.Toplumsal  eşitsizlik, sınıf  çatışmalarını,  gerçeklik  ruhu  ile  bir görsel  somut  oluşturacak  şekilde  filmlerini  yönetip  çekmiştir.Yılmaz  Güney, yazıp  yönettiği ve  oynadığı  Umutsuzlar, Baba, Ağıt, Endişe  gibi  filmleriyle  tanınır.Yılmaz Güney’in  yazdığı  Zeki  Ökten  tarafından  çekilen  Sürü  filmi  ile  Şerif Gören  tarafından  çekilen  ve  daha  sonrasında  tekrar  kurgulanarak  yapılan  Yol  filmi, Cannes  Film  Festivalinde  ödül  aldı.Yılmaz  Güney, Fransa’ya  gittikten  sonrada  Duvar  filmini  çekti.Duvar filmi  onun  son  filmi  oldu.Son  yıllarını  Paris’te  geçiren  Yılmaz  Güney, mide  kanseri  nedeniyle  9 Eylül 1984’te  yaşamını yitirdi.Mezarı  Paris’te  bulunan  Pere  Lachaise  Mezarlığı’nda  62. kısımda  bulunmaktadır.Yılmaz  Güney  ile  ilgili  bilgileri  elimden  geldiğince  size  aktarmak  istedim.Tabi ki  yaşamı  ve  sinema  alanındaki  bilgiler  bununla  sınırlı  değildir.

Bugüne  kadar  Yılmaz  Güney  ile  ilgili  çoğu  yazarlar, düşüncelerini  ve  fikirlerini  yazmışlardır.Şahsi  olarak  ben  diğer  yazarlar  kadar  donanımlı  olduğumu  düşünmüyorum.Açıkçası  Yılmaz Güney  hakkında  bir  yazı  yazmak  büyük  bir  maharet  ve  yürek  ister.Böyle  vasıfların  bende  olup  olmadığını  bilmiyorum  ama  yine de  yazmak  istedim.Bu  yazıyı  yazarken de  zaman  zaman  ellerim  titriyordu.Yazdıklarım  arasında  en  zorlandığım  yazı  olarak  tanımlayabilirim.Ayrıca , Yılmaz Güney’i  anlatmaya  kelimeler, sayfalar  ve  kitaplar  yetmez.Yılmaz Güneyi  anlatmak  için  belgeselleri, bütün filmlerini  izlemeniz gerekir.Yılmaz Güneyi  anlatmak  için  bütün  kitaplarını, öykülerini  okumanız  gerekir.Yılmaz  Güneyi  anlatmak  için  onunla  tanışmış  olmanız  ve  belli  bir  geçmişe  sahip  olmanız  gerekir.Yılmaz Güney  ile   tanışma  şansını  yakalamış  insanlar, doğal  olarak   bizlerden  daha  iyi  anlatır.Bizler  ancak  onların  anlattıklarının  gölgesinde  dinleyebiliriz.

Rapor et

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın