Saygı ve Uyuşturucu

Okuma Süresi: 5 dk

// Saygı önemli bir kavramdır. Her ne kadar bazı zamanlarda bu ahlak kuralını belli şartlar ve durumlarda uygulayamasak ta genel hatlarıyla toplumda ki ağırlığı hissedilir derecede. Türk milleti olarak bizler saygı kelimesinin ne demek olduğunu en küçüğümüzden en büyüğümüze kadar hemen herkes tarafından bildiğini düşünerek sizlere küçük, gerçek bir hikaye anlatmak istiyorum ve takdiri sizlere bırakıyorum. //

LA, Facebook konuşmasından sonra yola çıkmak için hazırlandı. Bir miktar parası vardı ve bu parayla çocukluk arkadaşı olan RE ile birlikte ev tutmak ve eğer başarabilirlerse bir iş kurmak istiyordu. Bunun içinde kendisini gerçek anlamda hazır hissetmekteydi. Tek eksik olan şeyin kendisiyle iş yapmak isteyen cesaretli ve kendi mesleğini icra eden birilerinin olması gerektiğiydi. O gün akşam üzeri LA yanına sadece laptop çantasını alarak RE ile görüşmek için yola çıktı. Ciddi anlamda sıkıcı bir yolculuktu. LA’nın sadece çok eski bir cep telefonu vardı. Bu sıkıcılığı atlatmak için yol boyunca uzunca hayaller kurdu. Nihayetinde RE’nin yanına varan LA, bir diğer çocukluk arkadaşı olan FA’nın da orada olduğunu görünce gerçekten sevindi. FA’da LA ve RE gibi ekonomik durumu bozuk ve ciddi bir buhran dan çıkmıştı. Para kazanmak isteyen üç çocukluk arkadaşı şimdilik aynı gemide yol almak üzere yola çıktılar. RE ve FA iş yaptıkları yerden paralarını alamamış, iş yarım kalmıştı 3-5 gün içerisinde paralarını almayı planlıyorlardı.

O günün akşamı eski bir semtte olan RE’nin evine gittiler. Ev, tek odaydı bir mutfak ve içerisinde tuvaletiyle birlikte olabildiğine ufak banyosu vardı. LA, çocukluğunu ve gençliğinin çoğunu buna benzer evlerde geçirmişti. RE ve FA’nın durumu da hiç farklı değildi. Onlarda uzanca yıllar benzer evlerde yaşamış ve bu duruma alışmışlardı. Lakin burada LA’nın dikkatini çeken başka bir nokta vardı. Çocukluk yıllarında ve gençliklerinin bir kısmında bu tarz evlerde yaşamalarının sebebi paraları olmamasıydı. Şimdi ise iki arkadaş aylık ciddi miktarlarda para kazanmalarına rağmen ne kendilerine ne de yaşadıkları evlerine hiç bakmıyorlardı. Parayı alkol ve uyuşturucu benzeri haplara kaçırarak hem geleceklerini hemde şuan ki hayatlarını tabiri yerindeyse heba etmekteydiler. En azından LA böyle düşünüyordu. LA ne evden ne arkadaşları dan rahatsız olmamıştı aksine bu durumu, sağlam bir motive kaynağı olarak görmüş ve arkadaşlarını ikna edebilirse kısa bir sürede hayatlarında ciddi bir radikal dönüşüm sağlayacağı konusunda kendinden emindi. Bunun için yapılması gereken ilk işin alkol ve uyuşturucunun bırakılması gerektiğini ve buraya harcanan miktardan kalan parayla kişisel bakımlara harcanması gerektiğine inanıyordu.

RE parayı kazanan kişiydi. Metal işleri yapan bir usta ayrıca mütevazi bir kişiliğe sahipti. Kendi başına normal bir hayat kurabilecek bir potansiyele sahip olmasına rağmen bunu hiç yapamadı, çünkü yanına hep birileri vardı ve RE’nin ciddi anlamda dengesini bozuyorlardı. FA ise elinde bir mesleği olmayan fakat pratik ve çözüm üretici bir karaktere sahipti ayrıca sokak hayatının nabzını iyi biliyordu. Kolay yoldan para kazanma peşinde fakat vizyonu yoktu. RE’ye yaptığı işlerde yardımcı olmaktaydı. LA kendini okumaya adamış fakat bir çok mücbir sebeplerden dolayı üniversite diploması alamamıştı. Okulda edindiği tüm bilgileri kullanarak kendi işini kurmak istiyordu. Çevresine öğrendiği bilgileri aktarma konusunda çok istekliydi ve bu sebepten çoğu kez ukala olarak anılırdı.

LA ertesi sabah geri dönmek üzere gelmişti ama arkadaşlarının sözleri ile bu durumdan vazgeçerek kısa bir süre daha kalmaya karar verdi. Bu durum LA, FA ve RE için ciddi bir şanstı. Eğer anlaşabilirlerse belki de umut veren gelecek yılların temelli burada atılacaktı. LA iş durumundan ciddi şekilde bahsetti ve değişmesi gereken şeyleride hiç çekinmeden anlatmıştı. FA, kendi hayatına karışılıyor anlamı çıkarmış ve LA’ya karşı göstermese de içten içe olumsuzluk beslemişti. “Ben farkındayım…, yanlış anlama…” sözleri ile başlayan uzun muhabbet cümleli konuşmalar damga vurmuştu.

FA, alkol ve sokak dili LİLİKA olan (LYRICA) içme isteğini saklamıyordu. FA içmeye hazır, LA ise FA ile birlikte deneme amaçlı içmeye hazırdı. Ayrıca herbiri alkolu özlemiş gibiydi. O gece LİLİKA alındı ve üç arkadaş ilacında etkisiyle iş fikrine ciddi manada odaklandı. Bu durum LA için sevindiriciydi. Çünkü onun istediği iş odaklı çalışmak ve insanların potansiyellerinin farkında olduğunu görmekti.

Üç gün sonra RE’nin aldığı bir miktar para onu sinirlendirmişti çünkü hak ettiği parayı alamamış ve iş veren kalan parayı yarın ödeyeceğini bildirmişti. Bu durum ve diğer içsel durumlarla birlikte alınan alkol RE ve LA’yı öfkeli bir havada bırakmıştı. LA uyuşturucu satıcılarına karşı büyük bir öfke besliyordu. Çünkü şunu çok iyi biliyordu bu uyuşturucu onun hayatından yıllarını çalmış ve yapması gereken işleri çok ilerilere ertelemişti. İçilen alkolun etkisi ile onlara satış yapmaya gelen DO’yu gören LA içinde ki öfkeyi kontrol edememiş ve DO’yu ortamda bozmuştu. Tabi bunun öncesi yapılan 2 yanlış vardı. Birincisi DO’ya karşı beslenen akıl almaz saygı ve FA’nın DO’ya “LA’yı yeni aşıladık” demesiydi. Aşıladık lafı karşısında DO’nun yüz hatlarında değişen anlamsız ve bir o kadarda mutlu bir durum oluşmuştu. Aşı demek yeni gelecek olan paraların habercisiydi.

RE kendine terbiyesizlik yapıldığını düşünmüş ve LA’nın bulundukları ortamdan eve dönmesini istemişti. FA ve LA kalkarak eve gitmişlerdi. Arkalarından RE gelmiş ve ciddi bir tartışma süreci başlamıştı. LA’nın amacı şuydu; RE ve FA’yı bu ortamdan hızlı bir şekilde çekip çıkartmak ve DO’nun bir daha iki arkadaşını aramamasını istemekti. Çünkü ne RE nede FA bu duruma layık insanlar değildi. İkisinin de sağlıkları yerinde ve ciddi bir potansiyel taşıyorlardı. Fakat RE bu durumdan çok rahatsız olmuştu. Bir arkadaşa, özellikle de her ne olursa olsun çocukluk arkadaşına ve seninle birlikte para kazanmak için yola çıkmış bir insana söylenmemesi gereken onlarca laf söylemişti. FA ise tekerine çomak sokulmaması taraftarı olduğu için duruma pek ses çıkartmamıştı. Hepsi alkollüydü lakin hepside ne yaptığının farkındaydı ve bunu bilerek görüşlerini ortaya koymuşlardı. LA çekip gitmiş, RE ile FA ise şehrin ışıkları altında dolaşmaya çıkmıştı.

Asıl ikinci büyük terbiyesizlik ise şöyle gerçekleşti. LA çekip giderken yol parasını kaybetmişti ve taksici onu otobanda bırakmıştı. Yanında telefonu yoktu, sigarası yoktu ve rica minnet başkalarından RE’yi aramıştı. Alkol seviyesi üst notolarda olan RE, LA’ya beklemesini sabaha karşı geleceğini söylemişti. Bir nevi onu yolda bırakmıştı. Oysa ki 15 dklık bir uzaklıktaydı. RE, kendisine ve DO’ya karşı yapılan terbiyesizliği şöyle açıklamıştı. LA kafayı yemiş ve hiç bir sebeple yanında ki adama, bu uyuşturucu satıcısı bile olsa asla kimse saygısızlık yapamazdı. Bir derdin varsa gelip benimle yalnız konuş demişti. Bu makul bir durumdu ve LA bunu yapabilirdi. Fakat anlık gelişen bazı durumlar ve alkol etkisi ile bu olmamıştı. RE, DO’nun yanına gelen insanların el pençe durmalarından da bahsetmişti ve LA ezan okunurken ayaklarını ayak ayak üstüne atmıştı. Bu durum DO’yu çok rahatsız etmişti. Evet bir uyuşturucu satıcısı, çocukları ve insanları zehirlerken, onların hayallerinden çalarken ve onları bir bataklığa sürüklerken rahatsız olmamış lakin LA’nın ezan okunurken ki durumundan rahatsız olmuştu ve büyük bir iştahla da RE ile bunun muhabbetini yapmış durumun ne kadar yanlış olduğunu anlatmıştı.

LA, aynı durum yine olsa aynı şeyi gene yaparım diyerek, bir daha geri dönmemek üzere uzaklaştı. FA ve RE ise LA’nın gitmesine sevinerek hayatlarına kaldıkları yerden devam etti.

// Bu hikaye böylece yaşandı. Belkide üç arkadaşın önemli işler başarabileceği konu alkol ve uyuşturucu yüzünden son buldu. İnsanların hayatlarını değiştirmek maalesef kolay olmuyor. Özellikle “her şeyin farkında” olduğunu düşünen bir insanı belli bir yerden çıkartmak, onun hayatını daha iyi vaziyette olması için çaba göstermek ciddi şekilde ZOR. Bu durum hiç bir şey başaramamak ve kötü olmak gibi bir yan etkiyi de bünyesinde barındırıyor.

Kime saygı gösterilir? Saygı nedir?

Herkesin hayallerine kavuşması dileğiyle. //

Şeref UYGUN

Rapor et

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın