in

Aforizmalar

Okuma Süresi: 2 dk

“Kahretsin yine keyifsiz.” İş yerine geldiği gibi mutfaktan bezi alıp masaları silerken aklından bunu geçirdi. Bayan Claire’e düşünme fırsatı vermeden işe koyulmuştu ki, kulağından beynine doğru akan ses titreşimleri “Gina buraya bakar mısın!” ifadelerini barındırıyordu. “Efendim bayan Claire” derken o anki ruh halinin tam tersi olan gülümsemeyi yüzüne iliştirmişti. Gina iki yılı aşkın bir süredir bulunduğu pizza restorantta bayan Claire ile genelde sorun yaşardı. İşinden çıkarılmama sebebi, işteyken ondan daha iyisinin olmamasıydı. Tek başına tüm temizliği yapıyor, müşterilere servislerini geciktirmiyor ve yorulmak bilmiyordu. Bayan Claire bu ve bunun gibi sebeplerden Gina’ya fazla çıkışmak istemiyordu. “Tatlım bugünkü bir buçuk saatlik gecikmeni neye borçluyuz?!” İkisi de bu durumla yüzleşmekten sıkılmıştı. Claire durumu yine geçiştirerek işine döndü. Öğleden sonra işten çıkmadan evvel bayan Claire ile göz göze gelmiş, sabahki gibi bir gülümseme ile iş yerinin kapısından çıkmıştı. Bir duş o kadar iyi gelirdi ki, gece eve gider gitmez bunu yapacağını düşündü. Hastane bahçesine girdiğinde büyük annesi her zamanki bankta oturmuş, torununun kendisine doğru gelişini izliyordu.”Gina hoş geldin bebeğim, sabah annen buradaydı. Kurabiye ile pasta getirmiş. Bu sefer de şeker koymamış. Ona söy-” “Büyükanne.” Kadın konuşmasını bitirmek zorunda kalmıştı. “Büyükanne, ben babama gidiyorum.” “Anlamadım?” “Duydun büyükanne.” “Gina, babanı kaybedeli 4 yıl oldu sen neyden bahsediyorsun tatlım?” Yaşlı kadın duyduğu kelimeleri anlamaya çalışırken ürkek bir tavırla torununa bakıyordu. “Ondan bahsediyorum. Yaşamaya sebep bulamıyorum. İşe gidiyorum, sana geliyorum, eve dönüyorum. Bu şartları kim koyuyor büyükanne, beni bu ıstıraplara maruz bırakan ne, neden bir şeylere zorlanıyorum. Artık bir anlam bulmakta çok zorlanıyorum. O kadar sahte ve yapmacık ki, o kadar geçici ve anlamlandırılmaz ki her şey. Odaklanamıyorum. Kendimi ne kadar zorlasam, aklımın en anlamlı odası tüm olan biteni o kadar reddediyor ki, ve bunda o kadar haklı ki.. Bu kadar karmaşanın ve değersizliğin içerisinde var olma sebebim ne bilmiyorum. İstemiyorum. Kabul etmiyorum. Benden habersiz, danışılmadan, onay alınmadan kendimi bu dünyada sorunlarla savaşırken buluyorum ve artık bunu kabullenmek zorunda kalmak istemiyorum!
Yaşlı kadın kelime söyleyemiyordu. Ağzını açacak gibi oluyor ama vereceği cevaplar kendisine de saçma geliyordu. Bu böyleydi. Yaşam başlamıştı, insanlar çoğalıyorlardı umarsızca. Kendilerinden olan çocuklarını düşünmeden, bencilce hatta cahilce maruz bırakıyorlardı yaşamın aptal şartlarına. Hem şöyle bir şey daha vardı: Çocuk kadar değerli, anlamlı bir varlık, böylesine saçma, tehlikeli, anlamsız ve geçici bir dünyaya layık görülebilir miydi?

Rapor et

Ne düşünüyorsun

Okur

Yazar Esat Enver Sarpkaya

İskenderun Teknik Üniversitesi - Bilgisayar Mühendisliği, düşünür yapar, çekilip gider.

Yıllık üye

Bir cevap yazın