in

Iskarta Hayatlar – Zygmunt BAUMAN

Okuma Süresi: 1 dakikadan az

     Ekonomik ve teknolojik ilerlemenin yan ürünlerinden biri de ihtiyaç fazlası, ıskartaya (değerini yitirmiş) çıkarılmış, faydası olmadığı gibi sırtımızda yük olan insanlar.

     Sanayi Devrimi’nde yeni üretim yöntemlerinin bulunması bir yandan da geleneksel mesleklerin gerilemesine, atıkların çoğalmasına, sürekli büyüyen bir “atık insan” ve “insan atığı” sorununa yol açtı.

     Geçmişte “gelişmiş ülkeler” atık insanlarını ihraç edebildikleri uzak, ıssız topraklar bulabildiler. Günümüzde küreselleşme ve teknolojideki hızlı ilerleme ile birlikte atık insan ve insan atığı üretimi yeryüzünün bütün köşelerine yayılmış durumda. Yerel sorunlara küresel çözümler bulmak giderek imkansızlaşırken atık insanların göç yolları tersine dönüyor.

     Yeryüzünde yaşanan mülteci sorunları, sığınmacılar, yaşlı insanların devlete yük olmaları (teknolojik gelişmişlikte yükselen ama insanlıkta alçalan ülkelerin gördüğü problem) vb. ekonomik, siyasi ve güvenlik endişelerine kılıf yapılarak, insanlara nesne gözüyle bakılıp ve maalesef bir eşya gibi kenara (ıskarta’ya) atılıyor

     Iskarta Hayatlar bu dönüşümün günümüzün siyasetine ve kültürüne etkisini ele alan, “atık” kavramının düzen kuruculuğundaki, hayatımızdaki ve ilişkilerimizeki yerini sorgulayan zihin açıcı bir anlatı.

     Bugünlerde daha bir anlam kazanan ve evlerimize çekilmişken okunacak bir kitap tavsiyesi.

Iskarta Hayatlar  –  Zygmunt BAUMAN

Rapor et