“Paralel evren” kavramının çıkmasıyla beraber çeşitli zaman paradoksları çıkmıştır.Bunun en önemlilerindeN “Dede paradoks”una bir bakalım;

“Zaman yolculuğu yapan birinin geçmişe gidip dedesinin, babaannesiyle tanışmadan önce ölümüne sebep olduğunu düşünelim. Bu durumda zaman yolcusunun doğumu mümkün olmayacaktır. Böylece geriye dönüp dedesini öldürmesi de mümkün olmayacaktır.”

Şimdi gelelim paralel evrene

Temel mantığında şu soru yatar “acaba bizim sandığımızdan başka evren var mı?” Önceleri filozoflar çeşitli teorilerle bunu öne sürüyorlardı.Fakat bilimadamları desteklemiyordu.Şimdilerde ise bilimadamları hem inanıyor hem de matematiksel olarak açıklayabiliyorlar.

Bilimadamları evreni açıklamaya çalışırken kullandığı sadece 3 boyut vardır.Aslında bulunduğumuz evren bizim sanımıza göre 3 boyuttan oluşuyor.Bildiğimiz evreni ; Nokta,Çizgi, Kağıt,Masa örnekleriyle açıklayalım.

Nokta

Noktanın herhangi bir yere uzanan hacmi yoktur.Dolayısıyla nokta için boyutsuz diyebiliriz.

Çizgi

Tek bir yöne doğru uzanan çizgiyi düşünelim.Bu durumda çizginin sadece uzunluğu vardır.Buna tek boyutlu denir.

Kağıt

Düz bir düzleme sahip fakat derinliği olmadığı için 2 boyutlu cisimdir.

Masa

Eni,boyu olmasının yanında derinliğiyle 3 boyuta sahiptir.

Şimdi gelelim asıl konumuza.Bazı düşünürlere göre korkutucu bi o kadar da düşündürücü durumlar mevcut.

Yaşadığımız bu evrende görünmeyen varlıkların üzerine söylenen sözler çarpıtıcıdır.Öyleki biz 3 boyutta yaşıyoruz.Fakat bu durum farklı boyutların olmadığını göstermez.İşte Flatland farklı boyutlara sahip cisim/varlıkların gerçekliğinden söz ediyor.Bunu bir kağıt parçası olarak düşünün.yandan bakıldığında görünmez fakat bu kağıt yoktur demek değildir.

Her ne kadar bu teorileri ortaya atan kişiler filozof olsalarda ortada bilimsel tanılar olmasaydı bu düşünce pek birşey ifade etmeyecekti.Paralel evrenler konusuyla ilgili ilk kapıyı açan kişinin Albert Einstein olduğu biliniyor.Einstein’in ünlü genel rölativite teorisinde paralel evrenleri birbirine bağlayan ”köprülerden” söz edilir.Genel rölativite teorisi çekim, uzay ve zaman konularını kapsayan oldukça karmaşık bir teoridir.Rölativite teorisine göre, bir çekim alanı eğimli bir uzay demektir.Üç boyutlu uzay, dördüncü bir buyuta uzanır.Tekrar Flatland’e dönersek, bu iki boyutlu Alem, üç boyutlu uzayın dördüncü bir boyuta açılmasının ne demek olduğunu açıklamaya yardım edecektir.

Bilimadamları 4.boyutun bulunmasının gerekliliğini vurguluyor.Einstein bunu karadelikler ile sağlanabileceğini söyledi.Paralel evrenler aynı uzayda bulunuyor.Fakat araya bir zaman duvarı girmiştir.Paralel evrenler birbirlerine değmeden sonsuz tabakalar şeklinde bir kitabın sayfaları gibi üst üste dizilirler.Paralel evrenler ve kendi evrenimize ait farklı zaman tabakaları(Geçmiş, Şimdi, Gelecek) bu dördüncü boyutta birbirleri içerisine geçerek bir kitabın sayfaları gibi dizilmişlerdir.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment