Kapılar çarpar durur… Aylardan eylül ama bu ayın adı yok sanki. Kapılar açılır durur… Rengin yeşiline boyanmış bir adamın griye dönüşü… Belki duruşudur bu dudağında bir yarım kelimenin; diğer yarısıysa harcanmış zamanından önce. Aynadaki kırlaşmış saçlarına bakarken düşündü, ” Dudaklarımda bir kelimenin bölünüşünün sesi, zamanından öncesine bakıyorum ki sonrası ise yaşanıyor zaten.”

      Ruhu olmayan evlerinkine benzer rutubet kokusuna sarılmış koltuklarına baktı. Üzerinde kaç bedeni eskimiş ruhların izi vardı acaba? Tozlanmış penceresinden bir göz attı yirmi yıllık mahallesine. Her yağmurda dolup taşan sokak resimlerine benzetti kendini. Şimdi diyeceklerdi ki o komşular benzeye benzeye neye benzedin be adam! Olsun susun bir diyecekti o da. Bende de yanlızlık dolup dolup taşmıyor mu bazen? Sen mi diyecekti Aysel Abla ,gözlerini süzdürerek, senin gibi griye dönüşmüş bir adam mı diye ekleyecekti. Aman diyerek pencereden kaçacaktı. Aman diyerek savuracaktı her şeyini.

            Televizyonda en sevdiği müzik coşacaktı ansızın. Ayağını kalorifer peteğinin ucuna çarpacaktı ama canı acımayacaktı. Aklına bugünün ne olduğu gelecekti. Şöyle bakacaktı beş yıl önceki takvimin gri yapraklarına. Tuhaf bugün günlerden salı mı? Bugün ben doğdum belki diyecekti. Kırlaşmış saçlarına gözü takılırken Aysel Abla gelecek aklına ve griye dönüşmüş bir adam diye onu tekrar edecek. O sırada coşan şarkısı bir anda susacaktı belki. İyi ki doğdum mu sorusunu ekleyecek diğer sorularına. Sahi aylardan da eylülmüş. Eline kalitesizinden bir sigara alacak ve çarpıp duran kapıdan esen rüzgarda dağılışını izleyecek küllerinin. Kitaplığındaki kitaplara selam verecek ve onları ne kadar fakirsiniz diye küçümseyecek kendisi çok zenginmiş gibi. Bilgi fakiri kitap yığını diyecek. Alıp savururken onları ağzından küfürler çıkacak ve bilgiler sayfalardan halıya dağılacak sonra.

Yanıldım diyecek tekrardan. Reklamdaki parlak adam başlayacak ‘Ne sandınız ki?’ Neden diye soracak tekrardan. Neden aylardan eylül, günlerden salı? Neden bana gri adam diyorlar diyecek. Hatırlayacak her gün böyle yaşanmadı mı? Aynı sorularla… Gri adama halıya savrulmuş bir sayfa diyecek ki;

‘İnsan içinde ne barındırır öğren” Ve anladım ki insan içinde sevgi barındırır!..

Koyu yazılan yer Lev Tolstoy’un ‘iNSAN NE İLE YAŞAR’ hikayesinden alıntıdır.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment