içinde

Ses veriyorum: Bir, iki, üç!

ucurum

“Şehrin ışıkları bu gece daha çok parlıyor çünkü her bir ışık akan gözyaşlarımda yansıyor,
her bir damla yağmura karışıyor.”
Bu paragrafa bakıp vay be ne güzel de yazmışım demek, hüznümü satırlara döküp yokoluşunu seyretmek isterdim.
Belediye otobüsünde oturmak ne güzel bir lüks üstelik cam kenarında, ayrıca bedava saçmalamak da.
İçime öküz oturdu kalkmıyor, nefes borumu tıkıyor.
“Ah ulan sevda mı” desem
“Ah ulan İstanbul mu”… O kadar çok ah çekesim var ki…Ahh ulan ahhh ahhh şu doğuştan depresif ahhh şu melankolik kafa… Ağzını kapamayı bilmezsin zamanında, şimdide yakınıverirsin hataların sadece kendi canını yakmadığında. Ne kadar da çok seversin hüznü, derdi bulur sobelersin çok lazım ya!
Ahhh ulan ahhh, ahhh içi volkan gibi patlamaya hazır kafa, ahhh ulan ahhh acı çekmeden gün geçirmeyen ,saat atlamayan kalp; ne meraklısın dertleri bir bir toplamaya. Bırakıver dünü yarını bugünü, ne var sanki anı yaşa. Ah ulan ahh ben ahhh, al beni benle çarp ben’e böl benle topla benden çıkar yine ben kalırım geriye… Ne demiş şair “Bir ben var ki benim içimde
Benden öte benden ziyade”

Ne düşünüyorsun

Okur

Yazar Elif

Yıllık üye

Bir cevap yazın