içinde

Müzik zevkleri

bb

Günümüzde en çok korktuğum şey popüler müzikler ve bu müzikleri yapan sanatçılar ile bu sanatçıların fanlarıdır. Adeta kanser hücresi gibi çoğalmakta olan bu türler içimi oldukça sıkmakta şu günlerde. Her yerde bu sanat sanılan ama aslında tüm gayesi üreticisine para kazandırmak olan bu şarkılar çalıyor. Sokakta, kafelerde, okul kantinlerinde, televizyonda ve radyolarda. Geçmişte kalan ve tek amacı yüreğinizdeki telleri titretmek ile beyninizden geçen düşüncelerin kalbinizde uyanmasını sağlamak olan eski, nostalji şarkılarımız varken etrafta dolanan ve insana hiçbir katkısı olmayan boş şarkılar duymak beni çıldırtıyor. Hangi şarkıları kastettiğimi aşağı yukarı anlamış olmalısınız. İsmi ikilemelerden oluşan, Türkçe karşılığı olmayan hatta hiçbir dilde karşılığı olmayan saçma ve boş pop şarkılarımız.
Bu tamamen benim görüşümdür yanlış anlaşılmasını istemem ama benim gibi düşünen birçok kişi olduğunu biliyorum. Diyebilirsiniz ki “Peki bu kadar eleştiriyorsun senin müzik zevkin nedir ?” Benim müzik zevkim biraz karışık bir durumda birkaç yıldır. En çok üzüldüğüm şeylerin başında da maalesef bu geliyor. Ben yaklaşık olarak 8 yıldır Rap müzik dinlemekteyim. İngilizce, Almanca, Fransızca, hatta yeri geldiğinde Türkçe de dinlerim ama istediğim şekilde gelişmiyor benim müzik zevkimi insanlara aşılama çabam. Herkes Rap müziğe ön yargı ile bakmakta, yani en azından benim etrafımdaki ve çevremdeki insanlar için geçerli bu durum. Arkadaş ortamı, aile ortamı ve başka aklınıza gelebilecek çoğu ortamlar için geçerlidir bu söylediğim şey. Rastgele müzik listemden Rap türünde bir parça açtığımda insanların ” kapat şunu ya hiçbir şey anlamıyorum bu ne ? ” tarzında söylemlerde bulunmasından sıkılmış durumdayım. Oysa ki birazcık içeriğine inip sözlerini anlamayı deneseler neredeyse 17.Yüzyıl’da hatta 14. Yüzyıl’da yazılmış o ünlü halk şairlerinin ve filozofların şiirleri ve sözleri kadar anlamlı ve insanı derinden etkileyen sözlere sahip olduğunu görecekler.
Tabi insanlara sevmedikleri şeyleri zorla sevdirmenizin maalesef ki bir imkanı yok. İçimi buraya, sizlere döküyor olmak benim için yeterli çünkü onlar beni asla anlamayacak ama bu yazıyı okuyan kişiler en azından Rap müziğe ön yargı ile bakmamayı deneyebilirler en azından. Nitekim bu kadar Rap müziği savunmama rağmen ilk paragrafta bahsettiğim gibi yalnız Rap müzik değil nostalji şarkılarımızı ve Türkülerimizi dinlemekte bana oldukça haz veriyor. Sizden tek ricam kendini sanatçı sanan ve yaptığı saçmalığı da sanat sanan günümüz popülaritesi ve tirajı yüksek o şarkılardan uzak durmanızdır. Neşet Ertaş, Deniz Tekin, Musa Eroğlu, Erol Evgin ve daha nicesi size sevgi katar, emin olabilirsiniz.

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın