Yaşamı anlamlandırmak, bir değer yaratmak insanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar devam etmiştir. Zaman sistemi içinde belli varlıklar oluştu. Bu varlıklar sınıflandırılıp kategorilere ayrıldı. Zaman ilerlerken sırf canları sıkıldı diye insanlar bunları ortaya çıkarmadı. Uzun bir süreç içerisinde insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için çözüm aradılar. Çözüm ararlarken yeni bir şey ortaya koydular. Sürekli bir arayış içerisinde oldular ve bilgi üstüne bilgi edindiler. Böyle devam eden bir süreçte ihtiyaç bilgiyi,bilgi aklı,akılda yeniliği ortaya çıkardı. Elde edilen bilgiler yazının bulunmasıyla çoğalıp kalıcı olmasını sağladı. Cahilliğin hüküm sürdüğü karanlık dönemler için bir umut doğdu. Doğan bu umutlar zaman ilerledikçe büyüyerek yeni umutlar doğurmaya devam etti. İnsanlık tarihinin her döneminde olduğu gibi günümüzde de insanlar, canlıların ilk oluşumu nasıl olmuştur gibi sorular sormaya ve bununla yetinmeyip acaba var olan türlerden önce başka türler var mıydı? diyerek sürekli bir arayışın içerisinde oldular. Bu bilgi çağında insanlar tarihe bakarlar bu tarih başlangıcın,insanlığın tarihidir. İnsanlık tarihinin sayfalarına baktığınızda türlerin kökenini inceleyen Charles Darwin’i,bir türün özelliklerinin kalıtım yoluyla sonraki kuşaklara aktarıldığını bezelyelerle deney yaparak ispatlayan Gregor Mendel’i, Aristoteles’i, Lamarck’ı, İbn-i Haldun’u, İbn-i Sinayı ve daha nice bilim adamı ve filozofları görürsünüz. Tarihin sayfaları bu insanlarla yazıldı. Bilim Tarihini mi merak ediyorsunuz o sayfaların ruhunda istediklerinize ulaşabilirsiniz. Sanat tarihini mi merak ediyorsunuz o sayfaların ruhunda istediklerinize ulaşabilirsiniz. Çünkü;bilgiyi ulaşılmaz kılan etkenler bu çağda yetersiz kalmıştır. Bu yetersizlik artık bilinen bir gerçekliktir. Bu gerçeklik içinde gelişmiş aklın ürünü olan teknoloji sayesinde bireyler istediği bilgiyi anında öğrenme imkanına sahiptir. Böyle bir imkanın olduğu dönemde bilimin temeli olan Evrim konusunu Müfredattan kaldırmak sadece anlamsızlığı doğurur. Evrimin tartışılmak istenmesi,açıklanmak istenmesi kimsede dinsizliğe yol açmaz. Sadece merak edilenlere ışık tutar. Din ve Bilim birbirinden ayrılamaz. Tıpkı felsefe-bilim ilişkisi gibi din ve bilim bir arada olmak zorundadır. Bilimin içerisinde de evrimin yok sayılması mümkün değildir. Eğer amacınız bir anlam arayışı ise bunu kabul etmek zorundasınız.Paranoyak gençliğin oluşmasını ancak bu şekilde önleyebilirsiniz. Bireylere değer vermek onların sorularına yanıt aramak merak edilenlere ışık olmak bilimin yolunda ilerlemek böyle mümkün olabilir.Yaşam insanlar için bir puzzel gibidir. Bu puzzel da bir parçayı çıkarırsanız eksiklik hissetmiş olursunuz. Bu durum eğitim içinde böyledir. Bütünlüğü yaratmak var olanların üstüne yeni bir şeyler eklemek ancak insanların yaratıcılığına bağlıdır. Bu yaratıcılığın engellenmesi sizler için bir sorun olarak geri döner. Sanırım toplum,sorunlu bireyler görmek istemez.Peki toplumun istediği bireyler nasıl olmalıdır? Kültürüne bağlı bireyler istiyorsanız onların merak ettiği her konuda destek vermeniz ve bir şeyleri yasaklamadan istedikleri bilgiye ulaşmalarını sağlamanız gerekir. Sonradan kendi iradeleriyle karar verebilecek düzeyde olduklarını unutmamanız gerekir. Günümüzde sadece bilimin temel alındığı buna karşılık dinin yok sayıldığı ve bunu tetikleyen nedeninde evrim olduğunu iddia edenlere söyleyebileceklerim şunlardır:İnsanlar dindar olabilir.İnançları doğrultusunda bir yaşam tarzını benimseyebilir. Fakat sadece dindar olmakla bir şeylerin değiştiğini sanki hiç bilim adamlarının katkısı yokmuş gibi her şeyin birden bire geliştiğini,buluşların, keşiflerin hazır bir şekilde önünüze koyduğunu bunlarında bilimle ilişkisinin olmadığını iddia edenler ise peki bana nasıl bir açıklama yaba bilir? Çok merak ediyorum. Her zaman dünyadan örnek verdiğimiz bilimsel gelişmelerin neden ülkemizde daha fazla olmadığını, diğer ülkelerle neden yarışamadığı mızı hiç kendinize sordunuz mu? Dinle ilgisi olduğunu düşünüyorsanız size yanıldığınızı kanıtlayabilirim. Hindistan gibi bir ülkede hindu, budizm, sihizm, hristiyanlık, islam ve sayısız dinler mevcut ama teknoloji ve diğer alanlarda kendini kanıtlamış bir ülke. Hindistan gibi nice ülkelerde olduğu gibi sayısız dinler mevcut ama sağlık, eğitim,teknoloji, sanayi, tarım gibi sektörlerde gelişmiş olduklarını görmekteyiz. Eğer bunları ölçüt almak gerekiyorsa evet bu ülkeler gerçekten iyi bir konumda diyebilmeliyiz. Sanırım bu ülkelerde evrim müfredat dışı olmasa gerek. Dinle bir sorunumuz olmadığını biliyoruz.Tıpkı evrim ile ilgili bir sorunumuz olamayacağı gibi.Her şey sorgulanmalı, merak edilenler tartışılıp bilinmezlik ortadan kaldırılmalı. Evrim konusunu bir kaç örnek vererek efendim bunlar yanlış bunlar bilmem nereden geldiğimizi söylüyorlar. Bunlara inanırsak ateist olurmuşuz gibi gibi çıkarımlarda bulunarak işin içinden sıyrılmak istememiz doğru bir yaklaşım tarzı olmaz. Hiçbir şeyin basit olmadığı gibi her şeyin bir açıklaması da vardır. Theodosius Dobzhansky şöyle demiştir: ”Evrimin ışığıyla aydınlatılmadıkça,biyolojide hiçbir şey bir anlam ifade etmez!”

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment