içinde

Herkes zengin olmak zorunda mı?

para

Daha önce böyle bir soruyu kendine soran olmuş mudur?.Mutlaka soran birileri vardır.Şahsen bu soruyu kendime sorarak zihnimi kemiren çoğu soruları eleyip bunun üzerine düşünme fırsatı buldum.Neden mi diye soracak olursanız veya sorduğunuzu varsayarak size ifade etmeye çalışacağım.Öncellikle herkesin bildiği üzere bugünün sosyokültürel ve ekonominin gelmiş olduğu düzey başlı başına bir tarihi serüven özelliği taşımaktadır.Bu tarihi serüven insanlığın ortak birikim ve geçmişiyle günümüze kadar gelmiştir.İnsan deyince aklımıza her türlü üretim unsurları gelmektedir.Bu unsurları maddi ve manevi olarak ayırırız.Bir bütün olarak algıladığımızda bu evrenin bu yaşamın en muhteşem en mükemmel ve en gelişmiş varlığı hiç şüphesiz insandır diyebiliyoruz.Tabi ki bunu farklı değerlendiren ve yorumlayanlarda olabilir.Zaten farklı yorumlara da her zaman ihtiyaç duyulmalıdır.Peki böyle bir serüven günümüze kadar kusursuz bir şekilde mi gelmiş oldu ve kusursuz bir şekilde mi devam edecek?.Çok uzun yıllar içinde insanlar belli sancılı dönemleri yaşayarak günümüzün birikimini yarattı.Tabi ki insanlık serüveni kusursuz bir şekilde yoluna devam edip gelmedi.Böyle bir olgu düşünülemez.Ödenen bedeller ve çekilen acılarla birlikte üretilen ve yaratılan bilgilerle de günümüz dünyasına ışık olmuşlardır.Tarihi serüvene çıktığımızda geçmişi buluşlarla,icatlarla ve nice yeniliklerle karşılaşırız.Yazının bulunması,ateşin bulunması,tekerleğin icadı,tarıma geçişin ve daha nice insan üretimi ve birikimi sayesinde modern zaman dediğimiz döneme gelebildik.Modern zamana gelirken insanlık sadece maddi olarak gelmemişti.Bunun birde manevi tarafı vardı.Hepimizin zaman zaman ortak fikirlerde olduğu insanlığın manevi boyutu tüm dinlerde ve tüm etnik gruplarında önemli görülür.Manevi olarak değerlerin,kültürlerin ve inançların yaşayabilmesi insanlığın diğer tüm istek ve ihtiyaçlarından önce gelmiştir.Bu sayede insanlar insan olmanın bilincine daha çok varmışlardır.Kendi dinini,kültürünü,değerlerini ve inançlarını yaşayarak,bu yaşamın sadece maddiyattan ibaret olmadığını her zaman kanıtlamıştır.Bir Müslüman,bir Hristiyan,bir Yahudi ve aklınıza gelebilecek her mezhep ve her etnik grup bu dünyada birlikte var olabiliyorsa bu insanın maneviyata olan bağlılığından kaynaklanmaktadır.Peki kardeşim hani sen sancılı dönemlerden bahsediyordun.Nerede bunun sancılı dönemi?.İnsanlık ilk varoluşundan bugüne kadar güllük gülistan bir şekilde yaşamadı ya söyleyebilirsiniz ve söylemenizde gereklidir.Bu serüven tabi ki böyle gelmemişti.İnsanlar arasında yaşanan mücadeleler,birbirini ezip üstün gelebilmek için yapılan savaşlar,insanlık onurunu zedeleyen katliamlar,vahşilikler,esaret altında yaşanan yoksulluklar,hayatlarını kimi zaman bir hiç uğruna kaybedenler,bir diktatörün ağzından çıkan bir kelime ile kıtalar arası yaşanan ve dünyanın en büyüğü benim hayalleriyle tüm insanları kendi hırsına kurban edenler.Zulüm ve çaresizlik arasında her zaman birileri oldu.Bu tür zulümlere karşı çıkanlarda oldu.Kimi zaman savaşlarla kimi zaman hukukla bir şekilde dünya dizayn edilmeye çalışıldı.Kabil ile Habil arasında olan hep devam etti.Yeni mücadelelerle,hırslarla,çekişmelerle her zaman dünyanın başına bela oldu.Kimi zaman göğüs göğüse kimi zaman siper sipere kimi zaman intihar uçaklarıyla kimi zaman atom bombasıyla yani anlayacağınız hep savaş hep yıkım devam etti.Peki bitmek bilmeyen bu mücadele ne içindi?.Kimi zaman mal uğruna kimi zaman para uğruna kimi toprak uğruna yapıldı bu mücadeleler.İnsanlık doymak nedir bilmezdi.Zaten doymadı,doymuyor ve hiç doymayacak.Hep daha fazlasını isteyecek.Araya yeni sınırlar konulacak.Hep burası benim denilecek.O kadar güzel bir dünyamız var ki içinde nasıl yaşayacağımızı öğrenemedik.Emeğiyle çalışan insanlara değer veremedik.Hep ezdik daha fazlasını istedik.Sen fakir olmalısın ki ben zengin olabileyim düşüncesinde olduk.Lükse özendik yoksulluğu görmezden geldik.Afrikalı dedik.Asyalı dedik.Batı dedik.Doğu dedik.Yetmedi beyaz dedik.Siyah dedik.Yine yetmedi.Efendi dedik.Köle dedik.Efendi olabilmek için köleliği ürettik.Aile olamadık.Arkadaş olamadık.Dost olamadık.Hep zengin olmak istedik.Sözlere güvenmek yerine paraya güvendik.Para konuşur dedik.Sevgiye uğrayacağımıza emlak piyasasına uğradık.Aşk yerine mülkü seçtik.Alın teri yerine köşeyi dönmeyi tercih ettik.İstisnasız hep zengin olmak istedik.Ama zengin olmak istemeyeni duydunuz mu?.Öyle birileri var mı?.Emeğini satmayan,kurtlar sofrasında malını mülkünü yedirmeyen,emek hırsızlığına karşı hakkı savunan.Var mı öyle birileri?.Varsa bu insanlar kaç kişi?.Bu soruların elbette makul yanıtları vardır.Ama herkes zengin olmak zorunda değildir.İnsanlar artık rüyadan uyanmalı.Emeği,dostluğu,sevgiyi paylaşmalı.Kimine güneş olmalı kimine yağmur.Güneş olanla ısınıp yağmur olanla ıslanmayı göze almalı.Tatmayı istediği yaşama koşmalı.

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın