Nasıl yaz(ma)malı?

Okuma Süresi: 3 dk

Kalemi elime her alışımda, aklıma önce ne yazmam gerektiği değil, ne yazmamam gerektiği gelir benim. Çünkü kendini yazmaya adayan bir insan öncelikle karşısındaki okurun kalitesini, daha doğrusu ne okumaktan hoşlandığını az buçuk kestirebilir. Yani ona göre ne yazacağının farkına varır. Okurun duygu, düşünce ve hayallerini anlamanın tek yolu, hangi konuda “yazmaması” gerektiğini bilmekten geçer. Bilmesi gerekir çünkü yazacağı konular herhangi bir şekilde bulunabilir, ancak; yazmaması yani nasıl bir üslup kullanacağı, yazılarını ne şekilde kaleme alacağı bilgisi eğer yazarda yoksa bu onun açısından voltaj düşürücü bir etkiye sebebiyet verir. Gelin şimdi de haddimiz olmayarak, eskiden beri yazıyla yakinen ilgilenen birisi olarak nasıl yazıp yazılmamalı konusunda birkaç öneride bulunalım.

Öncelikle bir yazıda bizce olması gereken ilk nitelik, elbette ki güzel dilimizin, şanlı Türkçemizin bütün olanaklarını kullanmak, deyişlerini, deyimlerini, dilin kısmen de olsa temel yapı taşı bazı kurallarını bilmektir. Yanlış okumadınız, nasıl yazılmalı konusunda ilk nitelik bizce bu olmalıdır. Kendi öz dilini bilmeyen bir yazar olamaz, olsa da yaptığı tek şey oradan buradan bir karma olur ki, böylesi bir şeye de yazı denilir mi bilemeyiz.

Yazıda dilin kullanımı dedik evet, birkaç mühim ayrıntıyı da öğrendik mi tamam mı bu iş peki? Elbette değil. Dilimizdeki zengin söz dizilerini, öbeklerini, cümle kalıplarını da bilmeli, yani kalkışacağımız bu işte az biraz bilgi sahibi olmalıyız. Neticede kimse bilmediği bir konuda mahcup olmayı sevmez.

 Düşüncelerinize katılıyorum, bu yazar bize nasıl yazılmamalı demiyor muydu, sorusu aklınıza takıldı evet. Ama az sabır, nasıl yazmamamızı bilmek için önce nasıl yazmalı, onu bilmeliyiz.

Ardından…  İyi bir başlangıç için ön hazırlığımızı tamamladık sayılır. Yazacağımız yazı ne hakkında? İşte burası en can alıcı noktadır çünkü bir kişi birden fazla alana ilgi duyabilir, bilgi sahibi olabilir ve de en önemlisi bir konuyu diğer bir konuya bağlama becerisine sahip bulunabilir. Konumuz ne hakkında? Burada önümüze sınırsız bir özgürlük açılır ancak ilk hedef, hangi alanda yetenekli olduğumuzadır. Felsefe, teknoloji, edebiyat, sağlık, kişisel gelişim, tarih, coğrafya, siyaset, eleştiri, mizah, makale, psikoloji, tabiat ve sosyal bilimler, matematik, fizik, kimya, şiir, ahlak, bilim, sanat ve daha sayamadığımız pek çok konudan hangisine daha çok sempatiniz var? Diyelim ki tarih, tarih hakkında yazmayı amaçladığınız konuyu belirlemeli ve sadece bir eleştiri bile olsa, muhakkak ki hakkında araştırma yapmalısınız. Önce de belirttiğimiz gibi, bilmeden öğretmek mümkün değildir.

Konu da hazır, ama nasıl başlamalı şimdi de? Kolayı var, aklınıza o araştırmalardan sonra ne geliyor? Hafızanızda ne yer etti, neler kaldı, ya da kısa bir özet de olur; ne varsa yazın. Konudan sapmamaya gayret sarf ederek yazın, dökülün… Çünkü yazmayı öğrendikçe daha iyi bir değerlendirme yapabilir, neden sonuç bağlamı kurabilirsiniz. Böylelikle de nasıl yazmayacağınızı öğrenmiş olursunuz.

Tüm o yazdıklarınızı bir defa da olsa okuyun şimdi, bir kerecik. Çok faydalı olacak emin olun. Kafanızda artık bir şema kuruldu değil mi? Öyleyse artık durma değil, çalışma zamanı. Giriş gelişme sonuç bölümlerine dikkat ederek artık yazmaya başlayabilirsiniz. Taslak da elinizde olduğu için, toparlayamadığınız cümlelere bakarak bağıntı kurun.

Evet, nasıl yazılır bölümü böyle. Biraz sıkıcı evet, ama olsun, nasıl yazacağımızı öğreniyoruz işte… Şimdiyse nasıl yazmamalı, onu söyleyelim. Çok kısa ve basit, tüm bu yapıp uğraştıklarınızı silip atın bir köşeye, rastgele yazın. Çünkü karmakarışık bir denklem misali bu yazılanlar kafanızı daha da karıştıracak ve nasıl yazılmayacağını bu müsveddelerle öğrenmiş olacaksınız. Yazmanız şekillenemez, sadece basit bir et yığını olarak kalır. Çünkü bir  yazının temelini demin “nasıl yazmalı” bölümünde anlattığımız iskeleti oluşturur. İskeletten yoksun bir vücut ise tam bir vücut sayılmaz.

Nasıl yazmamalı adlı bu yazımızla umarız size faydalı olabilmişizdir. Sağlıcakla kalmanız ümidiyle…

Rapor et

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın