Kısa yoldan zengin olmak herkesin hayali olan ama çok az kimsenin kavuştuğu bir olaydır. Buna kavuşmak için her hafta her türlü şans oyunlarını oynayanları bilirim. Ben de bir aralar nadiren sayısal loto oynardım, ama artık oynamıyorum. Hep kendimi zenginlikle özdeşleştirmişimdir çünkü bilimle daha fazla uğraşıp daha fazla kitap yazabilmem için zengin olmam gerekir. Kafamı hiçbir şeye takmayıp yalnızca sanatıma ve bilime odaklanmam gerekir. Tabii zenginin malını konuşurken ağzı yorulan züğürt ya da hep zengin olmayı hayal eden bir ayran budalası olmadım. Sayısal lotoda milyonları 2 sayıyla kaybettiğimde bile pek umurumda olmadı, benden daha fazla üzülen arkadaşlarım bile vardı. Ben sadece bazı insanların zenginliğe kişiliklerinin daha yatkın olduğu düşüncesindeyim. Ama sorarsanız sanatsız, fakir, monoton ama huzurlu bir hayat mı yoksa sanatsız, zengin, monoton huzurlu bir hayat mı diye fakir ama huzurlu olmayı tercih ederim. Huzur zaten benimse param olmuş ya da olmamış çok önemli değil, o para başkasının olmuş hiç umurumda değil. Ben cebimdeki yol paramı bile dilenciye atabilecek biriyim. Yalnızca parayı sanatım ve ailemin huzuru için isterim. Eğer sanat olmayacak ve ailem de her türlü huzurlu olacaksa para benim için üzeri boyanmış bir kağıt parçasının önüne geçemez.

avcı.png
Peki nedir kısa yoldan zengin olmanın yolu? 1. Zengin olmak için ilk adımı atan olmak çok önemlidir. Mesela henüz hiçbir lokanta evlere sipariş ulaştırmıyorken sipariş yöntemini ilk aklına getiren lokanta diğerlerine inanılmaz bir fark atmıştır. 2. Günümüzün Türkiye’sinde zenginliğe kavuşmanın en kolay yollarından biri toprak spekülasyonudur. Türkiye inşaat sektöründe büyük adımlar atmaya başlayan ve bununla beraber dönüşümlere kentleşmelere açık olan bir ülkedir. Bu da değersiz toprakları değerli hale getirir. Adeta altın alıps atmaya benzeyen bu yöntemde sabır ve ileri görüşlülük belki de en önemli iki faktördür. 3. Bir yerin eksiklerini iyi fark etmek ve bu eksikleri ortadan kaldırmak konusunda ilk adımı atan olmak. Mesela gençlerin çok olduğu bir yere halısaha açmak, yeni kurulmuş bir fakültenin etrafına kafe açmak gibi veya kafelerin bolca olduğu bir yere kafelere yiyecek temin etmek için kafelerle anlaşmalı bir pasta şirketi açmak, hepsi zemin katta olan kafelerin yanına terasta bir kafe açmak gibi… 4. En etkili yöntemi sona sakladım: Sezan Aksu’dan beste almak.😀

Bir işe girişmek için gerekenler girişimci, toprak, sermaye, emektir. Bunlar olduktan sonra sizi bir işe girişmekten alıkoyan pek bir şey kalmaz. Kulağını zor yoldan değil de kısa yoldan da tutmasını biliyorsan her şey yolunda gidecek demektir. Sadece iş açmak da değil zenginliğe ulaşmanın yolu, tam zamanın da çıkarılmış siyasi bir kitap ya da iyi değerlendirilmiş hukuktaki boşluklar da zenginliğe ulaşmanın bir yolu olabilir. Bu denemede kumar, mirasyedilik ya da hackerlık gibi konuları ele almayacağım. Genç nesil zaten yeteri kadar ünlü ve zengin olma peşinde zaten (vine saçmalıkları da bunun göstergesi) bir de ben yangına körükle gitmeyeyim.

zengin-insanlarin-10-aliskanligi-620x350.jpg
Keşke öyle bir kredi çekebilsem ki çektiğim krediyle kredisini çektiğim bankayı satın alabilsem ve alacaklı ve borçlu sıfatı şahsımda birleşse. Tabi ki saçmalıyorum, böyle bir şeyin imkanı yok. Ama kira öder gibi ev alıp bu evi bir başkasına aynı fiyata kiraya verip ve kiradan gelen para ile evin borcunu ödemek imkansız değil. Bedava banka sahibi olmak gibi olmasa da bedava ev sahibi olmak gibi bir şey bu. Bu arada beni de zenginlik iki ya da üç defa teğet geçmiştir diyebilirim. Bunları burada anlatmayacağım, bunlar bende ve yakın çevremde sır olarak kalacak. Türkiye Cast tarafında ajansa çağırıldığım da oldu (gitmedim çünkü biliyorum ki bana söylenecek şeyler palavralardan ibaret ama her şeyden önce ben fotomodellik ya da oyunculuk istemiyorum, sadece şansımı denemiştim). Arkadaşlarım arasından bir hazine arama grubu oluşturup dedektörle hazine aramaya kalkıştığım da… Ama size burada anlatmayacağımı söylediğim konular bunların tamamen dışında. Bana göre her insan bir hazinedir ve bu hazineyi değerlendirecek olan da kişinin yine kendisidir. Bu dünyadaki fakirliğimiz hiç bir şekilde kafaya takılacak kadar büyük bir dert olmamalı. Bu dünya diğer dünyanın iftarına giden oruç, Hacca giderken çekilen külfet, Namaz kılmak için alınan abdest ile birlikte üşümekten ibaret.

Muhammet Bora Candan
Kendisi 1993 Samsun Çarşamba doğumludur. Uludağ Üniversitesi Uluslararası ilişkiler, Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümlerinden mezundur. Şu ana dek iki adet kitap bastırmıştır (Körün Rüyası ve Sonsuzluktan Bir Adım Öncesi).

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment