Uzun zamandır haftasonları çalışıp bir AVM’nin içine tıkılmaya alışmıştım. Bu düzeni, yeni bir iş bularak değiştirmeye karar verdim.

Yeni işimin ilk haftasında, iş çıkışı, cumartesi güneşinin altında oturdum. Çevremdeki insanların işi bırakmamla ilgili söylediklerini düşündüm. Tam bu sırada önüme bir martı kondu. Adım adım yaklaşarak tam önümde durdu.

Gözlerimin içine bakarak “İnsanların her zaman mantıklı sebepleri vardır, ” dedi. “Ve onların sebepleri inandıkları şey uğruna çabalarken oluşmaz. Genellikle sebeplerine inanmaya başlarlar. Neye inanmak istiyorsan inanabilirsin. Karar senin,” dedi usulca.

“Sen bunları nereden bilebilirsin ki?” dedim.

“Yukarıdan bakınca bir makine gibi işliyor düzeniniz. Bu düzende hiçbir halka ayrılmıyor zincirden. Ve kimse bakmıyor düzenin doğruluğuna yanlışlığına. Yanındaki halkalar duruyor ve bir bir yenileri ekleniyor mu? Tamam öyleyse,” dedi.

Bu garip gizemli martı yürümeye başladı. Peşine düştüm ve küçük adımlarla ona eşlik ettim. Yol boyunca hiç konuşmadı. Bende onun söylediklerini hazmetmeye çalıştım. Yolun sonuna geldiğimizde durdu, bana baktı.

“Görüşürüz, “dedi.

“Nasıl?” dedim şaşkınlıkla.

“Sen izin verdiğin sürece ben aklının içinde gezinmeye devam edeceğim, ” dedi ve uçup gitti.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment