Her geçen yıl eksilerek büyüyoruz

Okuma Süresi: 2 dk

Seninle aynı şehrin sabahına uyanmak istiyorum, yürüdüğün sokakları yürümek istiyorum, gördüğün yerleri görmek istiyorum. Demişti. Bu cümleleri duyduğuma nedense sevinemedim. İnsanlar hayallerini çok sever çünkü. Bu kurduğu cümleler onun hayali, olmasını istediği şeyler. Tüm bunlar olduktan sonra belki eskisi gibi olmayacak. Belki bana karşı olan hisleri değişecek. Bunu istiyor muyum bilmiyorum. Belki onun hayallerinde güzelim. Belki beni güzel yapan, benimle ilgili kurduğu hayalleri. İnsanlar uzakta olanı ister, uzakta olan her neyse ona haz verir. Belki uzakta olduğum için bu kadar ilgi duyuyor bana.

Diye düşünüyordu. Söylediklerinde haklılık payı var elbette. İnsanlar ulaşamadığı şeye hayranlık duyar. Ama bu şey dediğim; mevki, iş, para, ev, araba. Yani maddiyat taşıyan şeyler olabilir. Tabii ki yine herkes içim geçerli değil bu. Ama sevgi bu kategoriye girmez. Sevgiye ulaştığın zaman ondan bıkmazsın eğer gerçekten seviyorsan, geçen günler sevgini azaltmaz giderek katlar sevgini. Yersiz kuruntular gerçek sevgiyi heba etmekten başka bir işe yaramaz. Oysa sevgi heba edilsin diye girmez kalplerimize. “bana ulaştığı zaman sevgisi biter” düşüncesi tamamen yanlış bir düşünce. Sözde sevenler için zaten ulaşmak önemli değildir. Ama gerçekten yürekten sevenler için sevgiye ulaşmak, cennete ulaşmak kadar kutsal bir şeydir. Yalnız insanların kendine ait bir dünyası vardır o dünyada sevdiği her kimse dünya onun etrafında döner. Kalabalıkların yüzeysel çıkar ilişkileri onlara anlamsız gelir, çünkü her şeyin sahte olduğunun farkındadırlar. Gerçek sevgi diyorum hanginiz gerçekten tüm benliğinizle tüm varoluşunuzla birini sevdi. Böyle sevmeyi deneyin hiçbir karşılık beklemeden sadece sevin ne kadar erişilmez bir duygu olduğunu anlayacaksınız. Sevginin aması, çünküsü olmaz keşkesi olmaz.

    Sevgi koşulsuzdur. Biz insanlar sevgiyi ne hale getirdik, artık sevgiye aşka inanmaz hale geldik. İnsanların oyunculuğu o kadar iyi ki kim gerçek kim sahte bilemez hale geldik. Alıştırıldık yalana, sahteliğe, sözde sevgilere alıştırıldık. Gözlerimiz gerçekliğe kör oldu. Sahi gerçek neydi? İnsanların yarattığı yalanlar üzerine inşa edilmiş, pamuk ipliğine bağlı ilişkiler söz konusu günümüzde. Kalbinin en derinliklerinde hissediyorsan gerçektir. Hissetmek başlı başına bir gerçekliktir. Mesela bir insanın nefreti sahte olamaz, öfkesi sahte olamaz. Çünkü kimse çıkarı için birinden nefret etmez ya da çıkarı için öfkelenmez. Ama çıkarı için seviyormuş gibi yapabilir. Benim anlatmak istediğim gerçek sevgi, yürekten sevmek, hiçbir beklemeden sevmek. Tabi bir yerde insan kendi menfaatini düşünecek ama sevgiyi menfaati için kullanmasın. Bu benim nazarımda kabul edilecek bir şey değil. Düşünün biri sizi sadece menfaati için seviyor ne hissederdiniz. Ben düşündüm, kötü hissederdim. Eminim sizde kötü hissederdiniz. Peki buna hakkımız var mı? Tabi ki yok. Çevremizde her şey çok değişti. Duygular da bu değişime karşı koyamadı. Zamane duyguları samimiyetsizliği büyüttü. Farkında olmadan bu değişim girdabında kaybolduk. Kendimizi bulmaya bile çalışmıyoruz. Kendimize yabancılaştık. En sevdiğimiz renk gri, belirsizlik. Ne tam anlamıyla siyah olabildik nede tam anlamıyla beyaz. Ne tam olarak gittik nede kalabildik. Yarım kaldık, yarım bıraktık. Eksilerek büyüyoruz, her geçen yıl bizden bir parça alarak geçip gidiyor. Erteliyoruz, azalıyoruz, sevgimizi geleceği belli olmayan yarınlara saklıyoruz. Elimizde kalan, demi tutmamış dünlerle, yarınlara uyanmayı bekliyoruz. Yarınlar olmayabilir, umursamıyoruz. O kadar eminiz ki yarınlardan. Sevmeyi, sevdiğini söylemeyi geleceği belli olmayan yarınlara bırakmayın. Sonralar, pişmanlık ve keşkelere dönüşebilir.

  Sevin, sevgiyle kalın.

Rapor et

Ne düşünüyorsun

Okur

Yazar Yüksel

Yıllık üye

Bir cevap yazın