İntihar Süsü

Okuma Süresi: 2 dk

“Yitirmeye en çok bu yaşlarda başlarmış insan. Sevdiklerini, doğru bildiklerini, kendi benliğini belkide tamamen kendini.. Gezip eğlenmesi en çok çocuk olması gereken yaşlarda büyürmüş..

Güveni defalarca sarsılarak hatta güvenini de yitirerek.. Yalnız kalırmış insan kimse her hangi bir konuda da olsa inanmayarak ona. Kendi ailesi bile inanmıyorken başka insanların inanmasını bekler ama her seferinde dibe çöken biten kendisi olurmuş. Çok geç fark edermiş bunu insan belki on yedisinde belki yirmi yedisinde şanslıysanız yalnız olduğunuzu erken fark eder bu duruma alışırsınız eğer değilseniz alışmak zorunda bırakılırsınız. Hayatınızda çok insan olması sizi sevilen biri yapmazmış ne kadar çok insan o kadar çok hayal kırıklığı o kadar çok üzüntü o kadar çok dibe çöküş demekmiş.

Ben bunu 17 yaşıma girerken pasta üflemek istemediğimde fark ettim nasıl yalnız olduğumu hayat o gün vurdu darbeyi yüzüme ve o günden sonra hiç bir şey eskisi gibi olmadı. En önemlisi ben değiştim. Daha çok dibe batmaya başladım her şeyi kaybettim.Dostluk,aile,en çokta kendimi..

 

Büyümek yordu, en çokta büyümenin güzel bir şey olduğunu düşündüğüm yanım.. Küçükken sadece çizgi film için böldüğüm o güzel uykularımı şimdilerde kafamdaki düşünceler yüzünden bölüyorum. Gecenin bir yarısı, sabahın ilk ışıkları fark etmiyor. Düşüncelerim susmuyor. Kafam susmuyor. Yalnızlığım susmuyor. Kabullenmek istemeyişim susmuyor. İnsan kalan yanımı kafamdaki düşünceler bir kafese hapsetmiş ve onun yardım çığlıkları susmuyor. Tanrım sanırım deliriyorum..Ölüm eskisi kadar korkutmuyor beni. Hatta ölüm benim için yaşamın yeniden başlayacağını fısıldıyor kulağıma. Yaşarken öldüğün yeter artık yaşama vakti diyor içimdeki bir ses  bu kirli dünyada vaktimin dolduğunu ölümümün herkese bir armağan olduğunu fısıldıyor kafamdaki karanlık ses. Tanrım… Gerçekten aklımı yitiriyorum bu dört duvarda.. Lütfen kurtar aklımı yoksa kötüye kullanacağım..” Yazıyordu genç kızın intihar mektubunda herkes onu mutlu biri olarak tanımıştı en çokta annesi kimse anlamlandıramamıştı bu intiharı aslında yazdığı mektup her şeyi açıklamıştı genç kız kalabalığın arasında kendisini gereğinden fazla yalnız hissetmişti kendini bulmak uğruna ölümü seçmişti. Ve genç kızın cesedi intihar mektubunun yanında gülümseyerek yatıyordu demek ki hayatının sadece son dakikalarında gerçekten mutlu olabilmişti,kendi olabilmişti….

Rapor et

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın