Çanakkale’de Ölen Aşk

Okuma Süresi: 2 dk

İtilaf Devletleri donanmasını Çanakkale’den geçirip İstanbul’u işgal etmekle görevlendirilmiş Fransız Amiral Guepratte, karşı tepelerde mevzilenmiş Türk kuvvetlerine bakar. Dürbünüyle topları saydığında yaklaşık 2,000 kadar top namlusu görür. O an işinin zor olduğunu anlar. Nereden bilecekti ki gördüklerinin 1,800 adedinin soba borusu olduğunu. Amiral Guepratte çağırdığı yüzbaşıya Çanakkale boğazını mayınlardan temizleme görevi verir. Bunun karşılığında yüzbaşının sevgilisini çok sevdiğini bildiği için sevgilisini İstanbul’a getirtip onlara nikah yapacağını söyler, yüzbaşı zevkten dört köşedir.O çok sevdiği Paris sokaklarından gelecek olan sevgilisiyle İstanbul’da evlenmenin hayaliyle görevini yapmaya atılır… Ve 18 Mart 1915 günü yapılacak Çanakkale boğazını geçme harekatı öncesinde görev  başarıyla yerine  getirilir ve boğaz mayınlardan temizlenir. Artık İstanbul yolu açılmıştır.Rota İstanbul!

Bu tarihten haftalar öncesinde Osmanlı Genelkurmayı daha önce Edremit yakınlarında düşen bir uçağın tamirinin yapılması için İstanbul’a getirtmişti. Bu uçak İstanbul’dan Kahire’ye giderken Edremit civarlarında düşmüş ve çocukların oyuncağı haline gelmişti. Uçağın adı da 1890 yılında Japonya’dan dönerken batan Ertuğrul gemisinin adıydı. Uçak İstanbul’da onarıldıktan sonra Çanakkale’ye gönderilir. 7 mart sabahı pilot Cemal Efendi bir keşif uçuşu yapar ve Nusret mayın gemisinin bıraktığı Türk mayın hatlarını göremediğini Cevdet Paşa’ya iletir. Anlaşılan düşman bir gece önce mayınları temizlemiştir.

Savaşın zor günlerinde enkaz haline gelen bir uçağın sökülerek İstanbul’a taşınınıp tamir edilmesi ve yeniden parçalara ayrılarak Çanakkale’ye cepheye gönderilmesi orada birleştirilerek uçması ve gördüklerini rapor etmesi belki de savaşın seyrini değiştirmiş, İstanbul’un işgalini önlemiştir. Gerçi savaşta geçilemeyen boğazlar mütareke döneminde geçilecek ve çok korkulan İstanbul işgal edilecektir.

Fransız amiral, yüzbaşısının verdiği rapora güvenerek 18 Mart günü saldırı emrini verir. İngiliz ve Fransız savaş gemileri birbiri ardından mayınlara çarparak batarlar. Amiral Guepratte, o günün akşamı amiral gemisinin salonunda savaş mahkemesi kurarak, yüzbaşıyı yargılar. Oysa amiral, genç subaya görevini tebliğ ederken İstanbul’a vardıklarında kendisini binbaşı yapacağını müjdelemiştir. Dahası yüzbaşının nişanlısını Fransa’dan getirteceğini ve düğünlerini yapacağını söylemişti. Tüm bu vaatler mayına çarpan gemiler gibi suya düşer. Savaş mahkemesi, yüzbaşının geminin direğine asılarak idam edilmesine karar verir. Mahkeme başkanı Amiralin kararı açıklamasınını, büyük bir üzüntüyle dinleyen yüzbaşı  son söz olarak “Ama baba ben görevimi yapmıştım” der.

Savaşın ardından seneler geçer… Paris sokaklarında bir evin içinde, perdeler eskimiş, sararıp solmuş eski perdeler… Perdeye uzanan bir el. O el Amiral Guepratte’nin eli. İhtiyarlıktan cama bile zor uzanan Amiral yoldan geçen gürültülü kalabalığa merakla bakar.Önde top arabası, ardında oğlu yüzbaşı Guepratte’nin fotografı ve bir çuvalın içine konmuş kemikleri. Çanakkale’de astırdığı oğlunun naaşı Paris’teki “Onursuzlar  (Vatan Hainleri) Mezarlığı”ndan alınarak ” Kahramanlar mezarlığına götürülmek üzere tüm şehri baştan aşağı turlar. Baba Guepratte yıllar önce oğlunun vatan haini değil aslında bir kahraman olduğunu öğrenir… Çok acı bir an, sararmış perdeler kapanır birbirine kavuşur hikaye böylece son bulur… Keşke perdeler gibi oğul Yüzbaşı Guepratte ve sevgilisi de buluşsalardı… Çanakkale ardında böyle binlerce sayısız hikaye ve aşıklar bırakmıştır…

 

 

 

* Sunay Akın’ın Geyikli Park kitabından derlenmiştir.

Rapor et

Ne düşünüyorsun

1 Yorum

Düşünceni belirt

Bir cevap yazın