Görsel etki:

Zihnimizin görüntüyü algıladığı ve görüntü üzerinde estetik etkileşimine veya zihnin görüntü hakkında oluşturduğu bilinçsel duruma görsel etki denebilir. Öncelikle görüntü ve görünen arasındaki bağı ve görünen (algılayan) arasındaki etkiyi izah etmek gerekmektedir. Bilhassa “görüntü ve görünen nedir” demek akla gelebilecek ilk soru olabilir. Kısaca bunun açıklamasını yapmak gerekir.

Görüntü dediğimiz şey, gözün nesnenin ışığı yansıttığı ve göze yansıyan halinin beyinde oluşturduğu forma denir. Bir başka şekilde nesnenin kendi yansıyışıdır. “Görsel etki nedir?” diye sorduğumuz zaman, açıklaması pek farklı değil diyeceğim. Ancak aklınızda tahmin ediyorum ki aynı şeyi tekrar ediyormuşum gibi bir düşünce ve hissiyat oluşturmuş olabilirim ve bu durumun oluşması muhtemeldir. Konuya gelirsek, görüntü etkisi dediğimiz olay, estetik biçimlemenin bilincin bireye koştuğu bir duyusal ve duygusal yaklaşım ta kendisidir. Ancak bu durumun özellikle de etkinin ağır yanı ve somut hali kesinlikle sanatçı ve sanat arasındaki bağ olmadan da anlatılamaz. Gözlemlediğim kadarı ile anlatmaktayım ve bu durumda eksiklerimi tamamlamak adına gözlemlemeye devam edeceğimi de bildirmek isterim. Sanatçının görsel etkisi estetik yargısının şart koştuğu bir ifadeden geçer. Bir ressam için resmindeki tüm unsurlar, onun estetik yargısının birer parçasıdır ve genellikle bu estetik yargıları zaman ve süreç içerisinde ortaya çıkarır. Kesinlikle bunlar aniden veya birden olan şeyler değildir. (istisna haricinde) hatta tek seferlik gibi bir anlam da çıkartılmaz. Bir sanatçı bunu süreklilik olarak devam ettirmekte ve seri dediğimiz şekilde ortaya bu estetiğin sürekliliğinden kaynaklanan eserler veya yapıtlar ortaya çıkarmaktadır. Basit bir şekilde konulu tabloların bu estetik içerisinde payının olduğunu ifade ediyorum. Çok gerilere medeniyetlerin başlarına kadar hatta daha öncelerinde gidersek bu estetiğin ortaya çıkışında ve etkisini somutlaştırmasındaki temel sebebin yine bir konu ile bağdaştığını dikkat çekmek isterim. Dinlerin (yaygın semavi dinler harici) ve mitolojik duyumsamanın ortaya çıkarttığı görsel etkiler, ibadet için yapılan veya ritüel amaçlar için kullanılan alet veya araçların kesinlikle parçası olmaktadır. Resim sanatında bu etki çok ilerilere taşınır, zira mitolojiden artık öteye geçen inançların yerlerini daha farklı şekilde kutsal veya ruhani bir yapılanma ve yaklaşımlar almıştır. İnsanlar bir bakıma ruhani arzularının yansıyışı ve aracısı olarak kullandıklarını bırakıp ona birer sunum olarak icra etme yoluna koyulmuşturlar. Tanrıların heykelini yapmaktan, tanrının şart koştuğu teklik üzerine ve onun yüceliğine dair, onu daha yüce anlam yükledikleri sözler atfettiler ve resimlerde onu daha öteye taşıyan yüklemelerde bulundular. Elbette dinlerin, daha doğrusu semavi dinlerin tanrının bilinmezliği ve görünmezliğinden yola çıkarak, bu estetik yüklemelerin tümünü onu somut olmak dışında onunla bağdaşık olan şeylerde birleştirdiklerini söyleyebilirim. Biliyoruz ki insan estetik olarak yargı ve deneyimleme bakımından tüm yüklemlerini doğadan referans alır. Bu sebeple bilincin ortaya çıkaracağı her şey, doğanın kendinden ayrı olmamaktaydı. Yine tek tanrı dahi olsa referans alınan tanrı tanımı, bilinçteki estetik yargı olarak doğadan uzak olmamaktadır. Rönesans içindeki tanrıların ve antik dönemde ki tanrıların arasında kısmen hiçbir fark yoktur. Görsel etki neticesinde deneyimlediğimiz nesnenin estetik olarak bilinç içinde oluşturduğu yargının sunuluşunda ortaya sanat kabul edebileceğimiz (bunun ancak belli bir üslup ve kurallar çerçevesinde olması, özgün ve estetik olması gibi) yapıt ve yapıları ortaya çıkartır. Sanatçı için estetik, kesinlikle modern sanata kadar ihtiyaç duyulan bir şeydi. Ancak modern sanat içinde estetiğin anlamını yitirmesi, sanat olarak icra edilen yapıtların doğaçlama, anlık ve birden gibi bir ifade ile ortaya çıkışının (elbette bu konuda kesin bir ifade taşımıyorum) daha açık şekilde belli bir zamana şart koşulmamış olması tamamen bilincin doğadan kopuk şekilde yansıtıldığı hali diyebilirim. Açıkça diyebilirim ki alttaki resim bu durumu izah etmek için uygun bir resimdir.

Resim: The Triumph Of Christianity Over Paganism
Ressam: Gustave Doré (1832/1883)
Tarih: 1899
Tür: Yağlı boya
Boyutlar: 118 x 79cm
Sergilendiği yer: Hamilton Sanat Galerisi, Hamilton, Kanada

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment