Yazı dizimizin ikinci bölümünde Yahudileşme akımının büyük ölçüde öncülüğünü yapan özellikle Ortadoğu’ da bu alanda önemli ve etkili faaliyetler gerçekleştiren David Ben Gurion’ un politikalarını bölgede bir devlet oluşturulmadan var olan zeminde incelemeye alacağız. Ardından yazımızın son kısmında Osmanlı Devletinin İttihat ve Terakki Yönetiminin Yahudilerle ilişkisine de kısaca değinilecektir.

1897 yilinda ilk Siyonist Kongresi’nin isviçre’nin Basel şehrinde toplanmasiyla Yahudi Devleti’nin kuruluş çalişmaları Theodore Herzl’in önderliginde başladi. inançlan geregi tanrıları tarafindan ‘vadedilmiş topraklar’ olarak kabul ettikleri ‘Filistin‘e yerleşmek istiyorlardı. Filistin’deki Yahudi nüfusu arttirılmaya başlandı. Mevcut Yahudilerin yaninda yeni gelenlerin de ülkede kalabilmeleri için ekonomik, dinî ve siyasî pek çok yola başvurulup kurum ve kuruluşlar oluşturuldu. Yahudilerin Siyon hedeflerinin gerçekleştirilmesi için kurulan örgütlerden olan Yishuvların lideri olarak ortaya çikan David Ben Gurion, Chaim Weizmann ve Teodore Herzl ile birlikte Yahudi Devleti’nin kuruluşunu hazirlayan ve ilan eden önemli çalışmalar yapmıştır. israil ordusunun kurucusudur.

Kudüs ve çevresi Yahudiler ve Yahudilik için diní ve milli özellige sahip bir yerdir. Hemen her Yahudinin ziyaret ederek hacı olmak, mümkünse yerleşmek istedigi bu şehir tarihte pek çok mücadeleye sahne olmuştur. Bölge sadece diní açıdan önemli olmakla kalmayip geçmişten günümüze önemli ticaret merkezleriyle baglantisi nedeniyle çatişma alanlarından olmuştur. İsrail’in ilk Başbakani olan David Ben Gurion’un Filistin’i Yahudileştirmek için çalişmalarında Yahudilerin burasi için ne kadar çaliştiklarıni göstermesi bakimindan önemlidir.

David Ben Gurion’un Filistin’i Yahudileştirme Politikasinin Oluşum Süreci

Avrupa’nın, özellikle Fransa’nın, ileri gelen Yahudileri, din ve ırkdaşlarının bilinçlendirilmesi, birlik ve beraberlik içinde daha sistemli olarak belirli hedeflere yöneltile bilmeleri için çalişmalar başlatmişlardi. 1860 yilinda kurulan, Dünya Yahudiler Birliği’nin çalişmalarınin ve baglantilarının ulaşmadigi yer kalmamiş gibidir. Yahudi liderlerin ve oluşturulan kuruluşlarin yogun çalışmalarının yaşandigi bir dönemde, David, Polonya’dan diní ve millí ideallerini gerçekleştirmek için Osmanli Devleti’nin Filistin bölgesine ailesiyle göçmüştür. David’in Filistin’e geldigi tarihte bölgeye yönelen Yahudi göçleri sistemli bir şekilde gerçekleştirilmeye çalişilmaktaydi.

İttihad Terakki Yönetimi ve Yahudiler

Yahudiler arasindaki ticarî ve kültürel baglar nedeniyle Yahudilerle ilgili bir yerdeki gelişme kisa sürede diğer yerlere ulaşabilmektedir. Böylece Yahudiler kendileriyle ilgili bilgileri ve gelişmeleri aninda öğrenebilmekteydiler. Osmanli Devleti’nde de Selanik Yahudilerin yogun yaşadigi Şehirlerdendi. 15. yüzyildan başlayarak 20. yüzyila kadar Yahudi göçü alan Selanik şehri Yahudi kimlik ve kültürünün en rahat yaşandigi bir şehirdi. David Ben-Gurion Selanik’e giderek orada dil, din, kültür ve Yahudilik ile ilgili çalişmalardan haberdar olmuştu. İttihad ve Terakki Partisi’nde pek çok Yahudi ve Yahudi sempatizanının varligi bilinmektedir. İttihad ve Terakki’nin gerçekleştirmek istediği hedefler de Yahudilerin de beklentileri ve etkinlikleri olmuştur. David Ben Gurion’un, Ístanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giderek orada egitim almak istemesi bir tesadüf değildi.

Jön Türklerin içinde yeralan yönetime çeşitli vesilelerle katilan Yahudilerden etkili olanlar vardir. Emmanuel Karaso, Haim Nahum ve Nesim Masliah bu şahislardan baziları olup bunların varlikları Yahudilerin beklentilerini artirmiştır. Jön Türklerin gerçekleştirmeyi hedefledikleri idarede Yahudiler için Filistin’de toprak elde etmek mümkün olabilirdi. Bu topraklar özerk bir Yahudi Devleti (Eretz (Y)israel) uzun vadede gerçekleştirilebilirdi.

David Ben Gurion Osmanli Devleti’nde ‘özerklik’ elde edilebileceğini savundu. Bu görüşünün gerçekleşmesi için Jön Türklerin politikalarinda uygun ortamin ve uygulamalarının mevcut olduğunu ileri sürmüştür. II.Abdülhamit’in Filistin’e serbest yerleşmeyi bir müddet engellemesini Yahudiler unutmamiş ve tahttan indirilmesinde etkin olmuşlardir.”‘ O kadar ki, Jön Türk hareketine destekleri ingiliz belgelerine bile ]ön Türkierin faaliyetlerinin bir Yahudi hareketi olarak yansimasi ve degerlendirilmesine sebep olmuştur. Gerçekten de Yahudiler, idealist ve tecrübesiz yeni kadro ile Osmanli Devleti’nde Yahudilere özel bir durumun elde edilebilecegini ümit etmiş ve bunun için çalışmişlardir.

 

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment